Fetva Meclisi
Soru
Çalıştığım yerde evli bir abi şu soruyu yöneltti; ben evliyim ve zina yaptım ama çok pişmanım ve tevbe etmek istiyorum. Ve bu durumu hanımıma söylediğim anda boşanma ihtimalimiz yüksek. Sadece tevbe mi etmeliyim yoksa hanımıma söylemek gerekiyor mu? Evli halde zina yapanın yapması gereken nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Dipdiri bir tevbe etmen ve o tevbeyi ölünceye kadar koruman yeterlidir. İbadetlerini yap ve Allah’a yakın olmaya bak. Bugün için senin yapacağın budur. Allah seni muhafaza buyursun.
Selamünaleyküm. Önce ve sonra, ta ölünceye kadar o büyük günahtan dolayı tevbe edeceksiniz. Tevbeniz de ciddi olacak, sözle değil, tavırlarınızla ispat edilecek. O kadınla evlenmeniz veya uzak kalmanız ayrı bir meseledir. Esasen, bir daha görüşmemeniz, asla yüzleşmemeniz gerekir. Evlenmek istiyorsanız da evlenmenizde sakınca yoktur, evlenin. O da tevbe etsin. Mü'mince bir hayat Kurun ve yaşayın.
Selamünaleyküm. Tevbe ettiğiniz günahlarınızı söylemeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. En büyük tevbe tekrar yapmamaya kararlı olmaktır. Tekrarına düşmekten ateşe düşmekten korkar gibi korkmalısınız. Bir de o illetin açtığı büyük çukuru iyiliklerle doldurmaya gayret edin.
Geçmiş rezilliğe tevbe etmeli. O tevbesini hayatı kadar değerli bilip korumalı. İbadetlerle geçmiş açığı kapatmaya çalışmalı. Evliliğini de daha güzel günlere doğru sürdürmeli.
Gerçek ve sonsuz bir tevbe yaparsan, tevbeni korursan Allah da seni mağfiret eder. Her şey senin tevbene ve tevbeni korumana bağlıdır. Tevbe et. Tevbeni koru. Gerisini Allah’ın rahmetine sal. O kadınla ve kimse ile de bunu asla konuşma. Kadından değil Rabbinden af dilemelisin. O insanla da ebediyen bağlantı kurma.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Şehidi değil şehitlik amellerini daha çok sevin.
Yapmamız gereken o kadar çok işimiz vardır ki, o işlerimizin arasında birbirimizin fikir farklılıklarına ayırabileceğimiz bir vakit limiti yoktur. Hiç yoktur. Bugüne kadar kolay kolay iki insan birbirlerini böyle derin konularda ikna edebilmiş değildirler. Herkes kendi düşüncesinden memnundur. Gereksiz yere enerjimizi birbirimizle israf edemeyiz. Size tavsiyem bu konular açıldığında teşekkür edip susarak konunun dışında kalmanızdır. Ben öyle yapıyorum. En azından onun fikirlerinin derinleşmemesini sağlarsınız. Kendi psikolojiniz de bozulmamış olur. Şeytan bizi, birbirimizle tartışırken görmekten mutlu olur. Onu mutlu edecek işleri iyi niyetle bile olsa yapamayız. Tavsiyem budur: Tartışmayın. İzah etmeyin, eğri zannettiğinizi doğrultmaya çalışmayın. Bugüne kadar düzeltebilen olmadı, siz de düzeltemeyeceksiniz. İşinize bakın; işimiz vaktimizden çoktur.
Çok geçmiş olsun. Allah Teâlâ eşinize de size de afiyetler ihsan etsin. Eşinizin kanaması ile alakalı durum ise şöyledir: - Eğer düşen cenin 4 aylıktan (120 günlükten) küçük ise gelen kanama istihazedir (özür kanı), nifas değildir. Kadın eski hayız takvimini hatırlıyorsa bu dönem de eski hayız takvimine rastlıyorsa gelen kanamayı hayız sayar. - 120 günlükten büyük ise yani organları oluşmaya başlamış ise gelen kanama nifastır. Nifas hükümünü göre amel edilir. Allah’a emanet olunuz.
Şahitlerin ve velinin bulunduğu bir ortamda nikâha dair soruları soran ve cevapları alan biri olarak kadının nikâh kıymasında sakınca olmaz. İslam devletindeki nikâhı resmen onaylayan kâdının makamında olacak bir noktada ise eğer nikâh kıyacak denen kadın, kadının nikâh kıymasının caiz olmayacağını söyleyen ulema vardır. Bu görüşe göre kâdının erkek olması gerekmektedir. Nikâh akdini kıymak da kâdı veya onun vekiline ait bir iş olacağına göre kadının o makamda bulunması caiz değildir, demişlerdir.
Müslüman, namaz ibadetinde farz namazlara öncelik vermelidir. Farz namazları eksiksiz kılmalıdır. Daha sonra da farzların öncesinde ve sonrasındaki nafilelere önem vermelidir. Ondan sonra da imkânı kadar teheccüd gibi nafilelere önem vermelidir. Teheccüd için şu kadar kere diye bir kayıt yoktur. Ne kadar yapabiliyorsa o kadar yapar Müslüman. Diğer farzları aksatmaya neden olacaksa teheccüdü hiç yapmamak daha iyidir. Ölçülü olmalı, ibadetler ve görevler birbirine ezdirilmemelidir.
Hayvanlara eziyet olacak şeyin yapılması dinin genel kurallarına aykırıdır. Hayvanlara eziyet etmeyi yasaklayan hadisi şerifler pek çoktur. Sadece eğitim amaçlı olarak yetiştirilen mesela polis köpeklerinin eğitimi için böyle bir çalışma gerekiyorsa o yapılabilir. Bunun dışındaki, insanların zevklerini tatmin için hayvanların dövüştürülmesi caiz olmaz.