İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam biliyorum, namazın bahanesi olmaz, gerektiğinde gözle bile kılınabileceğini öğrendik. Ancak çok farklı, zorlayıcı ve ağır bir süreç yaşadım. Hamileliğimin ilk aylarında neredeyse hiç beslenemedim. Bir ay boyunca sadece serumla ayakta kaldım. Vücudum âdeta tükenmiş gibiydi. Her şeyden gelen kötü kokular, bitkinlik ve sürekli mide bulantılarıyla beraber neredeyse tüm enerjim çekilmişti. Bu süreçte ne yazık ki namazlarımı kılamadım. Serum tedavisi bittikten sonra yavaş yavaş beslenmeye başladım ama yine de namaz kılacak fiziksel gücü kendimde bulamadım. Maalesef yaklaşık iki aya yakın bir süre namazlarımı aksattım. Şimdi toparlanmaya başladım ve inşaAllah namazlarımın kazasını kılmak istiyorum. Fakat merak ettiğim şu, benim gibi böyle ağır bir mazeret sebebiyle kılamadığım namazlar da öylesine tembellik ya da isteksizlikle kılınmayan namazlarla aynı günah kapsamına mı girer? Yani bu halim, Allah katında bir mazeret olarak kabul görür mü? Rabbim affetsin. Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim. Allah sizden razı olsun.

Cevap

Namaz, farzların en büyüğüdür. Ama aynı zamanda dinimiz insana merhamet eder. Ayakta kılamayana oturarak, oturamayana yatarak, hatta göz işaretiyle kılma ruhsatı verilmişse, bu bize bir şey anlatır: “Allah senden az da olsa kul olmanı istiyor, hiç kopmamanı istiyor.” Senin durumun, bu ruhsatların verildiği zorluk hâllerine çok yakın hatta içindedir. Serumla beslenmek, mide bulantısından hiçbir şey yiyememek, neredeyse baygınlık hâlinde yaşamak… Bunlar fıkhen de “mazeret” sayılabilecek şeylerdir. Fakat bu mazeret, namaz tamamen terk edilsin diye değil, namaz hafifletilmiş şekilde eda edilsin diye verilir. Bu durumda senin yapacağın şey kılamadığın namazları kaza etmektir. Tevbe edeceksin: “Bir daha böyle olursa bile seni bırakmam Ya Rabbi!” diye bir söz vereceksin. O namazları kaza ederken “Her biri sana olan sevgimin ispatı Ya Rabbi!” diyeceksin. O zaman kazaya kalmış bir yük değil, sevapla dolu bir yol olur. Günah noktasında içini kemiren şey şu olabilir: “Ben namazı kılamadım acaba namaz kılmayan biri gibi mi oldum?” Hayır, bu senin gibi pişmanlıkla dolu, kalbi Allah’a bağlı bir anne için geçerli değil. Allah Teâlâ kalpleri de bilir, niyetleri de. Namazı umursamayanla, “Kılamadım Rabbim affet!” diyen bir olur mu? Şunu unutma, Allah seni bırakmaz. Bu süreçten güçlenerek çıkacaksın. Hem anne olmanın sorumluluğu hem de kulluğun ağırlığı seni bir zirveye taşıyacak inşaAllah.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ dönüşünüzü mübarek kılsın. Sizi eşinizi ve çocuklarınızı cennetlik kullarından kılsın. Şeytan sizi namazdan alıkoyamadığı için pek üzgündür. Yeni sebepler üreterek sizden namazı terk etmenizi isteyecektir. Ölüm korkusu da böyle bir şeydir. Merak etmeyin, kıldığınız namaz çok geçmeden sizin bu husustaki şifanız olacaktır. Bu aralar kendinizi boş bırakmayın. Boş kaldıkça o korku sizi daha fazla sarsar. Siz namaz kılan bir mü'min olarak ölüme hazırlıklısınız elhamdülillah. Korkarak değil hazırlanarak yola devam edeceğiz. Geçmişte kazaya kalan namazların sadece farzlarını tek tek kılacaksınız. Bir takvim belirleyin. Mesela günde iki vakit veya benzeri bir takvim, ona uyun. Biiznillah namaz yükünüz de bitecektir. Kazaların yerine nafile kılınmaz. Kazaya kalan namaz kılınmaz diye de bir şey yoktur. Sadece farzları kılın. Bir de vitir namazını. Sünnetlerini kılmayın. Allah Teâlâ işinizi kolay etsin.

