Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim düşük yaptı, çocuğu aldılar. Normal doğum gibi alındı. Normal doğum gibi olduğu için lohusa dönemi yaşıyor. 40 gün boyunca namaz kılamaz mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Bebek 120 günlük yani dört aylık olmadığı için azaların oluşumu da tamamlanmış değildir. Bu sebeple bayandan gelen kanama istihaze kanıdır. Şu kadar ki bayanın sair zamandaki hayız takvimine bakıldığında düşükten hemen sonra gelen kanama normalde hayız olduğu günlere tekabül ediyorsa beş gün gelen kanaması hayız sayılır.
Organları oluşmamış düşükten sonra gelen kanama lohusalık değildir. Gelen kanama istihaze/özür kanamasıdır. Ancak hamilelik öncesinde tam bir temizlik müddeti geçirildiyse sonrasında gebelik olduysa ve şu an gelen kanama tamamen adet kanamasına benziyorsa (özellikleri bakımından) adet de kabul edebilir. Bu durumu doktoruna da sorabilir adet midir değil midir diye. Ama lohusalık olarak kabul edilemez.
Öncelikle geçmiş olsun, yavrunuzu en güzel şekilde yetiştirmenizi Rabbim nasip eylesin. Sezaryenle doğum gerçekleştikten sonra kırkıncı güne kadar gelen kanama lohusalık kanamasıdır. Kırk gün dolmasına rağmen kanamanız devam ediyorsa kırkıncı gün gusül abdestinizi alıp namazlara başlayıp günlük hayatınıza devam edebilirsiniz. Ancak kanama devam ettiği için istihaze/özür hükmünde olacağınız için her namaz vakti girdiğinde yeni bir abdestle namazlarınızı kılmalısınız. Allah'a emanet olun.
Rabbim sağlık ve afiyetle evladınızı kucağınıza almanızı nasip eylesin. Hassasiyetiniz için ayrıca sizi tebrik ederim. Doğum sancıları doğum evrelerine göre kişiden kişiye değişmektedir. Öncelikle bilinmesi gereken ilk husus, doğum başlama nişanesi olan doğum suyu veya doğumdan önce gelen kanama ile lohusalık başlamaz. Çocuğun yarısından fazlasının ya da tamamının dışarı çıkması ile lohusalık başlar. Dolayısıyla, namaz vakti girdiğinde doğum suyu ya da kanaması gelen kadın, doğum gerçekleşmediği takdirde o namaz vakti ile sorumludur, kılması üzerine farzdır. Doğum gerçekleşmeden doğum suyu ya da kanaması gelen kadın, vakti giren namazı kılmak için abdest almalıdır. Çünkü gelen sıvılardan dolayı kadın özür sahibi olmuş olur. Doğum sancısı, çıldırtan, baygınlık seviyesinde de olabilir. Bu durumda kadın kendinde olmadığı takdirde onun namazı eda etmesi sağlıklı birinin namazı kılması gibi olmayacaktır. Namazı sonradan kaza etmesi bile söz konusu olabilir. Ancak bunun tıbben çok istisnai bir durum olduğu bildirilmektedir. Namazın böylesine bir konumda bile ihmalinin söz konusu olmaması sizi henüz hamileliğin başında iken tefekküre götürmelidir. Şimdiden doğum sancıları eşliğinde kılacağınız namazın huşusunun kim bilir nasıl da fazla olacağını hayal etmelisiniz. Sancının seviyesine göre namazın farzlarını yerine getirecek şekilde namaz eda edilmelidir. Güç yetirilebiliyorsa namaz tamamı ile güç yetirilemiyorsa sadece farzları ile kılınmalıdır. O anki takatiniz bunu belirleyecektir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi istisnalar hariç tıbben de kadının böylesine hassas bir anda namazını eda etmesine engel bir durum söz konusu değildir.
