Fetva Meclisi
Soru
Hocam halam bir daha namazı bırakırsam dinim gâvurun dinine dönsün deyip sonrasında namazı bırakmış. Şu an ise çok pişman. Bir de Allah hakkında kötü vesveseler geldiğini söylüyor. Neler yapmamız lazım?
Cevap
Benzer fetvalar
Pişmanlık çok güzeldir ancak bunu vesvese haline getirmeyin. Tevbe ettikten sonra hayata dönün ve daha güzel bir kul olma mücadelenizi sürdürün. Aynı hatalara düşmemek için günahlı ortamdan ve günaha düşecek sebeplerden uzak durun. Allah mağfiret buyursun.
Çevreni, gündemini, vaktini gözden geçir. Yanlış yerde durduğun için namaz bile seni dik tutamıyor. Değişime oradan başla, gerekiyorsa başka şehre göç et.
İyi işleri çoğalttıkça onlar senin gündeminden gidecek. Yeni iyi işler az olunca böyle sıkıntılar gider. Mesela her gün on sayfa Kur'an okusan, bir günlük kaza namazı kılsan bunlar azalmaya başlar.
Selamünaleyküm.Bu esasen iyi bir durumdur ama sizi oyalayan evhama dönüşürse sıkıntı üretir. Şeytan sizi onunla oyalamasın. 'Hataya karşı bir iyilik yaparak düzeltme' taktiği uygulayın.
Doğru bir yoldasınız. Bunun için de şeytan sizi rahat bırakmıyor. Bu şu demektir; sizde taşlanacak meyveli ağaç var, bu nedenle de taşlara hedef oluyorsunuz. Yılmadan devam edeceksiniz ve sonunda biiznillah kazanacaksınız. Allah'a emanet olun.
Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun. Tevbe ediniz. Tekrar yapmamaya kararlı olunuz. Mevcut durumu da en kestirmeden bitirmeye gayret ediniz. Sonra da Allah’tan umut kesmeyiniz.
dinden çıkmak konusundaki diğer fetvalar
Bu kardeşimiz öncelikle bir psikologla görüşmelidir. Yaşadığı bu süreç bir sağlık sorununu gösteriyor olabilir. İkinci olarak da tevbesi ciddi ise ve o tevbeyi korursa biiznillah geçmişi zayi olmaz.
Mut’a nikâhı haramdır, haramlığında da bir şüphe yoktur. Şia’nın isnatsız sözleri dışında mut’ayı helal gören yoktur. Mut’ayı helal gören, bu konudaki hadisleri bilmediği veya tam anlayamadığı için helal olduğunu söylüyorsa onun için kâfir dememiz caiz olmaz. Hadisleri bile bile mut’anın helal olduğunu iddia ediyorsa öyle biri için kâfir olma ihtimali daha yüksektir. Onun için mü'min muamelesi yapamayız. Zira Peygamber aleyhisselamın açık hadislerini ve ümmetin yaygın kanaatini karşısına alan biri için “mü'min kardeş” muamelesi yapamayız.
Müslüman bir kadın, Müslüman olmayan bir erkeğin karısı olarak kalamaz. Bu birinci kuraldır. Eşinizin “Müslüman Değil” denecek bir duruma geldiğinden şüphe etmeniz onun karısı olmanızı iptal edecek durum değildir. Müslüman olmamasının kesin olması gerekir. Kesin olarak Müslüman olmaması ise onun itirafı ile olur ya da bir müftünün size “o artık Müslüman değil” demesi ile olur. Bu nokta gerçekleşince de ayrılmak zorundasınız. Bu arada sizin bir psikologla görüşmenizde de yarar var, daha temkinli davranırsınız. Allah size yardım etsin.
Bir günah küçük günahlardan bile olsa ona ısrar edilmesi onu büyük günah durumuna getirir ve sahibini helak edebilir. Bu anlamda bir sözü yanlış aktarmışlar. Günahın işlenmesinde ısrar edilmesi ve günahın gitgide büyümesi başka şey, günah işlemekle dinden çıkmak başka şeydir. Doğru anlaşılmalıdır mesele.
Müslümanları sergilediği yanlış davranışlardan dolayı tekfirle itham etmek herhangi bir kimsenin haddi değildir. Allah'tan korkmak gerekir. Kimin mümin kimin kâfir olduğunu melekler kaydediyor. Herkesin kendi işini yapması gerekir. Hakkında bilgi sahibi olmadığımız kimse Müslüman olduğunu söylüyorsa ötesiyle ilgilenmek yanlıştır. Ayrıca ağzında Allah'ı tesbih eder gibi tekfiri düşürmemenin hastalık olduğunu düşünüyorum.
Dinden çıkmış olmazsınız. Ama ağzınızı kötü söze alıştırmayın.