Fetva Meclisi
Soru
Hocam ergenlik çağlarında gıybetin yani konuşulanın gıybet olduğunu bile bilmezken bana haksızlık yapan insanlar hakkında yakın arkadaşımla dertleşirken sert kelimeler kullandım. Hakkında konuştuğum kişi bunu bilmiyorsa kulağına gitmediyse yine de helallik almak zorunda mıyım? Onun ve benim için tevbe etsem yeterli olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
https://fetvameclisi.com/fetva/giybetini-yaptigim-kisiden-helallik-almadan-sadece-tevbe-etsem-yeterli-midir https://fetvameclisi.com/fetva/giybette-helallik-almak-sart-midir-yoksa-tevbe-yeterli-olur-mu
Aleykümselam. Helalleşme imkânsız hâle gelmiş ise kişi kendi açısından istiğfarla yetinmek zorunda kalmış demektir. Mesele budur.
Gıybet bir insan hastalığıdır. Gıybeti yapılan ile helalleşmek yegâne kurtuluşudur. Özellikle gıybeti yapan helallik talep edecektir. Kesin kurtuluş ancak böyle olur. Şüphesiz tevbe ve istiğfar ayrı bir şarttır. Helallik mümkün olmayan durumlarda ya da helallik talebinin ikinci bir fitne oluşturacağı pozisyonlarda istiğfara ve duaya sarılacağız. Gıybet, vakit boşluğu, konu kısırlığı ve arkadaş çevresinin sorunudur. Bu üç şeyi toparlayınca gıybet sıkıntısını en azından asgari düzeye indirebiliriz. Allah yardımcımız olsun.
O kişi için dua edin ve kendiniz için de istiğfarda bulunun.
Selamünaleyküm. Gıybette niyet değil nitelik önemlidir. Yaptığınız gıybet şartlarını oluşturuyordu ise niyet etmeniz veya etmemeniz durumu değiştirmiyor. Onun gönlünü yapmanız gerekir. Zamana yayın, bir zaman sonra gevşer ve size hakkını helal eder inşallah.
Selamünaleyküm. Özel sıkıntı veren bir hak ihlali olmadıkça genel helallikler yeterli olabilir.
dedikodu konusundaki diğer fetvalar
Bizim dinimizde “bana denene göre yapmıştım” şeklinde bir savunma yoktur. Evet, yanlış bilgi aktaran bilgi aktarmadaki hatasından dolayı günaha girmiştir, o günahın hesabı da ondan sorulacaktır. Bilgiyi araştırmadan inanıp hatalı bir iş yapan da işlediği hatanın yükünü kaldıracaktır yani günah üzerine yazılacaktır muhakkak.
Bu bir takıntı, gıybet bu değildir. İlgilenmeyin geçsin gitsin.
Gıybetten ötürü önemli olan helallik almaktır. Bunu dil ile yüz yüze yapmak diye bir şart yoktur. Helallik alın yeterlidir.
Müslüman parayı emanet tuttuğu gibi sözü de emanet tutar. Emanet bir sözü yaymak dedikodudur ve dedikoducu cennet yolunda zorlanır.
Gıybet, bir Müslüman’ı arkasından hoşlanmayacağı şekilde anmaktır. Bu bir dil hatasıdır. Müslüman dilini hatalara karşı korumakla yükümlüdür. Gıybet büyük günahlardan ve kul haklarından biridir. Bu da demektir ki gıybet eden hem kul hakkına girmekte hem de Allah’a karşı günah işlemektedir. Bunun da tabii sonucu gıybet edenin bir yandan tevbe ve istiğfar etmesi bir yandan da gıybeti yapılandan helallik istemesidir. Mümkün ise ve helallik alınabiliyorsa biiznillah günah ortadan kalkar. Helallik almanın mümkün olmadığı durumlarda ise dua ederek, o kimse için istiğfarlar ederek kurtulmaya çalışılır.
Gıybet veya bir başka haramın işlendiği bir yerde mü'min rızasıyla oturmamalı, o ortamı terk etmelidir. Genel kural böyledir. Gücü oranında da o hatayı engellemelidir. Öyle bir ortamda bulunan Müslüman, tepki gösterebilir ve engelleyebilir durumda idi ama engellemeyerek bir tür rıza gösterdi ise hataya ortak olmuştur. Onun gıybeti yapılandan helallik istemesi gerekir. En azından kalbi ile tepki gösterip istiğfar etti ise günaha katılmadı demektir. Bu durumda da helallik alması gerekmez.