Fetva Meclisi
Soru
Hocam dinde fitneye düşmek tam olarak nasıl anlaşılmalıdır? Dinde fitneye düşmemek için nelere dikkat edilmelidir?
Cevap
Benzer fetvalar
Can kardeşim, Fitne zamanında yaşıyoruz. Dinimizi eritebilecek bir fitnenin nereden geleceğini kestirmek bile mümkün olmuyor. Evet, çevremizde ciddi bir ateist idrak fırtınası vardır, bu görünen bir gerçektir ne yazık ki. Yalnız şunun veya bir başkasının bugüne kadar aklını düzeltebildiği bir ateist duymadım. Ateist, elektrik çarpmış birisi gibidir; ona temas edeni de çarpabilir. Bu nedenle şunu hararetle tavsiye ediyorum: O tiplere verebileceğimiz en güzel cevabımız, orijinal mü'min kimliğimizi tavizsiz bir şekilde yaşayabilmektir. Yani ispat etmek değil sebat etmek gerekiyor. Sadece öğrenmek için sorduğu soruya tartışmadan ve onun bataklığına dalmadan cevap verip kenara çekilmeliyiz. Benim kanaatim ve size tavsiyem budur. Allah’a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Deccal fitnesinden bahsettiğinde ashabı kiram, 'arkama dönsem, Deccal ile karşılaşırım' zannedecek kadar hazır olmaya çalışan bir idrak içinde idiler. Allah Teâlâ, fitnesiz bir ortam vaadinde bulunmamıştır. Fitne muhakkak olacaktır. En ağır fitne de Müslümanların İslam adı ile çıkmış fitnelere düşmeleridir. Herkes dininin kıymetini bilsin, fitneye karşı tedbir alsın. Hiç okuma yazma bilmeyen, şehir görmemiş insanlar hatta kuruşu olmayanlar dahi döviz kurlarını günlük izleyip anlıyorlar da, cennet veya cehennemimizle alakalı olayları neden takip edemiyor olsunlar? Fitne gelecektir, bundan kaçış yok; herkes dinini koruyacak.
Aleykümselam. Bu ümmetin, kıyametin yaklaştığını ve ümmet kimliğini yitirmeye başladığını gösteren işaretlerden biri de, yol kenarlarında bile zina tipi işlerin yapılabilirliğine sessiz kalmaktır. Bunun adını afet olarak koyabiliriz. Herkesin mesul olduğu bir durumdur bu. Demokrasi, hak/hürriyet edebiyatları da bu fitneyi azdırmıştır. Daha beter bir sonuca götürmemesi şartı ile sözlü/nasihat içerikli müdahaleye mecburuz. Mümkünse müdahaleyi bireysel değil de, oradakilerin de desteği ile yapabilecek kıvamı oluşturmak gerekiyor. Meleklerin, böyle bir ortama razı olmadığımızı ispat eylemlerimizi bizde görmeleri şarttır. Fitne ve fesat çağındayız, dikkatli olalım. Yalnız daha ağır bir fitneye sebep olmamak da önemli bir noktadır.
Bu bir hastalıktır. Tamamen kurtulmak mümkün olmasa da en asgariye indirmek mümkündür. Bunun için de şunları uygulayabilirsiniz: a- Bununla ilgili âyet ve hadisleri ders olarak hazmedin. Dinimiz bu tür hastalıklar için neler tavsiye ediyor onu bilin. b- Çevre seçici olun. Bu hususta zafiyeti olanları elemeye çalışın. c- Arkadaşlarınızla bu konuyu gündem yapın, çirkinliğini sık sık gündeme getirin. Neticede sizin bu konudaki hassasiyetinizi bilsinler; hem onlar sakınsın hem sizin tutumunuz gereği size saygı göstermek zorunda kalsınlar. d- Sürekli okuyan, yazan biri olmaya bakın. Bu şu demektir: Kendinizi kültürle dolu biri yapın. e- Zikir yapmayı ilke edinin. Zikir şudur: Boş kaldığınızda ezber bildiğiniz âyetleri okuyun. Sureleri tekrar edin. Tesbih yapın. Mesela, on defa ‘subhanellah’ deyin. f- Her şeye rağmen yine bataklığa düşerseniz istiğfar edin, tevbe edin. Tekrar etmemeye azmedin. g- …Ve dua etmeyi unutmayın. Her gün dua edin. Dua mü'minin silahıdır.
