Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleykum hocam, öğrenciyim ve bir öğrenciye özel ders veriyorum. Aylık belirli bir ücret karşılığı... Bu parayı da durumu iyi olmayan bir aileye vermek istiyorum. Ama öğrencinin babasının içkili balık restoranı var. Bu parayı benim almam veya o aileye vermem uygun olur mu? Allah'a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu alanda ücret almanın bir sakıncası yoktur. Eğer sizden başka öğretebilecek kimse bulunmazsa o zaman size farzı ayın olurdu ki ücret isteyemezdiniz. Ücret alın ama hakkını da verin.
Aleykümselam. Bereketsiz bir harçlık alıyorsunuz ama sizin için babanıza olduğu gibi haram değildir o para.
Selamünaleyküm. Sizin açınızdan yapacak bir şey yoktur ama babanız haram karışmış bir kazanç elde etmektedir. Misafiriniz açısından da sorun yoktur.
Selamünaleyküm. Öyle olsa bile o riske girmeyin, babanızın şahsiyetini tehlikeye atmayın.
Aleykümselam. Baban doğru olanı söylemiş; almayan mü'min ol! Almayan, alandan her zaman üstündür.
Aleykümselam. Hakkını vererek çalışırsanız aldığınız ücretin sakıncası yoktur.
din konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Söylediğiniz yalanla onun bir zarara girmesine neden oldu iseniz elbette helallik alacaksınız ve tevbe edeceksiniz. Ona bir zarar vermedi iseniz tevbe etmeniz yeterli olur.
Selamünaleyküm. Söz verip sözde durmamak ahlâk dışı iş yapmak demektir. Bir kişiyi bekletmek ve onun sıkıntıya girmesine neden olmak gibi, bir söz verme durumu olmadıkça helallik gerekmez.
Aleykümselam. Örnek nesil ashabı kiramdır. Onlar da felsefenin ne olduğunu bile bilmeden Rablerine kavuştular. Daha sonra felsefe ve kolları içimize girdi. Başımıza ne geldi ise de ondan sonra geldi zaten. İlahiyat fakültelerinde fıkıhtan çok felsefe okutuluyor olması, hatta beş cüz Kur'an ezberlemeden felsefeye dalınması durumunun, herkesi düşündürmesi gerekir. Sözünü ettiğiniz kişiler ise zeki insanlardı. İmanlarını ve akıbetlerini Allah bilir.
Selamünaleyküm. Sermayesi garantili bir ortaklık olmaz.
Selamünaleyküm. Erkek ve kadın bir arada bulunulan durumlara karma diyoruz. Böyle bir karma ortamda bayanın veya erkeğin bulunabilmesi ancak zaruret durumunda caizdir. Zaruret de, olmazsa olmaz denebilecek ilim dalları için geçerlidir. Bunu sadece tıp ve tıbbın yan dalları için geçerli sayabiliriz. Mü'minler olarak, dinimizle alakalı böyle bir hakkımız hususunda isteyen taraf olmalıyız. İzin vermiyorlar diye bir gerekçeye yaslanıp dinimizden taviz veremeyiz.
Namaz için böyle bir hız ölçümü yapmak doğru olmaz. Herkesin okuma hızı, hareket kabiliyeti farklı olabilir. Gence, yaşlıya göre de değişebilir. Önemli olan "ta'dili erkân" ve gerekli okumaların yerine gelmesidir. Yine de ibadette hız değil, ihlas ve fıkha uygunluk önemlidir, bunu bilelim.