İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam tekfir zihniyetinden nefret ediyorum ama böyle kişiler ile konuşunca ara sıra şüpheye düşüyorum. Bana ne tavsiye edersiniz? Bazen bende tekfir yapan insanlar doğru söylüyor şüphesi oluyor. Temelli bir şekilde bu şüphe nasıl yok edilir?

Cevap

Tekfir, bizde yani dinimizde olmayan bir şey değildir. Dinden çıkana dinden çıktığı elbette söylenecektir ancak bu, önüne gelenin yapabileceği iş olarak görüldüğünde sakınca oluşur. İnsanlar birbirlerinin dini hakkında karar vermemelidirler. Bir mahkeme yoksa ilim heyeti gibi bir kurulun üslenmesi gereken işi önüne gelen yaptığında fikir terörü oluşur. Bu da mü'min insanları parçalar. Netice olarak başkalarının imanını irdelemeyi kendinize görev gibi görmenizin ne kadar ağır bir riskle oynadığınızı size anlatması gerekir. Cenneti kazanmak varken, başkasının cehennemi ile neden alakadar oluyorsunuz? Bir de bunu düşünün.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bahsettiğiniz şahıs hesapların görüleceği yere gitti. Doğru ve yanlışları ilahi adaletin terazisinde tartılacak. Mümin ve kâfirin kim olduğu da orada belli olacak. Dolayısıyla bu konulara girerek vaktinizi zayi etmeyin. Tekfir etme yerine tevbe edin, zikri elden bırakmayın. Şeytan bizleri boş işlerle uğraştırmasın...

Hocam malumunuz Yaşar Nuri Öztürk diye ehlisünnet dışında konuşan bir kişi vardı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir insanı Müslüman yapan inanç bütünü ne ise onu reddetmedikçe kimse dinden çıkmaz. Bütünü veya bir parçasını reddederek o bütünü bozan biri için dinden çıktı denir. Sizinki aşırı hassasiyetten kaynaklanıyor. Siz ince düşünen birisiniz anlaşılan. Şeytan da sizin bu yapınızı oyuna çeviriyor. İlgilenmeyin, zihninizden geçenleri gelip geçen rüzgâr gibi görün. En kötü bildiğin şey bile sadece içinizden geçti diye size zarar vermez. Yeter ki onu konuşmayın, yazmayın. Bunu böyle bilin.

Hocam, ben on yedi yaşındaki bir kız olarak dinimi daha yeni araştırmaya başladı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslümanları sergilediği yanlış davranışlardan dolayı tekfirle itham etmek herhangi bir kimsenin haddi değildir. Allah'tan korkmak gerekir. Kimin mümin kimin kâfir olduğunu melekler kaydediyor. Herkesin kendi işini yapması gerekir. Hakkında bilgi sahibi olmadığımız kimse Müslüman olduğunu söylüyorsa ötesiyle ilgilenmek yanlıştır. Ayrıca ağzında Allah'ı tesbih eder gibi tekfiri düşürmemenin hastalık olduğunu düşünüyorum.

Hocam insanların söylediği sözlerden dolayı aklıma küfre düştüklerine dair düşün
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Dinin herkesçe bilinmesi gereken temel konularında bilmemek özür sayılmaz. Mesela namazın önemini bilmemek ancak hiçbir İslam emaresi bulunmayan yabancı ortamlarda özür olabilir. Ezan okunan yerlerde herkes dininin en temel ilkelerini bilmeye mecburdur. Bu husustaki cahillikten din üzerinden maaş alan ama insanlara dini tebliğ etmeyen kitle en başta mesuldür.

Hocam insanlar bazen dini bilgileri zayıf olduğu için bazı şeyleri reddedebiliyo
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

TEKFİR dini bir kavram olarak vardır, dışarıdan ithal kavramlardan değildir. Tekfir, bir insanın mü'min olmadığını söylemek anlamına kullanılmaktadır. Bu o kişinin hiç mü'min olmamışliğinı da ifade edebilir, mü'min iken sonradan dinden çıkmışlığı için de kullanılabilir. Ne yazık ki, mü'min iken bile dininden çıkabilme riski insan için vardır. Bu kavram da ona işaret etmektedir. Tekfir yani bir insanın mü'min olmadığına dair iddia ağızdan çıkabilecek en ağır sozlörden biridir. Kesinlikle kişinin itirafına, tartışmasız belgelere ve fetvaya ehil bir heyete dayalı olarak ortaya konabilir. İnsanların birbirlerini tekfir etmeleri mü'min toplum adına riski ağır bir erezyon başlangıcı olabilir. Çok açık bir şekilde bilinmelidir ki tekfir, Allah adına hüküm vermektir. ‘Allah böyle diyor’ demek kadar ağır ve sorumluluk gerektiren bir söz olabilir mi? Tekfir beraberinde tekfir edilen için öldürülmeyi hak etme, miras alıp vermesine engel, nikâhının düşmesi gibi çok ağır sonuçlar getirir. Bu nedenle de ümmetimizin orta çizgisi olan ehlisünnet anlayışı tekfiri kullanmayı zor şartlarla sınırlamıştır. Bu ümmetin ulemasının konuşabileceği böyle ağır bir konunun halk düzeyine indirgenmesi olsa olsa kıyametin yaklaştığını gösteren bir işaret olabilir. Allah’a sığınılması gereken bir durum olarak görürüz bu durumu.

