Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ticaret yapan, kumaş satan biri bize diyor ki: "bana sermaye verirsen; sattığım kumaştan elde ettiğim kârdan, verdiğin sermayeye göre sana hisse veririm. Ama bu hisse sabit olur. Yani 100 lira verirsen her gün sana 2 tl hisse vereceğim. 200 tl verirsen 4tl vereceğim. Ama, eğer zarar edersem verdiğin parayı aynen geri öder, fakat kâr vermem." bu şekilde ortaklık caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Sermayeyi garanti eden bir ortaklık caiz olmaz. Arkadaşınız sizin paranızı hissenize ne kadar düşüyorsa o kadarı ile çalıştırsın. Kâr edince hisseniz kadar kâr, zarar edince de hisseniz kadar zarar etmiş olacaksınız. Ortaklığın böylesi caizdir. Sizin sermayenizin garantide olduğu ortaklık caiz olmaz.
Ortaklık, ortakların kârda ve zararda ortak olması şeklinde olur. Ortaklardan birinin sermayesinin garantili olması ortaklık işlemini sakıncalı duruma getirir. Böyle bir ortaklık caiz olmaz.
Aleykümselam. Kârı sabit bir ortaklık kâr ortaklığı değil faizli işlemdir. Şöyle yapmalısınız: Yüz bin lira ile size ortak olsun. Onun yüz bin lirasını sizin sermayeniz veya iş gücünüzün bir oranına tekabul ettirin. Yani onun parası sizin gücünüzün mesela yüzde üçü olsun. Bir ay sonra kâr ederseniz kârın yüzde üçünü ona verin. Zarar ederseniz de yüzde üç o da zarar etmiş olsun. Tam helal olarak böyle yapabilirsiniz. Onu davet edin yeniden akit yapın aranızda.
Selamünaleyküm. Bu helal bir ticaret değildir. Size verdiği paraya bir oran belirleyerek ortak olun. Kâr ederseniz kâra zarar ederseniz zarara payı kadar katlansın.
Kâr ve zarar üzerine kurulu bir ortaklık caiz olur. Sizin anlaşmanızda verdiğiniz para karşılığı her ay size net bir kâr veriyorsa bu, sizin paranızı kiraya verdiğinizi gösterir ki, bankaların da yaptığı iş budur. Yani bu bir faizdir. Anlaşmanızı değiştirip, onun işinde hangi orana tekabül ediyorsa o oranda ona ortak olarak çalışın. Allah'a emanet olun.
Aynı sermayeyi koydukları hâlde ortaklardan birinin hissesi daha yüksek veya düşük olabilir. Bunun bir sakıncası yoktur. Örnek olarak üç ortak yüzer lira koyup bir iş yaparken ortaklardan birinin yüzde elli hisseyi alması diğer ikisinin ise yüzde yirmi beşer hissesi olması caizdir.
din konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Söylediğiniz yalanla onun bir zarara girmesine neden oldu iseniz elbette helallik alacaksınız ve tevbe edeceksiniz. Ona bir zarar vermedi iseniz tevbe etmeniz yeterli olur.
Selamünaleyküm. Kayınpederin evi, kişinin kendi evi sayılmaz. Orada misafir gibi kılmak gerekir. On beş günden fazla kalınacaksa normal kılınır.
Selamünaleyküm. Siz bir iş karşılığı ücret alıyorsunuz. Size verilen ücretin nereden kazanıldığını incelemeniz gerekmez. Aldığınız size helaldir.
Selamünaleyküm. Söz verip sözde durmamak ahlâk dışı iş yapmak demektir. Bir kişiyi bekletmek ve onun sıkıntıya girmesine neden olmak gibi, bir söz verme durumu olmadıkça helallik gerekmez.
Aleykümselam. Örnek nesil ashabı kiramdır. Onlar da felsefenin ne olduğunu bile bilmeden Rablerine kavuştular. Daha sonra felsefe ve kolları içimize girdi. Başımıza ne geldi ise de ondan sonra geldi zaten. İlahiyat fakültelerinde fıkıhtan çok felsefe okutuluyor olması, hatta beş cüz Kur'an ezberlemeden felsefeye dalınması durumunun, herkesi düşündürmesi gerekir. Sözünü ettiğiniz kişiler ise zeki insanlardı. İmanlarını ve akıbetlerini Allah bilir.
Selamünaleyküm. Erkek ve kadın bir arada bulunulan durumlara karma diyoruz. Böyle bir karma ortamda bayanın veya erkeğin bulunabilmesi ancak zaruret durumunda caizdir. Zaruret de, olmazsa olmaz denebilecek ilim dalları için geçerlidir. Bunu sadece tıp ve tıbbın yan dalları için geçerli sayabiliriz. Mü'minler olarak, dinimizle alakalı böyle bir hakkımız hususunda isteyen taraf olmalıyız. İzin vermiyorlar diye bir gerekçeye yaslanıp dinimizden taviz veremeyiz.