Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben de varis başladı ve doktorun tavsiyesi üzerine varis çorabı giyiyorum. Mesh yapabilir miyim gün içinde, yani lavaboya gidince mesh bozulur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Varis tedavisi için ayağa giyilen özel çoraplar, kırık-çıkık üzerindeki sargı hükmündedir. Kırık-çıkık üzerindeki sargıya mesh edilebilir. (İbn Mâce, Tahâret, 134 [657]; Ayrıca bk. Kâsânî, Bedâ’i, 1/13-14; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/278) Bu itibarla, abdest alırken varis çoraplarının üzerine mesh edilmesinde bir sakınca yoktur. Fakat ayağın yıkanması gereken yerlerinin bir kısmını örtmeyen bir varis çorabı giyilmişse açık kalan kısımların yıkanması gerekir.
Bu yaptığınızı ayağınızı yıkadıktan sonra çorap ve mest giyecek şekilde yaparsanız uygulamanızda sakınca olmaz. Ayağınızı yıkamadan giydiğiniz mestin üzerine mesh yapamazsınız. Ayrıca ayağınızı belirttiğiniz şekilde elinize su alarak yıkadığınızda yıkanması farz olan yerlerin ISLANMIŞ OLMASI gerekir, rutubetlenme yetmez. Islanma sağlanıyorsa sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. Çorabı doktor tavsiyesi ile giyiyorsanız onu sargı gibi kabul edebilirsiniz. Ayağınızın açık olan yaralarını yıkayabiliyorsanız yıkayın. Yıkayamazsanız mesh edin.
Aleykümselam. Doktor tavsiyesi ile kullanıyorsanız mesh etmenizde sakınca olmaz.
1. Husus: Başı mesh etmek: Mesh etmek, ıslatmak değildir. Islak elin mekâna değdirilmesi mesh etmektir. Başın mesh edilmiş olması için ıslaklığın başın en az dörtte birine temas etmesi şarttır. Ancak kadınlar abdest alırken başörtülerini çıkartmadan, ellerini başörtülerinin altına sokarak başlarını mesh edebilirler. Peygamberimiz aleyhisselam sarığını çıkarmadan, altından elini sokarak başını mesh etmiştir. Dolayısıyla başınızın herhangi bölgesinin en az dörtte birine temas etmesi yeterlidir. 2. Husus: Ayağa mest giymek: Mest, ayakları bilekleriyle beraber örten belli nitelikteki ayak giysilerine verilen isimdir. Mestler üzerine meshin caiz olabilmesi için gerekli olan şartlar şunlardır: a) Ayaklar yıkanarak alınan bir abdestten sonra giyilmiş olması, b) Ayağa giyilmiş olarak normal bir yürüyüşle yaklaşık 5 km. veya daha fazla yürünecek kadar dayanıklı olması, c) Mestlerin, ayağa giyildikten sonra bağsız olarak durabilecek kadar sağlam ve kalın olması, d) Suyu emerek hemen ayağa geçirmemesi gerekir. Dolayısıyla kadın çorabı bu şartlara uymamaktadır. Adı mest denebilecek şartlar yerine geldiği takdirde her yaşta kadın mest kullanarak gününü idame ettirebilir. Allah’a emanet olunuz.
Öyle bir mest üzerine mesh yapılamaz. Ayağını yıkayacak. Çok büyük bir zorunluluk söz konusu ise ona ayrı bir fetva düşünülebilir. Onunla da kendisi bizzat ilgilensin, bir fetva ehline gitsin.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Küçük çocuklar için böyle bir ruhsat vardır ama reşit insan için yoktur. Abdestsiz Mushaf tutulmaz, muhakkak tutulacak ise bir kılıfla tutulabilir, mesela eldivenle olabilir.
Eğer namazla kastınız farz namazlar ise büyük bir hata ediyorsunuz. Sizden başka milyonlarca mü'min kadın/anne bebek büyüttüler o esnada tarlalarında çalıştılar. Evlerinin ve büyüklerinin hizmetlerini gördüler. Akşamları da ev halkının kazaklarını ördüler… Evet, bilhassa ilk çocuğunuz ise epeyce yorulacaksınız ama namazı geciktirmek yani o vakitte kılmamak düzeyinde hiçbir mazeretiniz olamaz. Belki dördüz filan büyütseniz bir anlam verebilirdik. Aynı şeyleri gusül için de söyleyebilirim. Bile bile siz yavrunuzun bereketini gideriyorsunuz ve ona zarar veriyorsunuz kendinizden önce. Lütfen bu yanlış düşüncenizi terk edin. Namaza sarılın ki vaktinize bereket gelsin, kalbiniz huzur dolsun, yavrunuz afiyet görsün.
Evet, böyle bir hadis vardır ve bu hadis sahihtir. Hadisin emri de şöyledir: Pişmiş bir yemek yiyen abdest alsın. Bugünkü durumda ne anlamamız gerektiğine bakacak olursak durum şöyledir: Bu emir, sofraya oturup pişmiş yemek yiyenler için “hoş olma, güzel olma” niteliğinde bir emirdir. “Farz olma” niteliğinde bir emir değildir. Bunu ağzınızı ve ellerinizi yıkamalısınız şeklinde anlayan âlimler de olmuştur. Raşit halifeler dönemindeki uygulama bu özetlediğimiz şekildedir.
Buna MEZİ denir. Mezi, gusül gerektirmez. Abdesti bozar, çamaşırı kirletir. Çamaşırınızda onun değdiği yeri yıkayıp temizleyin. Abdestinizi alın. Başka bir şey yok.
Guslün sünnetlerinden biri öncesinde normal abdest almaktır. Bu şekilde alınan bir gusülden sonra abdest gerekmez. Böyle alınmayan yani öncesinde abdest alınmayan gusül, eğer cünüplükten sonra ise onu da abdestli sayabiliriz. Diğeri için abdest alınması gerekmektedir. Havuz meselesinde size söyleyebilecek sözüm yoktur. Hepimiz ahirette zevklerimiz dinimizle çelişince ne yaptığımıza göre hesap vereceğiz. Onu düşünün.
Sürekli gelen bir akıntı, özür sahibi olmayı gerektirir. İki namaz arası durmayacak kadar sürekli gelen akıntı için özürlü akıntısı deriz. Sıkıntıya gerek yoktur. Akıntıya rağmen abdest alıp namaz kılar. Her ezan vaktinde abdest alması yeterlidir.