Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yeni hamileyim. Sürekli olan 2 gün kanamam vardı. Şimdi aralıklı lekelenmelerim var. Düşük tehlikem var yani hareket kısıtlamam var. Namaz kılamıyorum, bu yüzden içim hiç rahat değil. Ben bu durumda özürlü mü sayılırım? Özürlüysem namazı oturarak kılmam doğru mu? Kılamadıklarımı kaza etmeli miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Tıbben hamileliğinizde bir hastalık, düşük gibi bir durum yoksa Hanefi mezhebine göre gelen kanamayı özür/istihaze kabul etmeniz gerekmektedir. Tıbben de kadının hamilelik döneminde kanama görmesi normal görülmediği gibi adet olarak da kabul edilmemektedir. Hamilelik döneminde bir kere dahi olsa gelen kanama Hanefi mezhebine göre hareket eden bir kadın için hastalık kanaması yani istihaze olmuş olur. Bu durumda kanama gelmeye devam ederken engelleyebiliyorsa tampon gibi dezenfekte edilmiş bir malzeme ile kanamayı engelleyerek namazını kılması, engelleyemiyorsa kanama devam ederken her namaz vakti yeni bir abdestle namazını eda etmesi gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Hanefi fukahasına göre, hamilelik süresince gelen kan aybaşı kanı olmaz. Özür kanı gibi kabul edilir. Çocuk alınmadıkça da hamilelik devam ediyor demektir.
Namazın rükünlerinden herhangi birinin mazeretsiz olarak terk edilmesi halinde namaz sahih olmaz. Ancak dinimizde sorumluluklar, kulun gücüne göre belirlenmiş (el-Bakara, 2/286), gücü aşan veya ağır meşakkat oluşturan durumlar için kolaylaştırma yoluna gidilmiştir. (el-Bakara, 2/185) Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) nasıl namaz kılacağını soran hasta bir sahabîye “Namazını ayakta kıl. Eğer gücün yetmezse oturarak, buna da gücün yetmezse yan üzere yatarak kıl.” (Buhârî, Taksîru’s-salât, 19 [1117]) buyurmuştur. Hamile kadınlar özellikle farz namazlarını aslî şekliyle kılmaya çalışmalıdır. Zira nafile namazların oturularak kılınması caiz olsa da farz namazların, geçerli bir mazeret olmadığı sürece oturarak kılınması caiz değildir. Ancak hamile bir kadının, namazı aslî şekliyle kılması, zorluk ve meşakkate sebep oluyor ya da bebek için risk oluşturuyorsa farz namazlarını da yere veya sandalyeye oturarak îmâ ile kılması caiz olur. ((Detay için bk. "Ayakta duramayan veya secde yapamayan kişi namazını nasıl kılar?" başlıklı Kurul Kararı – 2026/10)
Hanefi mezhebi fukahası, hamile kadının aybaşı olmayacağını kabul etmişlerdir. Sizden gelen özür kanı hükmündedir. Özürlü gibi davranacaksınız yani her vakit abdest alıp namaz kılacaksınız. Hayatınızın gerisinde de bir değişiklik olmayacak zaten.
Selamünaleyküm. Sizden gelen kan, normal aybaşı kanı gibi ise o kanla beraber ay başınız başlamış olacaktır. On beş günden az bir sürede olursa bu, ON BEŞİNCİ GÜNE KADAR GELMEMİŞ GİBİ SAYARSINIZ. O kandan itibaren on gün geçince de temizlenmiş sayın kendinizi. Ondan sonraki günleri özürlü kabul edersiniz. Bu durumda iki gün kaza etmeniz gerekiyor. Geçmiş olsun.
Aleykümselam. Yine oturarak kılabilirsiniz. Allah kabul etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Din olarak veya insan olarak kimsenin hakkına tecavüz etmeyen biri olmanız gerekir. Yarın boşayacağınız bir kadınla evlenmeniz hiç anlamlı değil; hemen delikanlıca 'yok' deyin.
Aleykümselam. Her ilim hangisi olursa olsun, bir sapıtma ve kayma nedeni olabilir. Tefsir de olsa hadis de olsa durum budur. Önemli olan o ilimle meşgul olanın ihlası ve gayretidir. İyi bir hocanın denetiminde olduktan sonra kelam ilmi de ilimdir, onun ehli de âlim olabilir. Yalnız sizde vesveseye kayan bir tehlike olup olmadığına dikkat edin. Kimseden 'dua bile istememek' sıkıntılı bir ifadedir.
Selamünaleyküm. Namaz dinimizin direğidir, namazdan elbette taviz veremeyiz. Kendimiz, eşlerimiz, çocuklarımız açısından bakışımız böyle olmalıdır. Eşinizi namaza davette ısrardan vazgeçmeyin. Önce namazı oluşturacak alt yapıdan başlayın. Mesela bir iki ay evden çıkarken abdest alıp çıkmasını rica edin. Bir zaman sonra yatarken de abdest almasını rica edin. Başka bir zaman da çocuklardan birini bir camiye götürmesini rica edin. Bu tür uygulamalar bin zaman sonra namaza da ısınmasını sağlayacaktır. Yalnız sakın kendinizi savcı yerine koyarak konuşmayın, işi uzatırsınız. Sabredin, yılmayın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Mü’min olmayan veya alenen haramlar işleyen ya da size açık zulümler yapan bir eşiniz varsa ayrılmanın yollarına girebilirsiniz. Bunun dışındaki bir durum için ise sabretmelisiniz. Aceleci kararlar ileride sizi üzer. Sabırlı olmaya çalışın, her şeye rağmen eşinizle aranızdaki mesafe derinleşmesin. Tatlı diliniz, güzel davranışlarınız, alttan almanız size Darulerkam'ı getirecektir inşaallah.
Aleykümselam. Kârı sabit bir ortaklık kâr ortaklığı değil faizli işlemdir. Şöyle yapmalısınız: Yüz bin lira ile size ortak olsun. Onun yüz bin lirasını sizin sermayeniz veya iş gücünüzün bir oranına tekabul ettirin. Yani onun parası sizin gücünüzün mesela yüzde üçü olsun. Bir ay sonra kâr ederseniz kârın yüzde üçünü ona verin. Zarar ederseniz de yüzde üç o da zarar etmiş olsun. Tam helal olarak böyle yapabilirsiniz. Onu davet edin yeniden akit yapın aranızda.
Aleykümselam. Hemşire bir bayanla evlenmenin bir sakıncası yoktur. Hemşirelik değerli bir meslektir. Siz ise şimdiden zihninizi rahatsız eden bir evliliği düşünmemelisiniz.