Fetva Meclisi
Soru
Bazı sohbetlerde “sağdan, sağ elle” gibi sünnetler duyuyoruz. Özellikle sağ eli kullanma veya sağdan yapma gibi kural nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ insanı ona kulluk etsin diye yarattı. Kulluk için de hayatını nasıl yaşaması gerektiğini öğretecek peygamberler gönderdi, kitaplar indirdi. Şu pencereden bakıldığında insanın her eylemi, her sözü muhakkak onu “kazandıran veya kaybettiren” bir nitelik taşımaktadır. Başka bir ifade ile insanın kâr veya zarar etmeyeceği hiçbir işi yoktur. TEYAMÜN bu çerçevede insanın emek ilavesi yapmadan kazancını artırmaya yönelik işleri arasındadır. Sözlük anlamı olarak bir işi sağdan başlamak, sağ ile yapmak olan teyamün, temiz, hayırlı ve mübarek olan işleri sağ ile ve sağdan yapmaya verilen bir isimdir. Böyle bir sünnet vardır. Ashab-ı Kiramdan nakledilenlere bakıldığında Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin böyle bir sünnet gözettiği ve ona yönlendirdiği görülmektedir. Örnek olarak camiye girerken sağ ayakla girilir çıkarken de sol ayakla çıkılır. Tuvalete girerken ise sol ayakla girilir ve sağ ayakla çıkılır. Böyle bir uygulama sünnettir. Sağ ile yapılması sünnet işlere örnek olarak şunları zikredebiliriz: Abdestte yıkamaya sağ taraftan başlanması, elbise giyerken önce sağ tarafı giymek, Burun temizliği için su kullanırken sağ eli, temizlerken sol eli kullanmak, Ayakkabı ve benzeri şeyleri giyerken önce sağı giymek çıkarırken de önce solu çıkarmak, Bir kişi imamın arkasında saf tutarken imamın sağında saf tutmak, Namazda el bağlarken sağ eli sol elin üstüne koymak, Cami, ev, medrese gibi mübarek kabul edilen yerlere sağ ayakla girip sol ayakla çıkmak, Tuvalet ve benzeri yerlere de sol ayakla girip sağ ayakla çıkmak, Tırnak temizliğine önce sağ elden ve sağ parmaktan başlamak, İçecek dağıtılırken bir mecliste önce sağ taraftakinden başlamak sünnettir. Bu tür sünnetlerin terki ise mekruh kabul edilmiştir.
Selamünaleyküm. Bir kere, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin Sünnet’ini ‘bir nedenden ötürü yapmak zafiyet göstergesidir. Müslüman, iman ettiği zaman teslim olduğunu göstermiş kimsedir. Bu nedenle gerekçe aramak bizim için gerekli değildir. Bunu her konu için kullanabiliriz. Sağ taraf meselesine gelince, bu hususta şunları zikredebiliriz: Kur'an’ımız, ahiret alemine ait meseleleri zikrederken ‘sağcılar’ ve ‘solcular’ gibi bir ifade kullanmaktadır. Bu ifadede, iyi insanları sağ, kötü insanları da sol temsil eder. Burada bir sağa kayış işareti görebiliriz. Bunun bağlantılısı bir mesele olarak temiz ve güzel işleri sağ elle yapma, kirli işleri de sol elle yapma ilkesi konmuştur. Allah’a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Temiz işler için sağ eli kullanmak sünnet’tir. Kişinin sağ elinde bir çeşit beceriksizlik de bulunabilir. Bu durumda sol eli kullanması caiz olur. Kasten, Sünnet'i hafif görmekten kaynaklanmadıkça sol el ile iş yapmanın sakıncası yoktur.
Secdeye inişte önce dizlerin, sonra ellerin konması; kalkarken de eller ve dizler şeklinde başlanması Sünnet'tir. Özrü olanlar için ise nasıl yapabileceklerse öyle yapmaları caizdir. Önce ellerin konduğu şeklinde de rivayet vardır. Bu da her iki türlü de yapılabileceğini göstermektedir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Abdestle veya başka bir dini hükümle ilgili şu kuralı iyi bilmeliyiz: İbadetler, Kur'an ve Sünnet'e göre yapılmaktadır. Bazı şartlar Kur'an'la beraber Sünnet'te de geçebilmektedir. Allah'a emanet olun.
Biiznillah namazlarınızda sakınca yoktur. Bundan sonrasını da aslına uygun yaptığınıza göre mesele kalmamıştır. Allah kabul buyursun.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ hastanıza afiyet size sabırlar ihsan etsin. Bilginiz eksik bir bilgidir, doğrusu şu şekildedir: Suyun bulunduğu yerde teyemmüm olmaz ama suyu kullanması mümkün olmayan mesela bir hasta teyemmüm eder. Çünkü su, sizin hastanız için yok durumundadır. Hastanızı teyemmüm ettirin, namaz kaçırmasın. Allah’a emanet olun.
