Fetva Meclisi
Soru
Hocam, haftada iki kez, bazen de daha fazla teheccüt namazına kalkıyorum. İdeal bir Müslüman haftada kaç kere teheccüt namazı kılmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Bizim için teheccüd namazı NAFİLE bir ibadettir. Değeri pek yüksek olmakla beraber neticede nafile bir ibadettir. Peygamber aleyhisselamın durumunun ona ait olduğunu unutmayalım. Onun “bu bana ve size” niteliğindeki bir beyanı olmadığı sürece ona ait işleri ona mahsus görmeliyiz. Teheccüd namazı ağırlığı itibariyle önemli bir namazdır. Kim ne kadar kılarsa o kadar sevap kazanır. Şu kadar günde şu kadar diye bir belirleme yapmak doğru değildir. Günlük hayatı olumsuz etkilenmeyecek olanlar mesela ağır işlerde çalışmayanlar bu namazı ihmal etmemelidirler. Zira hiçbir zaman teheccüd namazını bir sabah namazı ile karşılaştıramayız bile. Farzlar ve üzerimizdeki haklar etkilenecekse teheccüdü daha rahat bir zamana erteleriz.
Gecenin üçte ikisi geçtikten sonra ya da imsak vaktine yaklaşık bir saat kalarak kalkılıp kılınan namaza teheccüd namazı adı verilir. Bu namaz farz değildir, nafile bir ibadettir ama nafile ibadetlerin en efdallerindendir. Salih kullar için adeta bir farz namaz gibi görülmüştür. Mü'min bu namazı sürekli kıldığında dünya ve ahiret kazancı bakımından büyük mesafeler kat eder biiznillah. Nefis terbiyesi açısından benzersizdir. Cennete girmek için uğraşan bir mü'min için farzlardan sonraki en efdal ibadetlerdendir. Tevbe etmek için, zikir için en uygun vakit o vakittir. Şükreden bir mü'min olmak için de teheccüd emsalsizdir. Bilhassa dua etmek için en uygun zaman olarak teheccüdden sonraki zaman görülebilir. İki rekât en azıdır. Sekiz rekâta kadar kılınabilir.
Teheccüd namazı için uyuma şartı yoktur; fazileti vardır. Fazileti de gece olması dolayısıyladır. Sahur için kalktığınızda da teheccüd kılabilirsiniz. Bir taşla iki kuş vurmak bu olsa gerek.
Sadece farzları, namazın hakkını vererek kılan namaz kılmış olur. Harama girmez. Ancak bu tutumun yarın farzları da unutmaya götürmeyeceğini kimse garanti edemez. En azından bunu bir eksiklik olarak görmelisin. Kılmamayı bir kanun durumuna getirme. Ara sıra da olsa kıl. Sünnet dediğin senin Peygamber aleyhisselamın şefaatine uzanan yolundur. Cumanın iki rekât farzı için de bu kural geçerlidir.
Namaz cennet vesilemiz ve cennet umudumuzdur. Ruhlarımızın gıdasıdır namaz. Farz namaz, hiçbir şekilde taviz verilemez bir konudur. Farz ve vaciplerin dışındaki namazlar ise nafiledir. Farz namazların öncesinde ve sonrasında kılınanların dışında nafile namaz olarak tavsiye edilen pek çok namaz çeşidi vardır. En önemlilerinden olarak şu namazları kaydedebiliriz: Tahıyyetü’l-mescid namazı: Bir camiye girildiğinde kılınan camiyi selamlama namazıdır. İki rekât kılınır. Teheccüd namazı: Gecenin üçte ikisi geçtikten sonra kılınan namazdır. Farz namazlardan sonra en sevaplı namazdır. İki rekâttan on iki rekâta kadar kılınabilir. Kuşluk namazı: Güneş yükselmeye başladıktan sonra öğlen vaktine kırk dakika kalana kadar kılınan bir namazdır. İki ile on iki rekât arasında kılınabilir. Evvâbîn namazı: Akşam namazından sonra kılınan altı rekâtlık bir namazdır. Bunların dışında da nafile olarak kılınabilecek namazlar vardır. Farzların hakkını vermeyi en önemli hedef görmeli, ondan sonra da namazlara bitişik olan nafileleri, ardından da bu ve benzeri nafileleri kılmaya çalışılması güzel olandır. Nitekim nafilelerin tamamı bizim için bir sevap kaynağıdır. Bu konuda da pek çok hadis-i şerif vardır. Efendimiz aleyhisselam her fırsatta ashabına nafile namazı tavsiye etmiştir. Fakat bahsettiğiniz şekilde insanın kılları ile ilişkilendirilerek ifade edilen bir bilgiye rastlamadım. Rabbimiz bizleri de bol secde eden mü’minlerden eylesin inşallah. Allah’a emanet olun.
Teheccüd namazının vakti, imsak saatinin öncesidir. O saatte kılındığında teheccüd kılınmış olur. Uyuduktan sonra kalkıp kılmayı ise onun bir fazileti olarak görmeliyiz. Uyunmamış olsa bile kılınabilir. Kılınmalıdır da.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İstanbul/Sakarya arası 150 km civarındadır. Seferilik için gereken mesafeden uzundur. Dolayısıyla seferilikle alakalı hükümler birkaç saatlik için bile olsa bu mesafede geçerlidir.
Çok geçmiş olsun. Allah Teâlâ eşinize de size de afiyetler ihsan etsin. Eşinizin kanaması ile alakalı durum ise şöyledir: - Eğer düşen cenin 4 aylıktan (120 günlükten) küçük ise gelen kanama istihazedir (özür kanı), nifas değildir. Kadın eski hayız takvimini hatırlıyorsa bu dönem de eski hayız takvimine rastlıyorsa gelen kanamayı hayız sayar. - 120 günlükten büyük ise yani organları oluşmaya başlamış ise gelen kanama nifastır. Nifas hükümünü göre amel edilir. Allah’a emanet olunuz.
Tevbe etmek ve tevbesini canı gibi korumak, ebediyyen bir daha o rezalete dönmemek; yapması gereken budur! Tevbe ve tevbe!
Şehidi değil şehitlik amellerini daha çok sevin.
Bizim şahsi kanaatimiz futbol ve onunla ilgili alanların meslek olarak icra edilmemesi yönündedir.
Yapmamız gereken o kadar çok işimiz vardır ki, o işlerimizin arasında birbirimizin fikir farklılıklarına ayırabileceğimiz bir vakit limiti yoktur. Hiç yoktur. Bugüne kadar kolay kolay iki insan birbirlerini böyle derin konularda ikna edebilmiş değildirler. Herkes kendi düşüncesinden memnundur. Gereksiz yere enerjimizi birbirimizle israf edemeyiz. Size tavsiyem bu konular açıldığında teşekkür edip susarak konunun dışında kalmanızdır. Ben öyle yapıyorum. En azından onun fikirlerinin derinleşmemesini sağlarsınız. Kendi psikolojiniz de bozulmamış olur. Şeytan bizi, birbirimizle tartışırken görmekten mutlu olur. Onu mutlu edecek işleri iyi niyetle bile olsa yapamayız. Tavsiyem budur: Tartışmayın. İzah etmeyin, eğri zannettiğinizi doğrultmaya çalışmayın. Bugüne kadar düzeltebilen olmadı, siz de düzeltemeyeceksiniz. İşinize bakın; işimiz vaktimizden çoktur.