Tıbben hamileliğinizde bir hastalık, düşük gibi bir durum yoksa Hanefi mezhebine göre gelen kanamayı özür/istihaze kabul etmeniz gerekmektedir. Tıbben de kadının hamilelik döneminde kanama görmesi normal görülmediği gibi adet olarak da kabul edilmemektedir. Hamilelik döneminde bir kere dahi olsa gelen kanama Hanefi mezhebine göre hareket eden bir kadın için hastalık kanaması yani istihaze olmuş olur. Bu durumda kanama gelmeye devam ederken engelleyebiliyorsa tampon gibi dezenfekte edilmiş bir malzeme ile kanamayı engelleyerek namazını kılması, engelleyemiyorsa kanama devam ederken her namaz vakti yeni bir abdestle namazını eda etmesi gerekmektedir.
Aleykümselam. Geçmiş olsun. Allah Teâlâ size afiyetler ihsan etsin. Kanamanız için bir başlangıç yapabiliyorsanız, o günü takvim başı yapın. Takvim başından itibaren ON GÜN kendinizi aybaşı sayın. On günden sonra kanamanız yok gibi kabul edin. On beş gün, KANAMANIZ OLMUYOR GİBİ DAVRANABİLİRSİNİZ. Her namaz vaktinde abdest alarak namaz kılın. Eşinizle normal ilişkilerinizi sürdürün. Bir sıkıntı yoktur. Kanamanızın başını belirleyemezseniz, o takdirde de belli bir günü on günün başı yapın ve aynen devam edin.Tekrar geçmiş olsun. Üzülmenize gerek yoktur. Bunda da sizin için bir ecir vardır biiznillah.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Müslüman, namaz ibadetinde farz namazlara öncelik vermelidir. Farz namazları eksiksiz kılmalıdır. Daha sonra da farzların öncesinde ve sonrasındaki nafilelere önem vermelidir. Ondan sonra da imkânı kadar teheccüd gibi nafilelere önem vermelidir. Teheccüd için şu kadar kere diye bir kayıt yoktur. Ne kadar yapabiliyorsa o kadar yapar Müslüman. Diğer farzları aksatmaya neden olacaksa teheccüdü hiç yapmamak daha iyidir. Ölçülü olmalı, ibadetler ve görevler birbirine ezdirilmemelidir.
İstanbul/Sakarya arası 150 km civarındadır. Seferilik için gereken mesafeden uzundur. Dolayısıyla seferilikle alakalı hükümler birkaç saatlik için bile olsa bu mesafede geçerlidir.
Tevbe etmek ve tevbesini canı gibi korumak, ebediyyen bir daha o rezalete dönmemek; yapması gereken budur! Tevbe ve tevbe!
Şehidi değil şehitlik amellerini daha çok sevin.
Yapmamız gereken o kadar çok işimiz vardır ki, o işlerimizin arasında birbirimizin fikir farklılıklarına ayırabileceğimiz bir vakit limiti yoktur. Hiç yoktur. Bugüne kadar kolay kolay iki insan birbirlerini böyle derin konularda ikna edebilmiş değildirler. Herkes kendi düşüncesinden memnundur. Gereksiz yere enerjimizi birbirimizle israf edemeyiz. Size tavsiyem bu konular açıldığında teşekkür edip susarak konunun dışında kalmanızdır. Ben öyle yapıyorum. En azından onun fikirlerinin derinleşmemesini sağlarsınız. Kendi psikolojiniz de bozulmamış olur. Şeytan bizi, birbirimizle tartışırken görmekten mutlu olur. Onu mutlu edecek işleri iyi niyetle bile olsa yapamayız. Tavsiyem budur: Tartışmayın. İzah etmeyin, eğri zannettiğinizi doğrultmaya çalışmayın. Bugüne kadar düzeltebilen olmadı, siz de düzeltemeyeceksiniz. İşinize bakın; işimiz vaktimizden çoktur.
Bizim şahsi kanaatimiz futbol ve onunla ilgili alanların meslek olarak icra edilmemesi yönündedir.