Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleyküm. Hocam ben toptan aksesuar işi yapıyorum. Bu iş çok sermaye isteyen bir iş. Benim imkânım da bu sermayeye tam olarak yetmiyordu. Bir arkadaşımdan bu işlerimi büyütmem için bana sermaye ortağı olmasını talep ettim. Kendisinden 100 bin TL aldım ve bu sermaye karşılığında ona aylık 1500 TL kar veriyorum. Aslına bakarsanız yüz de vermek istiyorum ama bizim işlerin karışık olması ve sayımı imkansız gibi bir durum var. Şimdi bu aldığım para içimde şüpheler oluşturuyor; faizle para almışım gibi. Ama kendi aramızda akit düzenledik, kar ortağıdır diye sözleşme düzenledik. Bu alınan paranın hükmü nedir hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Kuyumcunun işine ortak olunabilir. Altını sermaye olarak verip birisi ile iş ortaklığı da yapılabilir ama her iki durumda da kâra ve zarara ortak olmak gerekir. Sadece kâra ortak olma şeklinde veya maaş gibi bir kâr alma şeklinde ortaklık caiz değildir.
Kâr ve zarar üzerine kurulu bir ortaklık caiz olur. Sizin anlaşmanızda verdiğiniz para karşılığı her ay size net bir kâr veriyorsa bu, sizin paranızı kiraya verdiğinizi gösterir ki, bankaların da yaptığı iş budur. Yani bu bir faizdir. Anlaşmanızı değiştirip, onun işinde hangi orana tekabül ediyorsa o oranda ona ortak olarak çalışın. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bu helal bir ticaret değildir. Size verdiği paraya bir oran belirleyerek ortak olun. Kâr ederseniz kâra zarar ederseniz zarara payı kadar katlansın.
Sermayeyi garanti eden bir ortaklık caiz olmaz. Arkadaşınız sizin paranızı hissenize ne kadar düşüyorsa o kadarı ile çalıştırsın. Kâr edince hisseniz kadar kâr, zarar edince de hisseniz kadar zarar etmiş olacaksınız. Ortaklığın böylesi caizdir. Sizin sermayenizin garantide olduğu ortaklık caiz olmaz.
Selamünaleyküm. Buradaki işletme mantığını bilmediğimiz için cevap veremiyoruz. Eğer yapılan çalışma sonunda sizin paranız garanti ediliyor ve siz, zarara da ortak olmuyorsanız, size verilen faizdir. Kâr ve zarara ortak iseniz sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Sermayesi garantili bir ortaklık olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Öncelikle geçmiş olsun, Allah Teâlâ beterinden muhafaza buyursun deriz size. Bu sistemdeki hiçbir ceza o kişiyi temizleyebilecek bir ceza değildir. Siz elinizden gelen o olduğu için onu mahkemeye havale edin. Yoksa suçunun cezasını çekeceği bir yer olarak görmeyin o işlemleri. Sizinle asıl mahkemede buluşacak bir gün. İnşaallah o zamana kadar nasuh bir tevbe ile tevbe eder ve kurtulur. Yalnız şunu da biliniz: Erkek görevlinin bulunduğu bir etüt merkezine kızınızı gönderdi iseniz bu işte sizin de vebaliniz vardır. On yaşında bir kızı erkek öğretmenin önüne koymanızda mecburiyet yoktu. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Namaz dinimizin direğidir, namazdan elbette taviz veremeyiz. Kendimiz, eşlerimiz, çocuklarımız açısından bakışımız böyle olmalıdır. Eşinizi namaza davette ısrardan vazgeçmeyin. Önce namazı oluşturacak alt yapıdan başlayın. Mesela bir iki ay evden çıkarken abdest alıp çıkmasını rica edin. Bir zaman sonra yatarken de abdest almasını rica edin. Başka bir zaman da çocuklardan birini bir camiye götürmesini rica edin. Bu tür uygulamalar bin zaman sonra namaza da ısınmasını sağlayacaktır. Yalnız sakın kendinizi savcı yerine koyarak konuşmayın, işi uzatırsınız. Sabredin, yılmayın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Her ilim hangisi olursa olsun, bir sapıtma ve kayma nedeni olabilir. Tefsir de olsa hadis de olsa durum budur. Önemli olan o ilimle meşgul olanın ihlası ve gayretidir. İyi bir hocanın denetiminde olduktan sonra kelam ilmi de ilimdir, onun ehli de âlim olabilir. Yalnız sizde vesveseye kayan bir tehlike olup olmadığına dikkat edin. Kimseden 'dua bile istememek' sıkıntılı bir ifadedir.
Selamünaleyküm. Eğer hamileliğinizde bir sorun yoksa yani kesin hamile iseniz gördüğünüz kanı özür kanı kabul etmenizi tavsiye ederiz. Özür kanı olması demek, her namaz vakti abdest alıp namazınızı kılmanız demektir. Namazları bırakmayın sakın. Oturduğunuz yerde hareket etmeden de hasta gibi kılabilirsiniz namazınızı. Sadece farzları kılsanız da olur. Kılamadıklarınızı da kaza etmelisiniz daha sonra. (Şöyle bir ayrıntıyı da bilmenizde yarar vardır: Bu konuda bazı âlimler gördüğünüz kanın aybaşı kanı olabileceğini de söylemişlerdir. Biz sizin durumunuzu gördüğünüzün aybaşı kanı olarak kabul edilmeyeceği bilakis özürlü durum sayılacağı görüşüne göre size nakil yaptık.) Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Din olarak veya insan olarak kimsenin hakkına tecavüz etmeyen biri olmanız gerekir. Yarın boşayacağınız bir kadınla evlenmeniz hiç anlamlı değil; hemen delikanlıca 'yok' deyin.
Selamünaleyküm. Eşinizle açık ve kesin bir konuşma yapın. Çalışmamanız konusunda diretecekse yol varken geri dönmelisiniz. Bu sorun aranızda büyür ve sizi de onu da perişan eder. Erkenden netleştirin durumu. Kreşte çalışmanız mümkündür ve dinen sakıncası genellikle olmaz. Erkenden konuşun, anlaşın ve bu anlaşmanıza aile büyüklerinizi şahit tutun.