Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir tanıdığım iki yıl önce dinde çok ince düşünmeye başlayıp daha sonra dinden iyice soğudu. Allah’a küfre kadar gitti. Sonrasında pişman oldu ama şimdi de onca verdiğim sadakalar, kıldığım namazlar, tuttuğum oruçlar boşa mı gitti diye düşünüyor. Allah rızası için bu tanıdığımın içini aydınlatın.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Yılmayın; bininci sefer bile olsa tevbeye varın.
Bu bahsettiğin durum pek çok insanın karşılaştığı bir durumdur. Kiminde kısa sürer kiminde uzun sürer ama neredeyse herkeste olur. Bir nevi hasta olup halsiz düşmek gibi kabul et. Takılıp kalırsan seni bitirir. Hiçbir şey yokmuş gibi devam etmek zorundasın. Yapabildiğin kadarını yap, gerisini de toparlayınca yaparsın. Gereksiz yere takılıp kalma bu soruna. Allah yardımcın olsun.
Kıymetli kardeşim, sizdeki bu korku düzeyi normal seviyenin üstünde görünüyor. Bu yüzden bunu kendi başınıza yenme noktasında eksik kalabilirsiniz. Öyleyse siz de bunu bir psikolog ile halletmeye çalışın. Daha sağlıklı ve daha kalıcı bir çözüm olabilmesi adına. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Tevbe her zaman lazım. Ama dini konularda takıntı yaşıyorsanız bir anormallik belirtisidir. Bu psikolojik bir rahatsızlık veya bilgisizlikten kaynaklanabilir. Her hâlükârda bu sorunu çözmeniz gerekir.
Tevbe et. İstiğfar et. Haram işten uzak dur. Kızın hakkını düşündüğün kadar Allah’ın sendeki hakkını düşünsen bari!
Bunlar mevsimlik denebilecek geçici hislerdir. Abartma ve takılma bunlara. İbadetlerine devam et. Kendini yoğun tut. Boş vaktin olmasın. Bunlar gelip geçicidir.
dinden çıkmak konusundaki diğer fetvalar
Çok seviyesiz ve basit bir söz bunlar. Tevbe etsin, istiğfar etsin ve acilen ibadetine dönsün. Zihninden geçenlerle de ilgilenmesin.
Mut’a nikâhı haramdır, haramlığında da bir şüphe yoktur. Şia’nın isnatsız sözleri dışında mut’ayı helal gören yoktur. Mut’ayı helal gören, bu konudaki hadisleri bilmediği veya tam anlayamadığı için helal olduğunu söylüyorsa onun için kâfir dememiz caiz olmaz. Hadisleri bile bile mut’anın helal olduğunu iddia ediyorsa öyle biri için kâfir olma ihtimali daha yüksektir. Onun için mü'min muamelesi yapamayız. Zira Peygamber aleyhisselamın açık hadislerini ve ümmetin yaygın kanaatini karşısına alan biri için “mü'min kardeş” muamelesi yapamayız.
Müslümanları sergilediği yanlış davranışlardan dolayı tekfirle itham etmek herhangi bir kimsenin haddi değildir. Allah'tan korkmak gerekir. Kimin mümin kimin kâfir olduğunu melekler kaydediyor. Herkesin kendi işini yapması gerekir. Hakkında bilgi sahibi olmadığımız kimse Müslüman olduğunu söylüyorsa ötesiyle ilgilenmek yanlıştır. Ayrıca ağzında Allah'ı tesbih eder gibi tekfiri düşürmemenin hastalık olduğunu düşünüyorum.
Müslüman bir kadın, Müslüman olmayan bir erkeğin karısı olarak kalamaz. Bu birinci kuraldır. Eşinizin “Müslüman Değil” denecek bir duruma geldiğinden şüphe etmeniz onun karısı olmanızı iptal edecek durum değildir. Müslüman olmamasının kesin olması gerekir. Kesin olarak Müslüman olmaması ise onun itirafı ile olur ya da bir müftünün size “o artık Müslüman değil” demesi ile olur. Bu nokta gerçekleşince de ayrılmak zorundasınız. Bu arada sizin bir psikologla görüşmenizde de yarar var, daha temkinli davranırsınız. Allah size yardım etsin.
Bir günah küçük günahlardan bile olsa ona ısrar edilmesi onu büyük günah durumuna getirir ve sahibini helak edebilir. Bu anlamda bir sözü yanlış aktarmışlar. Günahın işlenmesinde ısrar edilmesi ve günahın gitgide büyümesi başka şey, günah işlemekle dinden çıkmak başka şeydir. Doğru anlaşılmalıdır mesele.
Dinden çıkmış olmazsınız. Ama ağzınızı kötü söze alıştırmayın.