Fetva Meclisi
Soru
Hocam aynı günahta ısrar etmek insanı dinden çıkarır diye bir söz duydum. Bu söz bir hadis mi? Eğer hadis değilse doğruluğu nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Dinden çıkarmaz ama kişinin oradan ayrılması gerekir. Bir dahaki sefere bulunduğunuz ortamdan ayrılarak tepkinizi belirtin.
Selamünaleyküm. Bir suçu bilmeden işlemek dinden çıkarmaz ama ikaz edilince istiğfar etmek gerekir. İkaza rağmen devam eden için ise o tehlike söz konusudur muhakkak.
Aleykümselam. Böyle bir şey olmaz. Günahın büyüğü de küçüğü de günahtır. Şu var ki, iki günahtan biri muhakkak işlenecek bir risk ortamında isek küçük günahı işleriz ama bu bizim tercih etmemiz anlamında değildir, zararın azını yeğleme anlamındadır.
Her iki sözde de bir abartı ve hastalık belirtisi vardır. Dinle ve dinin hükümleri ile bu şekilde oynamak tehlikelidir.
Cinnet geçirme durumunda olmadıkça SİNİRLİ ifadesinin içi dolmaz. Herkes belli oranda gergin olur. Her gerilen dine söverse bunun neticesi ne olur, Allah muhafaza buyursun. Dine söven her kim ise istiğfar etmeli, samimi bir şekilde tevbe etmeli ve onu o duruma getiren ortam ve sebeplerden uzak durmalıdır. Dine sövmenin dinden çıkarmayacağını söyleyemeyiz elbette. Dinden çıkan için gerekli hüküm ne ise o da onu yapmalıdır.
Mushaf’ı, hakaret kastederek yere atmak dinden çıkmaktır. Maazallah öyle bir şey yapan yeniden iman etmedikçe mü'min sayılmaz. Kastı hakaret olmayan, sizin örneğinizde olduğu gibi sinirlerine hâkim olamadan yaptığı bir eylem olduğunda ise küfür olmayacağı umulur ama yine de istiğfar etmesi gerekir. Kur'an’ımızı her türlü saygıyla ve titizlikle yüce tutmak gerekmektedir. Bu bir iman meselesi olarak görülmelidir.
dinden çıkmak konusundaki diğer fetvalar
Müslüman bir kadın, Müslüman olmayan bir erkeğin karısı olarak kalamaz. Bu birinci kuraldır. Eşinizin “Müslüman Değil” denecek bir duruma geldiğinden şüphe etmeniz onun karısı olmanızı iptal edecek durum değildir. Müslüman olmamasının kesin olması gerekir. Kesin olarak Müslüman olmaması ise onun itirafı ile olur ya da bir müftünün size “o artık Müslüman değil” demesi ile olur. Bu nokta gerçekleşince de ayrılmak zorundasınız. Bu arada sizin bir psikologla görüşmenizde de yarar var, daha temkinli davranırsınız. Allah size yardım etsin.
Mut’a nikâhı haramdır, haramlığında da bir şüphe yoktur. Şia’nın isnatsız sözleri dışında mut’ayı helal gören yoktur. Mut’ayı helal gören, bu konudaki hadisleri bilmediği veya tam anlayamadığı için helal olduğunu söylüyorsa onun için kâfir dememiz caiz olmaz. Hadisleri bile bile mut’anın helal olduğunu iddia ediyorsa öyle biri için kâfir olma ihtimali daha yüksektir. Onun için mü'min muamelesi yapamayız. Zira Peygamber aleyhisselamın açık hadislerini ve ümmetin yaygın kanaatini karşısına alan biri için “mü'min kardeş” muamelesi yapamayız.
Çok seviyesiz ve basit bir söz bunlar. Tevbe etsin, istiğfar etsin ve acilen ibadetine dönsün. Zihninden geçenlerle de ilgilenmesin.
Bu sözde kişinin sevdiğine sevgisini abartarak anlatma vardır. Allah Teâlâ'ya karşı imanı zarara uğratacak bir saygısızlık yoktur. Bu nedenle bunu söyleyenin dinden çıkacağı iddia edilemez. Yalnız şunu da bilmeliyiz: Mümin, içinde Allah geçen sözcükleri kullanırken çok dikkat etmelidir. Mesela bu söz, kullanılmasa daha iyi olur.
Bu kardeşimiz öncelikle bir psikologla görüşmelidir. Yaşadığı bu süreç bir sağlık sorununu gösteriyor olabilir. İkinci olarak da tevbesi ciddi ise ve o tevbeyi korursa biiznillah geçmişi zayi olmaz.
Dinin muteber delilleriyle haramlığı sabit olan haramın haram olduğuna inanmamak veya temelden haramı inkâr etmek dinden çıkmaktır. İnkâr etmeden haram işlemek ise büyük günah sahibi olmaktır. İnsanların harama bakışları elbette her müminin derdi olmalıdır ama asıl olan insanın önce kendi imanını ve amelini düşünüyor olmasıdır. Takatımız yettiği kadar da insanlara doğruyu anlatmak isteriz ama asıl olanın kendi imanımızı ve amelimizi korumak olduğunu biliriz. Rabbim yardımcımız olsun.