Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben evli bir kadınım, bir çocuğum var ve eşimle ilgili sorunlar yaşıyorum. Eşim namaz kılmıyor ve İslamiyet'i yaşamıyor. Kendi çabalarımla Kur’an öğrendim, hadisleri çalışıp evimde uygulamaya çalışıyorum fakat eşim, benim bu konuda aşırıya gittiğimi düşünüyor ve beni bunaltıyor. Evde nasıl davranmam gerektiği konusunda yardımınıza ihtiyacım var. Bu konuda ne yapmalıyım? Ayrıca sürekli yapabileceğim bir şey öğretmenizi rica ediyorum. Allah sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah size sabırlar versin. Müslüman ahlakınızla davranmaya devam edin. Böyle yaptıkça hem dünyada hem de ahirette kazanan siz olacaksınız. Onlar vebale girecek ve siz bunun karşılığını Allah'tan muhakkak alacaksınız. Duymayın o sözleri. Eşinizle mutlu olmaya bakın. Daha çok dua edin. Allah'tan afiyet isteyin. Dünya böyledir. Sabreden kazanır. Kur'an ile meşguliyetinizi artırın. Çokça okuyun. Okuyamadığınız zaman dinleyin. Çocuklarınız varsa onlarla daha fazla vakit geçirin. Tıkandığınız yerde eşinizle beraber bir büyükten nasihat isteyin. Allah sizleri fitnelerden korusun.
Selamünaleyküm. Bu durum geçici olabilir. Çevrenizdeki bir ders halkasına katılmaya çalışın, size katkısı olur. Bir de şuna dikkat edin: Allah Teâlâ hereksi bir iş için yaratmıştır; kiminin sanat kabiliyeti üstündür, kiminin söz kabiliyeti, kiminin de el becerisi... Hepimiz bir iş için yaratıldık. Bir zaman sonra siz de, ne için yaratıldı iseniz onu bulacaksınız, o zaman rahat edeceksiniz inşallah.
Selamünaleyküm. Günahlar hastalık gibidir, tedavisi uzun sürebilir. Eşinizi de hasta kabul edin, uzun süre iyileşmesi için mücadele edebilirsiniz. Sizin de sabretmeniz gerekiyor. Eğer sabretmezseniz onu şeytana doğru itersiniz. Hem sabredin hem de onun evine bağlı olması için diğer işleri iyi yapın, tatlı konuşun, nazik olun, kalbi size bağlansın. Çok dua edin.
Eşiniz ve siz bir aile danışmanına gitmelisiniz. Eşiniz de bir insan olarak hata ettiğini anlamayabilir. Ola ki nasihat ona etki eder. Umudunuzu kesmeyin. Düzelebileceği ve eli açık duruma gelebileceği umudu ile sabredin, nasihat edin, çevresinin daha güzel insanlardan olması için uğraşın. Bir de işi inatlaşmaya kaydırmamak için dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
Siz onunla ilgilendikçe o kendini naza aldığına göre siz şimdilik kendinizi geliştirmeye bakın. Onunla özellikle bu konularda ilgilenmeyin. Aranızdaki muhabbet arttıkça sizin etkiniz de artabilir ama bu mantıkla onu kendinizden itmiş oluyorsunuz. Bir de böylesini deneyin.
Size dua ediyoruz. Sabredin, gelecek ve kalpler Allah'ın elindedir. Bir sabah kalktığınızda daha huzurlu bir evde, size karşı yumuşamış bir eşle beraber olursunuz inşallah. Duaya ve sabra devam edin.
abartı konusundaki diğer fetvalar
Bu nedenle yüzük hakkında bir kanaat oluşturmanız şart değildir. Öyle olsa da takabilirsiniz. Kullandığınız yüzüğün abartılı olup olmadığına bakın.
Şeytanın ibadet üzerinden de bizi ezmeye çalışabileceğini unutmamalıyız: Farzları eksiksiz yapın. Namaz dışındaki farz görevlerinizi mesela evli iseniz eşe karşı görevlerinizi, ebeveyne karşı görevlerinizi yerine getirin. İnsan olarak onurlu bir hayat için gerekenleri yapın. Kur'an okumak, ilim öğrenmek gibi ihtiyaçları karşılayın. Artan vakitte de nafile kılın ama bu abartılı olmasın, şeytanın işini kolaylaştırmayın.
