Fetva Meclisi
Soru
Hocam yakın zamanda nişan attım, dini nikâhımız da vardı, neyse ki sorunsuz halledildi. Daha nikâh bozulalı 20 gün falan oluyor ama bu süreçte görüşme talepleri aldım. Nişanlanmadan önce görüşmek için haber gönderen bir aile tekrar konuyu gündeme getirdi üstelik daha ilk haftada. Ben de zamana ihtiyaç olduğunu belirterek biraz beklemek istedim. Kendi iç dünyamda yeniden evlilik yoluna girmek için çok bir engelim yok fakat benim çekincem insanların suizannına sebep olmak. Çarşaflı bir genç kızım, âcizane de olsa dinimizi dikkatli yaşamaya gayret edişi temsil ediyoruz diye düşünüyorum ve bunu zedelemekten çekiniyorum. Bu süreç ve kıstas nasıl olmalı sizce hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Nikâhtan önceki dönemde nişan olsa da her iki taraf için bozmakta dinen bir sakınca yoktur. Sadece karşı tarafın şahsiyetini rencide edecek şekilde söz veya nişan bozmanın bir ahlaki zafiyet olduğunu söyleyebiliriz. Sizin belirttiğiniz sebep, onun bir çocukluğu olabilir. Ailesi ile görüşüp çocukluğu düzeltmeye çalışın. Düzelmeyecek gibi olursa böyle bir karakter evlilik açısından uygun karakter değildir zannederiz. Aile büyüklerinizi de devreye sokarak duygusallıktan uzak bir kararla bu işi yürütün veya bitirin.
Nikâhtan sonra eşinizin sizi evinize alması gerekirdi. Makul bir sebeple bunu yapmaması sizi haklı duruma getirir. Siz de hakkınızı talep edebilirsiniz ama bu esnada oluşabilecek gerginlik, ileriki yıllarda sizi sürekli bunaltabilir. İyi ölçün iyi tartın ve öyle karar verin. Bu anlattığınız durumda siz haklısınız ama hakkınızı size kim ve nasıl verecek onu iyi tespit edin.
Bu anlamda bir denklik dinen şart değildir, herkes ana ilkelerde buluşulduktan sonra evlenilebilir durumdadır. Şunu da unutmamamız gerekir: Evlilik risk üzerine risktir, sizin verdiğiniz örnek bu riske ilave bir risk daha getirmiş oluyorsunuz. Kimseyi işinden dolayı ayıplayamayız ama bir tekstil işçisi ilim adamı birini takdir edemiyor olabilir. Evlenmek sizin için farz durumuna gelmedi ise tavsiye etmeyiz.
Öncelikle, bu olayı kendinize iyi bir ders yapmanızı tavsiye ederim. Asla unutmayacağınız bir ders olsun. Şeytana uyup kendi mutluluğunuzu heder etmeyin. Diyanetten verdikleri cevapla hareket edebilirsiniz. Ama birinci boşama hakkınız kesinlikle gitmiş durumdadır. Artık daha riskli bir evliliğiniz olacak haberiniz olsun. Allah'a emanet olun.
Kuracağınız yuvanın zeminini oyuyorsunuz. Böyle bir yuva kurulmaz, kurulsa da huzur vermez. Nikâhı oyununuza alet etmeyin. Düğün yapacağınız zaman yeniden nikâh kıyacağınıza göre siz şimdi kıyacağınız nikâhı bir maske olarak kullanacaksınız. Allah'ın emirleri ile bu şekilde oynanması büyük bir risktir. Acilen tevbe edin; geleceğiniz kararmasın. Sonra da evlenmeyi düşündüğünüzü, hatırı kırılmayacak yakınlarınız aracılığı ile iletin. Acilen evlenin. Ebeveynin yaptığı da sizinkinden çok geri kalır bir hata değil. Görüyorsunuz, şeytan için imamlık müezzinlik fark etmiyor. Ciddi ve aleni nikâh yapmaktan başka çareniz yoktur. Allah korkunuz, ebeveyn değil bütün âlem engelini aşmalıdır.
Selamünaleyküm. Şunu kesinlikle bilmelisiniz: Bütün tuzaklar buna benzer tuzaklardır. Sevgi, aşk sözleri herkesin ağzından böyle çıkar. Ömür boyu olmak da büyük bir iddiadır ama onu da herkes kullanır. Bir iki yıllığına bekâretini feda edecek bir kız yoktur ki erkekler ona vaatte bulunsun! Size tavsiyem kesinlikle ebeveyninizin izni olmayan bir işi yapmamanızdır. Eğer evlilik sizin için farz durumuna geldiyse o zaman gidin her şeye rağmen evlenmek istediğinizi beyan edin. Hem hayatî değerde görüyorsunuz hem de risk almak istemiyorsunuz, bu nasıl anlaşılacak? Evlilik aleni olmalıdır. Kaçak başlayan işte bereket olmaz. Allah'a emanet olunuz.
ayrılık konusundaki diğer fetvalar
Müslüman’ın saygınlığının korunması gerekmektedir. Gıybet bu saygınlığı zedeleyen tutumlardan biri olduğu için haramdır. Sabit bir hakkı aramak için mahkemede konuşmak gibi meşru bir sebep yokken kimsenin gıybeti yapılamaz. Bu kurala, boşanan eşler de dâhildir. Özellikle boşanan eşlerin birbirlerinin özel sırlarını konuşmaları gıybet günahı yanında ikinci bir haram daha işlemek olarak görülmektedir. Bir çeşit gıybetten de büyük bir günah olduğu bilinmelidir.
- Artarak devam eden belalar ve musibetler… - Dinden kaymalar yani dinin içinde yanlışlar yapmalar ve dinin tamamından uzaklaşmalar… - Günahların yaygınlaşması… - Toplu ölümler ve öldürmeler… - Ayrılıklar, birleşilemez uzaklaşmalar… - Küfrün dış görüntü itibariyle güçlenmesi… - İnsanların sapmaları için nedenlerin çoğalması… - Dini yaşamada, ahlakta aşırılıklar… - Tedavisi yok denecek kadar çetin hastalıklar… - Bunların her biri üzerinden veya genelinden fitnelerin yayılıp yayılmadığını anlayabilirsiniz.
Yarın bir gün baba olacaksın yavrum, aklını başına al. Yok diyene yalvarma. İşlediğiniz çirkin günahlara ağla, tevbe et. Aklını başına al.
Nikah yaptığınıza göre mehir konuşulmuştur. Buna göre: - Bu ayrılmadan önce cinsel ilişkide bulundu iseniz veya cinsel ilişki için uygun bir ortamda baş başa kaldı iseniz söz verdiğiniz mehrin tamamını vereceksiniz. - Böyle bir ilişki veya yalnız kalma olmadı ise mehrin yarısını vereceksiniz.
Boş bir oyun oynamışsınız, hiçbir değeri yoktu o yaptığınızın. Onun için tevbe edin.
Bu ayrılma kararı ikisinin beraberce aldığı bir karar ise ve ikinci evliliği bu olaydan üç ay sonra gerçekleşti ise ortada bir sakınca yoktur. Kız tek başına “ben ayrılıyorum” dedi ama erkek kabul etmedi ise durum vahimdir. Bir müftüye gidilip görüşülmelidir.