Fetva Meclisi
Soru
Fitnelerden çok söz ediliyor, her hoca konuşurken fitnelerin olduğunu anlatıyor. Ben sıradan bir vatandaş olarak fitneleri nasıl görebilirim? Şunu demek istiyorum: Ben fitnenin varlığını nelerle anlayabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bayanın bir fitne durumu olmadığı sürece erkeğe bakması haram değildir. Fitne yani kışkırtıcı özel bir durum varsa o zaman haram olur. Kendinizi koruyacaksınız, orada bulunup imanınızı ve ahlakınızı korumanız sizin cihadınızdır. Allah yardımcınız olsun.
Yaşadığımız zaman imanın avuçta kor taşımak kadar zor olduğu bir zamandır. Hepimiz, herkes bu fitneye karşı uyanık olmalıdır. Bugün bir arkadaşa “Neden böyle düşünüyor ki?” diye hayret ederken insan fark etmeden kendisini zehirleyecek bir fitne de kapmış olabilir. Siz kendinizi koruyun. Arkadaşınız samimi sorular sorarsa onları cevaplandırın veya cevap verecek birine yönlendirin. Kurtuluş aramayana çare üretmek zordur. Önce kendi imanınızı ve insanlığınızı korumaya bakın. Allah Teâlâ hepimize hayırlar ihsan etsin.
Selamünaleyküm. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Deccal fitnesinden bahsettiğinde ashabı kiram, 'arkama dönsem, Deccal ile karşılaşırım' zannedecek kadar hazır olmaya çalışan bir idrak içinde idiler. Allah Teâlâ, fitnesiz bir ortam vaadinde bulunmamıştır. Fitne muhakkak olacaktır. En ağır fitne de Müslümanların İslam adı ile çıkmış fitnelere düşmeleridir. Herkes dininin kıymetini bilsin, fitneye karşı tedbir alsın. Hiç okuma yazma bilmeyen, şehir görmemiş insanlar hatta kuruşu olmayanlar dahi döviz kurlarını günlük izleyip anlıyorlar da, cennet veya cehennemimizle alakalı olayları neden takip edemiyor olsunlar? Fitne gelecektir, bundan kaçış yok; herkes dinini koruyacak.
Böyle konularda kendini ikna etmeye mecbur gibi görmemelisin. Nihayetinde senin ihtisas alanın olmayan bir konudur. Bir başka husus da, insanlar birbirlerinden böyle konuları dinleyerek ikna olmazlar. Sadece tartışılmış ve konuşulmuş olur. Geçen vakte, kullanılan enerjiye yazık olur. Bildiğinizi izah edin, gerisini merak edeni de ehlini bulup öğrenmeye teşvik edin.
• Çevreniz sizi etkiliyordur. Bu çevre, arkadaşlarınız da olabilir izlediğiniz medya, sosyal medya da olabilir. • Din olarak geleneği anlamış olabilirsiniz. Kur'an’ımızın ve Ashab-ı Kiramın örneği olduğu dini alsanız ufkunuz daha geniş olurdu. • Dinin hayat boyu yaşanacağını, bir okul gibi birkaç yıl sonra diploması alınan bir nesne olmayacağını bilememişsinizdir. • Sabretmeyi bilmiyorsunuzdur. • Sizi eğiten yönlendiren hocalar dar görüşlüdür. • Geçmişe ve olaylara takılıp kalıyorsunuzdur. • Mübahlarda aşırıya gidiyorsunuzdur. • Allah’tan başkasını/başka güçleri korku konusunda abartıyorsunuzdur. • Yaşam tarzınızda dengesizlikler, sağlık sorunları vardır. • Kalp amelleri, kalp dünyası konusunda zayıfsınızdır. • Sünneti ihmal ediyorsunuzdur. • Gereksiz hamaset, yersiz beklenti içindesinizdir. • Ve günahlarınızdan tevbe istiğfar etmiyorsunuzdur. Bunlar veya bunlardan birkaçı neden olabilir. Neden olanı tespit edip düzeltmeye çalışınız.
Din yani Müslümanlık, insanın cennete girmesini ve Allah’ın rızasını kazanması için ona tanınmış bir fırsattır. Bu fırsatı kazanmayı engelleyecek her engel fitnedir. İman konularından birinde yanlışa düşmek, ibadetlerde eksik veya hatalı olmak, ifrat veya tefrite yakalanmak gibi bir hata fitneye düşmek olarak anlaşılır. Çünkü bunların her biri insanın ahiretini etkileyecek hatadır veya eksikliktir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin dualarında bu tür hatalara düşmeye karşı Allah Teâlâ’nın korumasına sığınma tavsiyesi bulunmaktadır. Böyle bir fitneye düşmemek için: Problemli arkadaş ve dost çevresinden uzak durmak gerekir. Gerektiğinde yaşanılan şehri değiştirmeye varıncaya kadar her türlü tedbire başvurulmalıdır. Müslümanlar arasında oluşabilecek din eksenli tartışmalardan katiyetle uzak durulmalıdır. Din konularında ifrat ve tefritten uzak kalınmalıdır. Kişi dinini garantili bir şekilde elinden gitmez olarak görmemeli, Allah’a dua ederek bir fitneye yakalanmadan yaşamayı istemelidir. Bilgi eksikliği bir kayma nedenidir. Abartmadan ve ortamı, kabiliyeti, imkânları oranında bilgi edinmeye gayret etmelidir. Fitnenin genellikle şüpheler ve şehvetleri kullanarak insana sirayet edebileceği bilinmeli ve dikkat edilmelidir.
ayrılık konusundaki diğer fetvalar
Nikâh kıydığınız eşinizle cinsel ilişki kurmadı iseniz veya cinsel ilişki kurabileceğiniz bir ortamda baş başa kalmadı iseniz sizin iddet beklemeniz gerekmez. İddet beklemeyeceğinize göre dilediğiniz an evlenebilirsiniz. Bu durumda da aileniz ve çevre örfünüze dikkat ederek bu kararı verin.
Müslüman’ın saygınlığının korunması gerekmektedir. Gıybet bu saygınlığı zedeleyen tutumlardan biri olduğu için haramdır. Sabit bir hakkı aramak için mahkemede konuşmak gibi meşru bir sebep yokken kimsenin gıybeti yapılamaz. Bu kurala, boşanan eşler de dâhildir. Özellikle boşanan eşlerin birbirlerinin özel sırlarını konuşmaları gıybet günahı yanında ikinci bir haram daha işlemek olarak görülmektedir. Bir çeşit gıybetten de büyük bir günah olduğu bilinmelidir.
Yarın bir gün baba olacaksın yavrum, aklını başına al. Yok diyene yalvarma. İşlediğiniz çirkin günahlara ağla, tevbe et. Aklını başına al.
Nikah yaptığınıza göre mehir konuşulmuştur. Buna göre: - Bu ayrılmadan önce cinsel ilişkide bulundu iseniz veya cinsel ilişki için uygun bir ortamda baş başa kaldı iseniz söz verdiğiniz mehrin tamamını vereceksiniz. - Böyle bir ilişki veya yalnız kalma olmadı ise mehrin yarısını vereceksiniz.
Boş bir oyun oynamışsınız, hiçbir değeri yoktu o yaptığınızın. Onun için tevbe edin.
Bu ayrılma kararı ikisinin beraberce aldığı bir karar ise ve ikinci evliliği bu olaydan üç ay sonra gerçekleşti ise ortada bir sakınca yoktur. Kız tek başına “ben ayrılıyorum” dedi ama erkek kabul etmedi ise durum vahimdir. Bir müftüye gidilip görüşülmelidir.