Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben helal gıda tüketmeye çalışıyorum ama misafirlikte zorlanıyorum, yemediğim zaman kırılıyor insanlar. Bir tek sen mi dikkat ediyorsun yemediğimiz şeyi size yedirmeyiz diyorlar ama onların yediği şeyi ben yemiyorum. Yani ben onlardan biraz daha hassas davranıyorum. Bu konuda ne yapmalıyım taviz vermeli miyim, ölçüm ne olmalı? İçinde şüpheli ve sağlığa zararlı olduğunu bildiğim şeyi yemeli miyim insanlar kırılmasın diye? Çünkü sonuçta kardeşlik bağı da çok önemli. Bu hassasiyetimi kaybetmekten korkuyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Helal belli haram bellidir.Kesin haram olan bir şeyi hiç tereddüt etmeden terk ederiz.Haram olduğu hakkında kisin bir bilgimiz olmayan şey ise bizim için şüpheli şeydir.Şüpheli olan şeyi ise terk etmek takvaya uygun olandır. Şüpheli olan şeyi helal gibi görmediğimiz gibi haram gibi görmemiz de doğru olmaz.Bu kuralı da dini yaşamanın bir imtihanı olarak anlamamız gerekiyor. Sabır da budur, cihat da budur.
Müslüman, kırıcı ve itici olmamalıdır. Bunun yanında haram yiyecek kadar gafil de olmamalıdır. Bu iki hususun ortasında dengeli bir tutum içinde olmak gerekir. Öncelikle bulunduğunuz evin, sizi hassasiyetlerinizin taşındığı bir ev olduğunu biliyorsanız elbette hiçbir şey sormayacaksınız. Şüpheniz varsa şu ve şu maddeleri kullanmadığınızı nazik bir dille izah edeceksiniz.
Allah Teâlâ işinizi kolay, kalbinizi müreffeh kılsın. Sizi şeytandan ve bütün şerlerden muhafaza etsin. Âmîn. Gıda konusunda elbette hassas olacağız ama evine gittiğimiz Müslüman’ın da belli bir hassasiyeti olabileceğini unutmayacağız. Açık bir haram getirmeleri durumu olursa ona çok açık ve nazik bir dille tepki göstereceğiz. Şüpheli bir durum seziyorsak bu sefer “bunu yemem” tepkisi yerine mesela gıdadaki hassasiyetlere işaret eden bir muhabbet ortamı açarak konuya giriş yapacağız. Belki de böylece o ailenin de gıda konusunda şuurlu olmasına sebep olup ecir kazanacağız. Ama hiçbir şekilde zemini tartışma zeminine dönüştürmeyeceğiz. Bu önemli. Sonuç olarak tablomuz bize şunu gösteriyor: Açık bir haram ile haram riski aynı değil ama dikkat ikisi için de geçerli. Bir arada oturmaya gelince, esasen bir arada oturulamaz şeklinde kural yoktur. Bir arada oturmak genellikle bir süre sonra cıvık denebilecek hareketlere, göz kaymalarına neden olabileceği için tedbir bakımından sakıncalı görülmüştür. Bu hususta da gıdada olduğu gibi bir tebliğ fırsatı kollayarak oturabiliriz. Gözümüzü ve aklımızı kontrol edemeyeceğimize veya karşımızdakilerin gevşekliğine bakarak da oturmayı iptal edebiliriz. Rabbim sizi korusun. Bu mübarek ümmetin mübarek insanlarından olasınız.
Haklısınız, haramlar helalleri kuşatmış durumdadır. Kimin nasıl kazandığı ve ne yediği bilinmez olmuştur. Daha da vahimi artık helal kazanmak neredeyse mümkün değil diye inanılır olmuştur. Allah Teâlâ akıbetimizi hayır kılsın. Size bu hususta şunları tavsiye edebiliriz: Biz ve çocuklarımız açısından daha korumalı ve daha takvaya yakın olanı tercih etmeyi ilke edineceğiz. Zamana ve ortama kapılmamayı prensip edineceğiz. Yine de bunun bir imtihan olduğunu, istememekle haramdan yüzde yüz kaçınamayabileceğimizi de bilecek ve buna göre planlamalarımız olacak. Çocuklarımızın haram/helal idrakinin zayıf kalmasına karşı tedbirli olacağız. Yine de kaş yaparken göz çıkarmak gibi bir sonucun oluşmaması için denge siyasetini ihmal edemeyiz. Neticede biz bir toplumun parçasıyız ve gidebileceğimiz bir yer de yoktur. Bu toplumun içinde dinimizden taviz vermeden yaşayacağız. Kışa rağmen üşütmeden yaşamaya çalışmak gibi bir durumdur bu. Kazancında helallik sorunu bulunanlardan uzak kalmak isabetli olandır ancak özellikle Hanefi fukahasının bu husustaki çizgisinin KAZANCININ BÜTÜNÜ HARAM OLANLA, KAZANCINDA HARAM OLANIN AYNI TUTULMAYACAĞI ilkesi önemlidir. Yüzde yüz haram kazanıp yiyen birine mesafe koyacağız. Onun yemeğini yemeyecek, hediyesini almayacağız. Kazancına haram karışan için ise şu kural geçerlidir: Kazanılma yöntemi itibariyle haram olan bir şey kazanan için direkt haramdır ama ikinci kişi için o şekilde haram değildir. Örneklendirecek olursak, domuz her türlü herkese haramdır ama hileli bir ticaretten para kazananın kazandığı kendisine haram ikinci kişilere mesela misafirlerine haram değildir. Böyle bir planlama ile kendimizi korumaya devam edelim. Allah yardımcımız olsun. Âmîn.