Hocam, İslâm'da tekfir kavramı var mıdır? Var ise hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kere böyle bir meselede uzman olmayanın konuşması ne kadar doğru bir iştir, önce bunu düşünmelisiniz. Sıradan bir insan beyin ameliyatı yapabilir mi? Bu da öyledir. Bu konularda söz söylemenin büyük bir vebale girmek olabileceğini unutmayınız. İkinci olarak belirttiğiniz konuda insanın durumu şudur: Allah’ın dinine karşı tez olarak demokrasiyi tercih edenin imanı tehlikededir. Bunun tartışılabilir tarafı da yoktur. Bunun ötesinde şu veya bu yorumla ya da çaresizlikten, alternatifsizlikten ötürü bir araç olarak görmenin ise aynı sonuca götüreceği söylenemez. Bu ikisi ortasında bir yere yerleşmek gerekiyor. Kendinizi bu konuya daraltılmış durumda hissetmeyiniz, rahat olun, ibadetlerinizi yapın ve yolunuza devam edin. Zira çözebileceğiniz bir konuya dalmıyorsunuz bu sözlerle, bilakis kendinizi bunaltıyorsunuz. Allah yardımcımız olsun.

Hocam çevremdeki Müslümanların çoğunu acaba gerçekten Müslümanlar mı diye sorgul

cennet konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cennetin anahtarı kelimeişahadettir. Başka hiçbir anahtar onu asla açmaz. O tarz iyilikler ise dünyada karşılığını bulur. Öyle iyilik açısından bakacak olursak, Allah Teâlâ da ona hayat verip yaşattı ama o iman etmedi, teslis gibi bir bataklığa battı... Ona ne denecek?

Hocam bir Hristiyan kadın Afrika’daki ölmek üzere olan bir çocuğu kurtardı ve bü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biz, imtihan için bulunduğumuz bu dünyada, bizim imtihanımızın sırlarını keşfetme imkânına sahip değiliz. Nasıl ve nedenleri öğrenmemiz sınırlarımızı aşmamızı gerektirir. Bu sorularınıza verilecek binlerce cevap bulunabilir ama hiçbiri kesin doğru cevap değildir. Her cevap kendisi gibi pek çok soruyu beraberinde getirir ve kul olarak o sorularla ya da cevapları ile uğraşan sadece vaktini kaybeder, zihin safiyetini yitirir. Size tavsiyemiz bu tür sorularla zihninizi yormamanızdır. Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin.

Hocam aklıma takılan birkaç soru sormak istiyorum size. Hz. Âdem ve Hz. Havva ce
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şöyle özetleyelim: Peygamber aleyhisselam efendimize salavat getirmek Allah’ın mü'min kullarına emridir. Bu noktada bir tereddüt yoktur. Allah’ın emri mü'min için “şu nedenle bu sebeple” gibi bir irdelemeye tabi tutulamaz. Peygamber aleyhisselama salavat getirmek bir sevap kazanma yoludur. Bu yol her mü'min için bir fırsattır. Her gün ve her zaman dilimi salavat için uygundur. Özellikle de cuma günleri ise daha bereketli ve kazançlı bir ibadettir. Her salavat mü'min insanın kalbinde Peygamber aleyhisselam sevgisi ve alakasını büyütecek bir yatırım demektir. Salavat getirilen bir ortam manevi olarak bereketli bir ortama dönüşür. Salavat şefaate yatırımdır.

Hocam Peygamber aleyhisselam efendimize salavat getirmemizin hikmeti nedir? Onun
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cennet yasakların olmadığı bir yerdir. Bunu bilin. İkincisi de bu dünyadaki bedenlerimizin iştahları, arzu ve zevkleri buraya aittir. İnşaallah cennetlerde bu dünyanın zevkleri ile yaşamayacağız. Rabbim size nefsinizin ihtiraslarına karşı direnç lütfetsin. Sizi korusun ve cennetine kavuştursun.

Hocam ben müzikte çok yetenekliyim. Bu yüzden müziğe âşık olarak büyüdüm ve en b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bütün bu olanlar, Allah’ın sizi sevdiği için olması mümkün değil mi? Bir de bu açıdan baksanız! Eğer bulunduğunuz dünya kalıcı bir yer olsa idi siz haklı idiniz. Burası terk edilmek içindir. Asıl kalınacak yer ise buradaki imtihanın durumuna göredir. Zannedersem siz, yanlış pencereden baktığınız için görülmesi gereken yeri göremiyorsunuz. Belki de seçildiniz, önceden okuduğunuz Kur'an veya size yapılmış bir dua tuttu ve siz cennetlere hazırlanan bir sürece alındınız. O da çetin bir süreç olunca tereddüt ettiniz. Bu pencereyi açın ve oradan bakın lütfen.

Hocam ben hayatım boyunca evladımın vefatı da dâhil büyük sıkıntılar ve üzüntüle
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Gecenin üçte ikisi geçtikten sonra ya da imsak vaktine yaklaşık bir saat kalarak kalkılıp kılınan namaza teheccüd namazı adı verilir. Bu namaz farz değildir, nafile bir ibadettir ama nafile ibadetlerin en efdallerindendir. Salih kullar için adeta bir farz namaz gibi görülmüştür. Mü'min bu namazı sürekli kıldığında dünya ve ahiret kazancı bakımından büyük mesafeler kat eder biiznillah. Nefis terbiyesi açısından benzersizdir. Cennete girmek için uğraşan bir mü'min için farzlardan sonraki en efdal ibadetlerdendir. Tevbe etmek için, zikir için en uygun vakit o vakittir. Şükreden bir mü'min olmak için de teheccüd emsalsizdir. Bilhassa dua etmek için en uygun zaman olarak teheccüdden sonraki zaman görülebilir. İki rekât en azıdır. Sekiz rekâta kadar kılınabilir.

Hocam, eski zamanda yazılan kitaplardan okurken ve tarikat vaazlarını dinlerken

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.