Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim namazlarını kılmıyor artık, nasıl yardım edebilirim ona? Güzellikle söylüyorum olmuyor, kızıyorum tehdit ediyorum yine olmuyor, hiçbir şey söylemiyorum hiç olmuyor, günler aylar seneler geçiyor ancak bana teşekkür ediyor söylediğim için ve inşallah deyip başlamadan devam ediyor hayatına. Çok üzülüyorum, dayanamıyorum. 4 çocuğumuz var ve bu yavruları iyi müslümanlar olmaları için eşime ve ibadetli bir hayata ihtiyacım var, yoruldum artık. Bana yardım eder misiniz hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Eşiniz ve siz bir aile danışmanına gitmelisiniz. Eşiniz de bir insan olarak hata ettiğini anlamayabilir. Ola ki nasihat ona etki eder. Umudunuzu kesmeyin. Düzelebileceği ve eli açık duruma gelebileceği umudu ile sabredin, nasihat edin, çevresinin daha güzel insanlardan olması için uğraşın. Bir de işi inatlaşmaya kaydırmamak için dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
Anladım bacı, eşinizi anladım. Evet, sıkıntılı bir eş ama atılacak ve yok kabul edilecek biri değil anlaşılan. Bir kere de olsa seccadenin başına geçmesi bile büyük bir nimet. Siz eşinizi düzeltemezsiniz. Yapacağınız şey şudur: Onun bu yönlerini görmeyin, duymayın, ilgilenmeyin. Siz ondan sorumlu değilsiniz zaten. Aile içi huzurunuza bakın. Biraz daha yaşlanınca inşaallah daha iyi ve daha faydalı olur. Allah yardımcınız olsun.
Eşinizi de ikna etme projeleri üretmeyin. Siz kendi dönüşümüz için Allah'a şükredin. Dininizi yaşamaya bakın. Eşiniz için dua edin. Sabredin. Tartışmaya yanaşmayın, o tartışacak olursa konuyu dağıtın. Tartışırsanız onu kendinizden ve inandığınız şeyden itersiniz. Sabrederseniz o da kendiliğinden aynı yöne yönelir biiznillah. Öncelikle ilmihal okuyun, öğrenin. Bir de kendinize iman kardeşleri bulun. Sadece mümin olduğunuz için beraber olacağınız üç arkadaş size yeter. Ama vakıf, tarikat, grup değil iman beraberliği yetmeli size. Allah size yardım etsin.
Selamünaleyküm. Kesinlikle onu ihmal etmeyin, bildiğinizi öğretin, bilemediğinizi de beraber öğreneceğiniz birine gidin. Onun geçmişine bakmayın, geleceğine bakın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Sağlığımızın iniş çıkışları olduğu gibi ibadet hayatımızın da iniş çıkışları olabilir. Allah Teâlâ hepimizi iman ve ibadet ehli olarak bu hayatı bitirebilenlerdin kılsın. Eşinizi geçici bir sorun yaşıyor olarak kabul edin, daha rahat çözersiniz sorunu. Bıktıracak tarzı da seçmeyin. Her gün aynı tepkilerle karşısına çıkmayın. Ara ara ve farklı diller kullanın. Onun durumun çocuğunuza yansıtmayın. Adı kirlenmesin. İç sesler genellikle boş vakitten ve gereksiz işlerle meşguliyetten kaynaklanır. Dolu dolu bir hayat yaşayın. Daha kaliteli işler üretin. Kur'an okumayı ve zikir yapmayı ihmal etmeyin.