Genç Kardeşim, Din takıntı değil rahmettir. Dini yaşamak bir zorluk ya da yüke dönüşmemelidir. Dini yaşamak senin hayatında sürekli bir yorgunluk ve tükenmişlik hissine sebep oluyorsa, belki de denge kurmakta zorlanıyor olabilirsin. Yaşadığın ilişkilerde harama düşmemek adına adım atmaktan kaçınman, Allah’a olan bağlılığını gösterir. Sevdiğin kişileri Allah için bırakmış olmak elbette zor bir şeydir. Ancak unutma ki, Allah’a yaklaşma amacıyla vazgeçilen hiçbir şey boşa gitmez. "Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu açar ve onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır." (Talak sûresi, 2-3. âyet). Bahis uygulaması yazmayı reddetmen, harama bulaşmama konusundaki hassasiyetini gösteriyor. Bu kararın, dinî ölçülerle tam anlamıyla doğru ve Allah’ın rızasına uygun bir adımdır. Peygamber Efendimiz aleyhisselam, insanlarla iç içe bir hayat yaşamış, hem ibadeti hem de toplumsal ilişkileri dengelemiştir. Bir Müslüman olarak, insanlarla iyi ilişkiler kurmak, onlara örnek olmak ve iyiliği yaymak da ibadetin bir parçasıdır. Namaz vakti dışında sosyal etkinliklere katılabilir, insanlarla daha yakın ilişkiler kurabilir ve İslam’ın güzelliklerini bu şekilde de gösterebilirsin. Kendini sürekli yalnız bırakmak yerine dengeyi koruyarak ilerlemeye çalış. Hayatında hem dinî hem dünyevî boyutları dengede tutmalısın. İslam, hayatı tamamen terk etmeyi değil, onun içinde Allah’a uygun bir şekilde yaşamayı öğütler. Dengeyi şu şekilde kurmaya çalışabilirsin: Helal sınırlarını koruyarak sosyalleş. İbadetlerini aşırıya kaçmadan, ruhuna zarar vermeyecek bir düzende yap. Allah’a olan bağlılığını koruyarak, insanlarla olan ilişkilerini de sağlamlaştır. Kardeşim, yaşadığın bu durum geçici bir sınavdır. Duyguların seni bunaltmış olabilir, ancak bu, Allah’ın seni terk ettiği anlamına gelmez. İslam’ın sana yük olduğunu hissettiğinde, onun rahmet boyutunu tekrar hatırla. Allah seni seviyor ve seni daha iyi yerlere taşımak için belki de bu sıkıntılarla seni terbiye ediyor. Bu süreçte sabret, dua et ve kendine yüklenmeden dengeyi bulmaya çalış. Allah, seni daha güzel bir hayata yönlendirecektir.
Abarttınız veya abartmadınız, müşahede ettiğiniz durum gerçektir ne yazık ki; ilahiyatlar ismi ile müsemma denebilir yerler değildir. Buna rağmen oralardan istifade edilmesi gerekiyor. Herkes kendisine bakarak bireysel kararını vermelidir. Eğer sen, orada bulundukça harama girdiğini/gireceğini düşünüyorsan orada durmazsın. Kimin ne dediği de çok önemli olmaz/olmamalıdır. Abartma veya yanlış düşünme ihtimalin elbette vardır. Ailen sana tepki veriyor olabilir, arkadaşların da tepki verebilir. Sen ortalamayı bulmaya çalış. Mesela ailenin, arkadaşlarının ve takvasına itimat ettiklerin, dünyevi düşündüklerini zannettiklerin; bunların toplamının ortalamasını bularak yönünü belirleyebilirsin. Sana takvası açısından itimat ettiklerin bile “abarttığını” söylüyorsa kendini biraz kısabilirsin. Bu mantıkla problemi yeniden değerlendirmeye çalış. Allah yardımcın olsun.
Asıl olarak zekât parasının fakire bizzat teslim edilmesidir. Hastanın tedavi edilmesi bu bakımdan zekât ibadetinin eda edilmesinde sıkıntı kabul edilebilir. Muasır ulema; Zekât olmayan paradan hastayı tedavi ettirme imkânı bulunmuyorsa, Hayati bir konudaki tedavi için ise (mesela, estetik ameliyatı gibi bir konu değilse), İsraf ve abartma denebilecek düzeyde bir harcama yapılmıyorsa zekât parası ile tedavi yaptırılabileceğini söylemişlerdir.
Abartmamaya çalışın, her şeyde dengeli olmak ibadette dâhil olmak üzere bizden istenendir. Belirttiğiniz sıkıntıda ise kendinizi boş ve boşlukta tutmamalısınız. Kur'an okuma kuralı koyun kendinize. Mesela günde on sayfa Kur'an okumayı kural edinin. Çokça zikir yapın. Günlük zikirleriniz olsun. Örnek olarak zikredelim: Beş yüz kere salavat, beş yüz kere tevhid, bin kere tesbih... Bunları kademe kademe artırarak uygulamaya başlayın. Allah yardımcınız olsun.