Fetva Meclisi
Soru
Hocam “ilaç içtim, baş ağrımı geçirdi” demek dinden çıkarır diye bir şey duydum. Aynı şekilde "yağmur yağdı" yerine "yağmur yağdırıldı" demek gerekiyormuş. Bu söz insanı dinden çıkarır mı? Eğer bu söz dinden çıkarmazsa bunu iddia eden kişi Müslüman birine kâfir dediği için kâfir olmuş olmaz mı? Bu tekfircilik değil mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Helalleşmek gerekmez. Dinlerin boş olduğunu kast eden kişi "İslam da boştur" gibi bir manayı kast ettiyse zaten o kişinin dinden çıkmış olması söz konusu.
Bir insanı Müslüman yapan inanç bütünü ne ise onu reddetmedikçe kimse dinden çıkmaz. Bütünü veya bir parçasını reddederek o bütünü bozan biri için dinden çıktı denir. Sizinki aşırı hassasiyetten kaynaklanıyor. Siz ince düşünen birisiniz anlaşılan. Şeytan da sizin bu yapınızı oyuna çeviriyor. İlgilenmeyin, zihninizden geçenleri gelip geçen rüzgâr gibi görün. En kötü bildiğin şey bile sadece içinizden geçti diye size zarar vermez. Yeter ki onu konuşmayın, yazmayın. Bunu böyle bilin.
Selamünaleyküm. Yağmurun yağdığını haber verme anlamında öyle bir cümlede terslik yoktur.
Dinden çıkarmaz ama kişinin oradan ayrılması gerekir. Bir dahaki sefere bulunduğunuz ortamdan ayrılarak tepkinizi belirtin.
Selamünaleyküm. Bir suçu bilmeden işlemek dinden çıkarmaz ama ikaz edilince istiğfar etmek gerekir. İkaza rağmen devam eden için ise o tehlike söz konusudur muhakkak.
Tekfir, bizde yani dinimizde olmayan bir şey değildir. Dinden çıkana dinden çıktığı elbette söylenecektir ancak bu, önüne gelenin yapabileceği iş olarak görüldüğünde sakınca oluşur. İnsanlar birbirlerinin dini hakkında karar vermemelidirler. Bir mahkeme yoksa ilim heyeti gibi bir kurulun üslenmesi gereken işi önüne gelen yaptığında fikir terörü oluşur. Bu da mü'min insanları parçalar. Netice olarak başkalarının imanını irdelemeyi kendinize görev gibi görmenizin ne kadar ağır bir riskle oynadığınızı size anlatması gerekir. Cenneti kazanmak varken, başkasının cehennemi ile neden alakadar oluyorsunuz? Bir de bunu düşünün.
dinden çıkma konusundaki diğer fetvalar
İsa aleyhisselamın öldüğünü iddia eden Kur'an ve hadisleri yalanlamış olur. İsa aleyhisselam ölmemiş bilakis göklere kaldırılmıştır. Dünyadaki bir mekânda değildir. Kıyametten önce de tekrar dünyaya inecektir. Böyle iman ediyoruz, doğru olanın da bu olduğuna inanıyoruz. Aksini iddia edenlerinkini de basit kelime oyunları olarak değerlendiriyoruz.
Böyle bir durum gafletten dolayı olursa dinden çıkarmaz ama bu gaflet sonunda dini elden çıkarabilir. Aman dikkat edelim ve haramlarla oynamanın tehlikesini unutmayalım.
Bu durumda önce dinden çıkmasının ne kadar gerçekleştiğinin tespit edilmesi gerekir ki bu çok zordur. Dinden çıkmayı en kolay şekliyle değil en zor şekliyle ele almak yani ‘kâfir oldu’ demeyi zor tarafından görmek gerekir. Böylesi daha isabetlidir. Mesela yanlış anlamış, tevil ederek söylemiş gibi kurtarıcı kapılar son ihtimale kadar açık bırakılmalıdır. Eğer dinden çıktı hükmü yerini bulmuş ise tekrar istiğfar edip iman ettiğinde eski sevapları ona tekrar yazılır. Yani eski ibadetleri zayi olmaz. Fakihlerin çoğunluğunun görüşü böyledir. Hanefi mezhebi müçtehitleri ise eski yaptığı sevap olan işlerinin sevabının da silinmiş olacağını, yeniden iman etmekle ona yazılmayacağını söylemişlerdir. Buradaki görüş farklılığının sebebi ise konuyu net izah eden açık bir ayet veya hadisin bulunmayışıdır.
Aleykümselam.Hanefî mezhebi ulemasının içtihatlarına göre sarhoş deli hükmündedir. Delinin riddeti veya Müslümanlığı muteber olmadığı gibi sarhoşun riddeti de muteber değildir. Şöyle de anlayabiliriz: Aklı tamamen kaybolmuş şekilde sarhoş olan birinin söylediği küfür sözler, onu dinden çıkarmaz. Yeter ki, ayıkınca söylediğine istiğfar etmiş olsun.
Selamünaleyküm. Dinden çıkmak, ya bizzat kişinin 'ben çıkıyorum' tarzında bir beyanı ile ya da Allah'ı, melekleri inkâr gibi bir hata ile olur. Düşünmekle dinden çıkılmaz.