Fetva Meclisi
Soru
Selamün aleyküm hocam. Ben geçmişte dini sohbet için geleceğim diye söz veriyorum. Fakat gitmiyordum, verdiğim sözde durmuyordum. Şimdi pişmanım. Tövbe etsem, yeterli olur mu? Birde ayrıca kul hakkına girer mi, söz verdiğim şahıstan helallik almak gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Söylediğiniz yalanla onun bir zarara girmesine neden oldu iseniz elbette helallik alacaksınız ve tevbe edeceksiniz. Ona bir zarar vermedi iseniz tevbe etmeniz yeterli olur.
Selamünaleyküm. İstiğfar etmeniz, tövbeniz yeterlidir.
Selamünaleyküm. İki türlü helallik gerekir. Birincisi, açık bir zulüm işlenmişse onun için olur. İkincisi de, genel arkadaşlık, komşuluk şartlarından kaynaklanan helalliktir. İkincisi için bir ayrıntı belirtmek gerekmeyebilir.
Selamünaleyküm. Hiç bir zaman onun aleyhinde konuşmayacaksınız ve helalliğe gerek kalmayacak.
Söz verip YAPAMAMAK bir insani durumdur, helallik alınıp unutulabilir. Söz verip YAPMAMAK ise ciddi bir ahlak zafiyetidir, istiğfar da gerektirir helallik de.
Selamünaleyküm. Önemli olan helallik almanızdır.
din konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Örnek nesil ashabı kiramdır. Onlar da felsefenin ne olduğunu bile bilmeden Rablerine kavuştular. Daha sonra felsefe ve kolları içimize girdi. Başımıza ne geldi ise de ondan sonra geldi zaten. İlahiyat fakültelerinde fıkıhtan çok felsefe okutuluyor olması, hatta beş cüz Kur'an ezberlemeden felsefeye dalınması durumunun, herkesi düşündürmesi gerekir. Sözünü ettiğiniz kişiler ise zeki insanlardı. İmanlarını ve akıbetlerini Allah bilir.
Selamünaleyküm. Siz bir iş karşılığı ücret alıyorsunuz. Size verilen ücretin nereden kazanıldığını incelemeniz gerekmez. Aldığınız size helaldir.
Selamünaleyküm. Erkek ve kadın bir arada bulunulan durumlara karma diyoruz. Böyle bir karma ortamda bayanın veya erkeğin bulunabilmesi ancak zaruret durumunda caizdir. Zaruret de, olmazsa olmaz denebilecek ilim dalları için geçerlidir. Bunu sadece tıp ve tıbbın yan dalları için geçerli sayabiliriz. Mü'minler olarak, dinimizle alakalı böyle bir hakkımız hususunda isteyen taraf olmalıyız. İzin vermiyorlar diye bir gerekçeye yaslanıp dinimizden taviz veremeyiz.
Namaz için böyle bir hız ölçümü yapmak doğru olmaz. Herkesin okuma hızı, hareket kabiliyeti farklı olabilir. Gence, yaşlıya göre de değişebilir. Önemli olan "ta'dili erkân" ve gerekli okumaların yerine gelmesidir. Yine de ibadette hız değil, ihlas ve fıkha uygunluk önemlidir, bunu bilelim.
Selamünaleyküm. Sermayesi garantili bir ortaklık olmaz.