Hocam ben evliyim ve iki çocuğum var. Sizin yazılı fetvalarınızı ve videolarınız
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Aile büyüklerinizden biriyle konuyu ele alın. Hayatınızın geri kalan bölümünü değerlendirmede büyüklerinizin görüşleri ile karar verin. Böylesi sizin için daha hayırlı olur.

Selamunaleyküm. Hocam eşimle yaklaşık bir yıldır evliyiz, ikimizin de ikinci evl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İman eden her insan, namazın karşısına hiçbir engeli çıkarmayacağına söz vermiş sayılır. Rabbimizin kuluna ilk hesabı namazdan olacaktır. Namazın hesabı verilmeden de diğer amellerimiz ne kadar iyi olursa olsun geçilmeyecektir. Namaza karşı gevşekliğin, -Allah korusun- dinden soğumaya bile götürebileceğini unutmamak gerekir. Kaldı ki yabancı bir ülkedesiniz ve bu sizin daha da hassas ve ciddi olmanızı gerektirir. Ortam ve çevre olarak namaz ehli olanların daha az bulunduğu hayatı yaşıyor olabilirsiniz. Ancak bu asla bir mazeret ve gereçle değildir. Çok acil olarak tevbe edip geçmişi de kaza etmeye karar verin. Namaz üzerinden tartışmaya bile yanaşamayız. Zaten her genç namazını kılar, ihmal etmez diye bakarız. Çünkü iman ettik, namazı da kılmaya söz verdik demektir. Bu hassasiyeti kazanabilmek için; 1.Namazlı arkadaş grubu: Böyle arkadaşlar size hatırlatıcı ve toparlayıcı olacaktır. Eğer böyle bir kişi etrafınızda yoksa bile Allah’tan bunun için yardım isteyin. 2.İlim Meclisi: Muhakkak iyilerle, namaz ehli insanlarla beraber olup haftalık hadisi şeriflerle ihya olmak iyi gelecektir. 3.Dillendirmemek: “Namazımı kılamıyorum, aksatıyorum” gibi sözleri kendinize bile itiraf etmeyin. Bunu zihninizde normalleştirmekten de Allah’a sığının. 4.Dua: Şeytanla girilen her mücadelede düştüğümüz yerden kalkmayı becermek zorundayız. Yılmadan, usanmadan bu mücadeleye devam edeceğiz. Allah-u Teâla’dan namazda ölene kadar devamlı olmak için bolca dua edin. Çünkü her ibadet ancak Rabbimizin dilemesiyle gerçekleşecektir. 5.Tevbe: Düştüğünüz bu hatadan dolayı mümkün olduğunca kendinize hatırlatmada bulunun ki bu durum sizi tevbeye sevk etsin. İhmalkârlık ve kazaya bırakmış olmak en büyük tevbeyi gerektiren önemli hususlardandır. Rabbim namazı dosdoğru kılanlardan eylesin bizleri.