Mümin basiret sahibi insan olmak zorundadır. Körü körüne bir fitneye takılıp kalan için samimiyet, ispat edilemez bir iddiadır. Okuma yazması olmayan, dil bilmeyen ve benzeri sosyal ilişkileri zayıf durumda olan birisi için ‘her şeye rağmen samimi’ olmaktan belki söz edilebilir. Bir beşere körü körüne bağlanarak sanki tapınır gibi teslim olmanın Şeriat’ımız’da asla yeri yoktur. Bunun üzerine bir de o gruptaki yaygın TAKİYYE illetini ekleyince, müminlerin o gruptan olduğunu kati olarak bildiklerine karşı tedbirli olmaları çok daha doğru olandır. Ateşe barutla gitmek türünden kışkırtıcılık da doğru değildir. Özellikle iftira eksenli tavırlardan kaçınmak imanımızın gereğidir. Hakikati görmeleri için dua edelim.
Yaşadığımız zaman imanın avuçta kor taşımak kadar zor olduğu bir zamandır. Hepimiz, herkes bu fitneye karşı uyanık olmalıdır. Bugün bir arkadaşa “Neden böyle düşünüyor ki?” diye hayret ederken insan fark etmeden kendisini zehirleyecek bir fitne de kapmış olabilir. Siz kendinizi koruyun. Arkadaşınız samimi sorular sorarsa onları cevaplandırın veya cevap verecek birine yönlendirin. Kurtuluş aramayana çare üretmek zordur. Önce kendi imanınızı ve insanlığınızı korumaya bakın. Allah Teâlâ hepimize hayırlar ihsan etsin.
arkadaşlık konusundaki diğer fetvalar
Bir insan Şii’dir diye ona kâfir muamelesi yapamayız. Aynı zamanda ezanımızı beğenmeyenlere karşı rahat ve gevşek de olamayız. Bu iki çizgi arasında bir denge tutturmaya çalışınız.
Bu bir iman meselesidir. İnsanların zevklerine uygun bir din arayışlarına çare bulamazsınız. Herkes imtihan durumundadır. Kimi kazanacak kimi de kaybedecek, yapacak bir şey yok. Asla bu tür konularda tartışmaya girmeyiniz. Bildiğiniz hakikati söyleyin ve susun. Daha ötesi onu sulandırır sizi yıpratır.
İki erkek veya iki kadının ele ele tutup yürümesinin bir sakıncası yoktur. Ortada sakınca ihtimali oluşturabilecek özel bir sıkıntı varsa o zaman fitne ihtimalinden ötürü sakıncalı deriz. Mesela biri yanlış hissiyat oluşturabilecek yapıda diğeri de yaş ve yapı olarak o hissiyata meyledecek biri ise el ele tutup yürümelerine sakıncalı deriz. Bu bütün insanlar için geçerlidir, bir yöreye ait değildir.
Allah Teâlâ yaptıklarımızı rızasına uygun yapmayı hepimize kolay kılsın. Kardeşliğiniz pek mübarek bir iş, kıymetini biliniz. Yalnız özellikle temas ve duygusallık şeytan için iyi bir malzeme olabilir. Kaş yaparken göz çıkarmak denebilecek bir risktir bu. İki şeyden uzak durmanızı tavsiye ederiz size: Temas ve duygusallık. Gerçekçi olmanız gerekiyor. Allah Teâlâ kolay etsin.
Bu sorun sadece sizin sorununuz değildir. Bütün mü'minlerin helal gıda diye bir sorunu vardır. Ne yazık ki pek çok aile buna yeterli alakayı gösterememektedir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun. Size tavsiyemiz şudur: Sizinle bu konuda tartışacak, aranızda gerginlik çıkaracak ortamlar ve kişilerden uzak duracaksınız. Haram olanlar ve şüpheli olanlar diye iki liste çıkarmalısınız. Haram olanlardan kesinlikle uzak duracaksınız. Şüphelileri ise yer yer esnetebilirsiniz ve esnetin de. Kendiniz için taviz vermez belirttiğiniz ortamlar gibi ortamlarda ise biraz daha tavizli olursunuz şüphelilerde. Sorunun bir tür vesveseye ve farklılık göstermeye yarayan bağnazlığa kaymamasına dikkat ediniz. Neticede dinimiz için bir iş yapıyoruz ama kaş yaparken göz çıkarmayı da kabul edemeyiz. Allah yardımcımız olsun.
Şöyle sorabilirsin bu soruyu: Bir insan yanmamak şartı ile ateşle oynayabilir mi?