Böyle bir engelleme abdest yerine teyemmüm için geçerli bir mazeret olmaz. Müslüman’ın namazı ve ona bağlantılı olarak da abdesti hayatıdır. Onu engelleyen bir iş onun işi olmamalıdır. Bu hususta esnek davranmayınız, hakkınızı arayın. Artık dünyanın neredeyse hiçbir yerinde ibadetin engellenir durumu kalmamıştır. İstisnai noktalar vardır ama orada zaten insanlık açısından büyük bir uçurum bulunmaktadır. Özellikle sizi kabahatli duruma düşürebilecek kirletme, zaman kaybı ve israf gibi hatalar yapmayın. Buna rağmen abdestinizi engelleyen bir iş yerinde kendinizi esir görmeyin. Rızkınızı farklı bir yerde arayın.
Uyku, Allah’ın nimetlerinden büyük bir nimettir. Bütün nimetler gibi onun da en güzel şekilde değerlendirilmesi gerekir. Uykunun zamanı gecedir. Geceyi Allah Teâlâ uyumak için yaratmıştır. Tabii olan insanın gece uyumasıdır. Geceyi bu maksat dışında kullanmak için olağan dışı sebepler olmalıdır. Bu durumda eşinizin doktora görünmesi faydalı olur zannederiz. İnsanın bedenini ayakta tutacak ve ibadetlerini yapabilecek kadar uyuması farzdır. Bu da büyük oranda gece gerçekleşir. Diğer zamanlarda istirahat için bir miktar uyumak ise mübahtır. Uyku kesinlikle “derin” denecek düzeye gelecek şekilde ayarlanmalıdır. Ağaç üstünde karganın uyuduğu gibi uyumak insan için yeterli olmaz. Bu nedenle âlimlerimiz uyku için bir edep çizgisi belirlemişlerdir: Yatsı namazından hemen sonra erkence yatıp sabah namazına erkence kalkmak, Abdest alıp uyumak, Yüzüstü yatıp uyumamak, Belli zikirleri ve okumaları yapıp uyumak gibi edeplere dikkat edilmelidir. Uyku hemen hemen hayatımızın üçte birini işgal etmektedir. Uykuyu basite alamayız. Uyku fıtratımızda vardır. Akli melekemizin gelişmesi, bedenimizin sağlıklı olması gibi ince ayarlarımızla uykunun ciddi bağlantısı vardır. Uykudaki sarsıntının ilk etkileyeceği noktalardan biri namaz noktasıdır. Buna dikkat edilmelidir.
Dediğiniz şekilde bir necis kalma olmaz ama bu kadar imkânlar ve nimetler içinde bu tercihiniz iyi bir tercih kabul edilmez. Bezlerle uğraşacak yerde kendinize ibadet ve diğer işleriniz için vakit ve enerji ayırsanız daha iyi olur.
Kızım, Allah Teâlâ sana afiyetler versin, derdine çare ihsan etsin. Geçmiş olsun. Bu durumda senin sıkıntı hissetmene gerek yoktur. Sana fıkıh ilminde ÖZÜR SAHİBİ denir. Sen özür sahibisin. Şöyle yapacaksın: Her ezan okunduğunda abdest alacaksın. Bir dahaki ezana kadar başka bir nedenle abdestin bozulmadıkça idrar kaçırsan da sen abdestli sayılırsın. Kılabildiğin kadar namaz kıl ve bütün ibadetleri yap. Şimdiki modern imkânlarla idrar sızmasını önlemek mümkün oluyor. O imkânlardan biri ile kendini koru. İnsanlara bir zararın olmaz. Hiçbir şekilde de vebale girmezsin biiznillah. Namazları cem etmene gerek yoktur, etmen de doğru olmaz. Tekrar geçmiş olsun.
Tıbben hamileliğinizde bir hastalık, düşük gibi bir durum yoksa Hanefi mezhebine göre gelen kanamayı özür/istihaze kabul etmeniz gerekmektedir. Tıbben de kadının hamilelik döneminde kanama görmesi normal görülmediği gibi adet olarak da kabul edilmemektedir. Hamilelik döneminde bir kere dahi olsa gelen kanama Hanefi mezhebine göre hareket eden bir kadın için hastalık kanaması yani istihaze olmuş olur. Bu durumda kanama gelmeye devam ederken engelleyebiliyorsa tampon gibi dezenfekte edilmiş bir malzeme ile kanamayı engelleyerek namazını kılması, engelleyemiyorsa kanama devam ederken her namaz vakti yeni bir abdestle namazını eda etmesi gerekmektedir.