Hocam, ben yurt dışında bir üniversitede eğitim görüyorum. Bazen namazlarımı aks
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ne iş ne de başka bir şey namazla ölçüştürülemez. İman eden her insan, namazın karşısına hiçbir engeli çıkarmayacağına ahdetmiş sayılır. Allah Teala'nın kuluna ilk hesabı namazdan olacaktır. Namazın hesabı verilmeden de diğer işlerimize geçilmeyecektir. Namaza karşı gevşekliğin, -Allah korusun- dinden soğumaya bile götürebileceğini unutmayın. Çok acil olarak tevbe edin. Geçmişi de kaza etmeye karar verin. Namaz üzerinden tartışmaya bile yanaşamayız. Ruhumuzu teslim etmedikçe seccademizi vermeyiz. Belimiz kopup ayrılsa başımızı sallayarak bile namaza devam ederiz/etmeliyiz. Lütfen silkinin; ne dediğinize bir bakın. Aman, ecel gelmeden, beden yıpranmadan tevbe edelim. Tevbemiz de iki şey için olsun. Birincisi, namaz hakkında böyle bir gevşek düşünceye fırsat verip şeytanı güldürdüğümüz, melekleri üzdüğümüz için. İkincisi de, namazı kazaya bırakıp günahkâr bir kul olduğumuz için. Ama acilen tevbeye koşun! Hemen Allah'a yönelin. Çok acil. Müjdeli haberlerinizi meleklerle beraber ben de bekleyeceğim. Allah'a emanet olun.

Çalışmadan önce, namazlarımı aksatmadan kılabiliyordum. Daha sonra kadınsal bazı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eğer namazla kastınız farz namazlar ise büyük bir hata ediyorsunuz. Sizden başka milyonlarca mü'min kadın/anne bebek büyüttüler o esnada tarlalarında çalıştılar. Evlerinin ve büyüklerinin hizmetlerini gördüler. Akşamları da ev halkının kazaklarını ördüler… Evet, bilhassa ilk çocuğunuz ise epeyce yorulacaksınız ama namazı geciktirmek yani o vakitte kılmamak düzeyinde hiçbir mazeretiniz olamaz. Belki dördüz filan büyütseniz bir anlam verebilirdik. Aynı şeyleri gusül için de söyleyebilirim. Bile bile siz yavrunuzun bereketini gideriyorsunuz ve ona zarar veriyorsunuz kendinizden önce. Lütfen bu yanlış düşüncenizi terk edin. Namaza sarılın ki vaktinize bereket gelsin, kalbiniz huzur dolsun, yavrunuz afiyet görsün.

Hocam benim ufak bir bebeğim var. Evde yalnız olduğum için çoğu zaman namazım ge
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ size ve eşinize sabırlar ihsan etsin. Ne mutlu size ki, Allah Teâlâ’nın imtihanını kendinize nimet olarak görmüşünüz, aman bunu kaybetmeyin. O çocuk sizin cennetinizdir. Yemek yapma fizik yap demişler ya ona bir ilave de ben yapayım: Hafızlık da yapma, çocuğa bak. O senin cennetindir. Planlama ile alakalı da şunu söyleyebilirim: Uzun sürmeyecek yoğun planlamalar bıktırır ve kişiyi hiç noktasına kadar sürükleyebilir. Gerçeklere uymaya bakın. • Önce ve her şeyden önce imanınız. • Sonra farz ibadetleriniz. • Sonra karı koca sizin saadetiniz. • Sonra yavrunuz. • Sonra ekonominiz. • Sonra farz düzeydeki ilmi çalışmanız. • Sonra aile bireyi yakınlarınız. • Sonra geniş ilmi çalışmanız. • Sonra sosyal kimliğiniz. • Sonra fantezi denebilecek zevkleriniz… Böyle bir çalışma yapın ve bunu kesinlikle ZAMANA YAYIN. Acele başlayan çabuk bitirebilir. Sayılarla ilgilenmeyin, ihlası önemseyin. Mevcut ilim çalışmanızdan biraz kısın ve Kur'an okuyun. Şimdilik hafızlık değil de seri okuyuş mantığı ile devam edin. Yavrunuz biraz ayağa kalkınca hafızlığı tekrar gündeme getirirsiniz biiznillah.

Hocam belden aşağısı bir nevi felçli olan bir Cennet umudum var. Yoğun bir fizik

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.