Haramları, bu sorunu çözmeye yardımcı olması bakımından şu şekilde tasnif etmemiz mümkündür: a- Haram olduğu kesin ve belli olanlar. Domuz ürünleri, alkol ve haksız bir şekilde elde edilen yiyecekler böyledir. Bunların yenmesi, içilmesi hiçbir şekilde caiz olmaz. Bu konuda da bir tereddüt yoktur zaten. b- Haram oluşu hakkında elimizde kesin bilgi bulunmayan ama şüphe ettiğimiz yiyecekler, içecekler... Bunları tüketmemeyi tercih etmeliyiz. Genel tavrımız tüketmemek yönünde olmalıdır. Aile fertlerini de bu yönde eğitmeliyiz. Yalnız elimizde haram olduğu konusunda net bilgi bulunmayan yiyecek ve içecekleri, haramlığı kesin olan bir domuz ürünü gibi kabul etmemiz de mümkün değildir. Ortada bir şüphe varken kesin tavır koyamayız. Bugün ekmekten peynire pek çok gıda maddesi için geçerlidir bu. Çok inceleyecek olsak ekmekte bile zorlanabiliriz. Takva üzere olma adına vesveseye yol açmak da doğru değildir. Keyfilik ile titizlik arasında izlenebilir bir yöntem kullanmak gerekmektedir.
Domuz ürünü ve alkol gibi aleni haramlar söz konusu ise elbette titiz olacaksınız, tavanızı ayıracaksınız. Onun haricinde tartışmalı konular için aile huzurunu zedelememeyi esas alınız.
arkadaşlık konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ yaptıklarımızı rızasına uygun yapmayı hepimize kolay kılsın. Kardeşliğiniz pek mübarek bir iş, kıymetini biliniz. Yalnız özellikle temas ve duygusallık şeytan için iyi bir malzeme olabilir. Kaş yaparken göz çıkarmak denebilecek bir risktir bu. İki şeyden uzak durmanızı tavsiye ederiz size: Temas ve duygusallık. Gerçekçi olmanız gerekiyor. Allah Teâlâ kolay etsin.
Kesinlikle misafir çocuğuna sahip olmalıdır. Bu konuda rahatsız olmakta haklısınız. Çocukların şu veya bu sebeple oluşturdukları rahatsızlık aranızdaki muhabbeti etkilerse ki etkiler ve uyarırsanız sizi silerler aranızdaki muhabbete bunu bağışlamanız daha isabetli olur. Böylece biiznillah sevap kazanacağınız bir iş yapmış olursunuz. Bir nebze de siz evinizde gerekli tedbirleri almayı öğrenmiş olun. Mesela yatak odasını neden rahat girilir şekilde bıraktınız? Küsmeye neden olmayacak şekilde bir seviyeli/mesafeli dostluk sürdürürseniz sorun kalmaz biiznillah. Bu yaşadığınızı kendiniz için de derse dönüştürün ve çocuk yetiştirme konusunda notlar almış olun.
İki erkek veya iki kadının ele ele tutup yürümesinin bir sakıncası yoktur. Ortada sakınca ihtimali oluşturabilecek özel bir sıkıntı varsa o zaman fitne ihtimalinden ötürü sakıncalı deriz. Mesela biri yanlış hissiyat oluşturabilecek yapıda diğeri de yaş ve yapı olarak o hissiyata meyledecek biri ise el ele tutup yürümelerine sakıncalı deriz. Bu bütün insanlar için geçerlidir, bir yöreye ait değildir.
Çocukluk dönemini bitirmiş insanların bir yorganı paylaşacak şekilde yatmaları fitneye kayma nedenidir. Kendinizi böyle bir riskin içine sokmayın. Ancak ağır ve geçici bir zaruret durumundan ötürü böyle bir yatma mümkün olabilir.
Müslüman’ın sosyal ilişki düzeyinde mü'min olmayanla arkadaşlığında sakınca yoktur. Sakınca ondan etkilenecek düzeydeki beraberliklerdedir. Özellikle batı toplumunda yaşayan mü'minler açısından buna dikkat edilmesi gerekmektedir. Eziklik hissine neden olacak beraberlikler mü'min için tehlikelidir. Bunun ötesinde imanını ve mü'min kimliğini koruyabilen, haramlara düşmeyen arkadaşlık yapabilir.
Bu bir iman meselesidir. İnsanların zevklerine uygun bir din arayışlarına çare bulamazsınız. Herkes imtihan durumundadır. Kimi kazanacak kimi de kaybedecek, yapacak bir şey yok. Asla bu tür konularda tartışmaya girmeyiniz. Bildiğiniz hakikati söyleyin ve susun. Daha ötesi onu sulandırır sizi yıpratır.