Allah yardımcınız olsun, işinizi kolay etsin. Çocukların yirmi beş yaşlarına kadar çıkarabilecekleri sorunlardan biridir bu sorun. Önünüzde iki seçenek var: Ya çocuğunuzu tavizsiz, bildiğiniz doğrunun gereği üzere namazla buluşturacaksanız ya da siz esneterek ve bu durumu görmüyor gibi yaparak sonunda namaz ehli olması için uğraşacaksınız. Birincisinin sonucunu zikretmek bile istemem; çocuğu temelden kaybedebilirsiniz. Ne namaz kalır ne kendisi, maazallah. İkinci yöntemi muhakkak uygulayın: - Sık sık olmamak kaydıyla namazı hatırlatın. Kılmadığında üzerine gitmeyin. - Sadece namaz konuşan bir anne baba asla olmayın. Konular renklenip dursun; en az boya çeşitleri kadar... - Her şeye ve her sonuca rağmen asla cezalandırmaya gitmeyin. Yüzüne yüzüne kınamayın onu. Kardeşi veya kuzeni ile sakın kıyaslama yapmayın. - Yaptığı diğer güzel işleri övün, ödüllendirin. (Bu nokta çok mühim, bunu unutmayasınız.) - Çocuğunuzun namazlı emsalleri ile buluşmasını sağlayın. Haftada bir bile olsa ona yakın yaşlardaki arkadaşları ile namazlı ortamlarda buluşsun. Bunun etkisi sizin nasihatinizden fazla olur. - Tabii ki duanın ne kadar önemli olduğunu söylemiyorum bile... - Eşinizle nöbetleşe yürütün bu projeyi. Mesela bir hafta siz, iki hafta eşiniz şeklinde olsun. Biiznillah sonunda namaz ehli bir çocuk göreceksiniz. Ama yirmi beş yaşı uç sınırdır bunu unutmayasınız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Her ilim hangisi olursa olsun, bir sapıtma ve kayma nedeni olabilir. Tefsir de olsa hadis de olsa durum budur. Önemli olan o ilimle meşgul olanın ihlası ve gayretidir. İyi bir hocanın denetiminde olduktan sonra kelam ilmi de ilimdir, onun ehli de âlim olabilir. Yalnız sizde vesveseye kayan bir tehlike olup olmadığına dikkat edin. Kimseden 'dua bile istememek' sıkıntılı bir ifadedir.
Selamünaleyküm. Eğer hamileliğinizde bir sorun yoksa yani kesin hamile iseniz gördüğünüz kanı özür kanı kabul etmenizi tavsiye ederiz. Özür kanı olması demek, her namaz vakti abdest alıp namazınızı kılmanız demektir. Namazları bırakmayın sakın. Oturduğunuz yerde hareket etmeden de hasta gibi kılabilirsiniz namazınızı. Sadece farzları kılsanız da olur. Kılamadıklarınızı da kaza etmelisiniz daha sonra. (Şöyle bir ayrıntıyı da bilmenizde yarar vardır: Bu konuda bazı âlimler gördüğünüz kanın aybaşı kanı olabileceğini de söylemişlerdir. Biz sizin durumunuzu gördüğünüzün aybaşı kanı olarak kabul edilmeyeceği bilakis özürlü durum sayılacağı görüşüne göre size nakil yaptık.) Geçmiş olsun.
Aleykümselam. Kârı sabit bir ortaklık kâr ortaklığı değil faizli işlemdir. Şöyle yapmalısınız: Yüz bin lira ile size ortak olsun. Onun yüz bin lirasını sizin sermayeniz veya iş gücünüzün bir oranına tekabul ettirin. Yani onun parası sizin gücünüzün mesela yüzde üçü olsun. Bir ay sonra kâr ederseniz kârın yüzde üçünü ona verin. Zarar ederseniz de yüzde üç o da zarar etmiş olsun. Tam helal olarak böyle yapabilirsiniz. Onu davet edin yeniden akit yapın aranızda.
Selamünaleyküm. Din olarak veya insan olarak kimsenin hakkına tecavüz etmeyen biri olmanız gerekir. Yarın boşayacağınız bir kadınla evlenmeniz hiç anlamlı değil; hemen delikanlıca 'yok' deyin.
Aleykümselam. Öncelikle geçmiş olsun, Allah Teâlâ beterinden muhafaza buyursun deriz size. Bu sistemdeki hiçbir ceza o kişiyi temizleyebilecek bir ceza değildir. Siz elinizden gelen o olduğu için onu mahkemeye havale edin. Yoksa suçunun cezasını çekeceği bir yer olarak görmeyin o işlemleri. Sizinle asıl mahkemede buluşacak bir gün. İnşaallah o zamana kadar nasuh bir tevbe ile tevbe eder ve kurtulur. Yalnız şunu da biliniz: Erkek görevlinin bulunduğu bir etüt merkezine kızınızı gönderdi iseniz bu işte sizin de vebaliniz vardır. On yaşında bir kızı erkek öğretmenin önüne koymanızda mecburiyet yoktu. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Mü’min olmayan veya alenen haramlar işleyen ya da size açık zulümler yapan bir eşiniz varsa ayrılmanın yollarına girebilirsiniz. Bunun dışındaki bir durum için ise sabretmelisiniz. Aceleci kararlar ileride sizi üzer. Sabırlı olmaya çalışın, her şeye rağmen eşinizle aranızdaki mesafe derinleşmesin. Tatlı diliniz, güzel davranışlarınız, alttan almanız size Darulerkam'ı getirecektir inşaallah.