Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben İslam için bir maslahatta bulunmuştum ve o arada da kardeşim ile tartışıyorduk. Kardeşim bu maslahatı neden yaptın dediğinde benim de sinirle ağızımdan kötü söz çıktı. Sonra baktım ki bu kötü söz bu yaptığım maslahatta edilmiş. Kastım İslam'a laf atmak değildi. Dinden çıkmış olur muyum bu yaptığım hareketle?
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle bir sözden ötürü keffaret gerekmez. Daha dikkatli olmak, günahlardan uzak kalmak gerekiyor.
Şimdi ne neden oldu yerine, oturup istiğfar etsin, iman tazelesin, iyi işler yapmaya çalışsın. İbadetlerini ikmal etsin. Dünyasını yaktı bari ahiretini kurtarsın.
Çıkmazsınız ama bir daha böyle yapmayın.
Selamünaleyküm. İçindekileri dışına vurmadıkça sakıncası yok, boş kalmamaya çalış.
Dinden çıkarmaz ama kişinin oradan ayrılması gerekir. Bir dahaki sefere bulunduğunuz ortamdan ayrılarak tepkinizi belirtin.
Allah Teâlâ sizi muvaffak kılsın. Bir tarikata intisaplı iseniz orayı iyi değerlendirin. Bizim tarikat gibi bir çalışmamız yoktur. Sadece dinlediğiniz dersleri yapıyoruz, yapabileceğimiz de o kadardır. Dua ediniz.
dinden çıkmak konusundaki diğer fetvalar
Ne olursunuz Müslüman bir kimseyi küfür gibi ağır bir ifadeyle itham etmeyin. Müslüman kardeşlerinizin iman muhasebesini tutmayın. Allah'tan korkun.
Haramı helal görmedikçe, inkâr etmedikçe ve dalga geçmedikçe küfre girmez. Büyük yanlış yapmış olur. Tevbe etmesi gerekir.
Müslümanları sergilediği yanlış davranışlardan dolayı tekfirle itham etmek herhangi bir kimsenin haddi değildir. Allah'tan korkmak gerekir. Kimin mümin kimin kâfir olduğunu melekler kaydediyor. Herkesin kendi işini yapması gerekir. Hakkında bilgi sahibi olmadığımız kimse Müslüman olduğunu söylüyorsa ötesiyle ilgilenmek yanlıştır. Ayrıca ağzında Allah'ı tesbih eder gibi tekfiri düşürmemenin hastalık olduğunu düşünüyorum.
Tekrarlayıcı istenmeyen düşünceleriniz veya dürtüleriniz varken ki aklınızdan hiç çıkmadığını belirtmişsiniz, sizi günlük hayatta oldukça meşgul eden bir yerdeyken elbette ki size bir uzman desteğini ısrarla tavsiye edeceğim. Bunun üzerine çalışılmadığında, ciddi anlamda endişe ve duygusal bunalıma yol açabilir. Bu düşüncelere kapılmamak için çaba gösterseniz de onlar daha da güçlenebilir. Örneğin böyle bir düşünce akla her geldiğinde, kişi mümin olduğundan "emin" olabilmek için günün yarısını şehadet getirerek, tövbe ederek imanını tazelemekle geçirebilir. Şeytan zaaflarımızı bulur ve tam buradan saldırmak için fırsat kollar. “Şeytan vesvesenin kaynağıdır. Bu düşünceler onun telkinleridir ve dolayısıyla ben bunlardan sorumlu değilim. Bu nedenle vesveseler doğrultusunda davranışlar sergilememe hatta bunlar üzerinde durmama bile gerek yok" deyin ve bu düşünceleri orada bırakın. Yani tüm bunlar zihnin sizden bağımsız size söylediği, inanmanızı istediği sözlerdir. Dikkate almanız gereken düşünceler ve hiç önemsememeniz gereken düşünceler arasında ayrım yapmalısınız. Bir düşünceye sahip olmak o düşüncenin gerçek olduğu anlamına gelmez. Bu durumda "ben düşüncelerim değilim" şeklinde bir ilke edinebilirsiniz. Düşünceler geldiğinde bir iki dakikalık nefes egzersizleri yapıp bedeninize yönelebilirsiniz, farkındalığınızı bedeninize ve şimdiki ana verebilirsiniz. Ayrıca vesvesenin zihin düzeyinde olduğunu, şeytanın belli bir yerden sonra müdahalesinin olamayacağını, kalpte imanın muhafaza edildiğini, kalbinizde taşıdığınız inanca denk olmadığını bilerek ikisini ayrıştırabilirsiniz. Rabbim hayırlı ve kalıcı şifalar versin.
Kıymetli kardeşimiz ne dinden çıktınız, ne günaha girdiniz. Sizde bir vesvese hastalığı var. Bu da olağan bir hastalıktır. Bununla mücadele etmek gerekir. Bunu da en iyi bir psikolog ile yaparsın. Unutma dinden çıktım mı acaba diye tereddüt ettiğin sürece dinden çıkmış sayılmazsın biiznillah. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Mutlaka bir psikologla görüşün. Tekfirci anlayışa sahip insanlardan da bedenen ve ruhen uzak durun.