Fetva Meclisi
Soru
Sevgili hocam, ben bir hadis okudum. Hadiste ateşte pişen yemeğin ardından abdest almamız gerektiğini buyurmuş Efendimiz. Bu hadis aklıma çok takıldı. Hadisin sahihliği nedir? Gerçekten abdest almamız gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Durumunuzu bir dahiliye ya da ilgili başka bir uzman doktora izah ederek, normal olup olmadığınıza bakabileceğiniz gibi kendi tecrübelerinizden de normal olup olmadığınızı kararlaştırabilirsiniz. Abartmanıza gerek yok. Hastalık bu, sizin elinizde değil. Allah'a emanet olun.
Teyemmüm, su bulunmaması ya da suyu kullanmaya sıhhi bir engelin olması halinde abdestin yerine geçer. Sizin sorununuz ise vaktin darlığı sorunudur. Bu durumda teyemmüme geçemezsiniz. O namazı kaza edin, istiğfar edin. Allah'a emanet olun.
Yemeğe Allah’ın adını anarak başlamak en temel İslamî kurallardandır. Buna ‘Besmele ile başlamak’ diyoruz. Yemeğin bir başka kuralı da sağ elle ağza lokma koymaktır. Sağ elle yemek, besmele ile başlamak ve önünden yemek sünnettir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, besmelesiz yenen bir yemeğe şeytanın ortak olacağı şeklinde bizi uyarmıştır. Bu bilgi doğrudur. Bunun ne anlama geldiğini irdelememizin yararı yoktur. Şeytanın yemeğimize ortak olması, bereketimizin kaçması veya fiilen onun bizimle yemesi gibi bir sonuçtan hangisiolursa olsun, sevgili peygamberimizin bize verdiği haberden anlamamız gereken şudur: Besmelesiz bir yemekte şeytanın müdahalesi vardır. Şeytanın müdahale ettiği bir şeyde zarar vardır. Şeytanın en eski ve en etkili düşmanımız olarak bizim aleyhimize olacak işler yaptığını hepimiz biliriz. Bildiğimiz halde ihmal ettiğimiz şey ise, onun kanımızda dolaşabilecek yeteneklere sahip olduğu gerçeğidir. Mesela, şeytanın yemeğimize müdahalesini, soframıza oturup, kaşığımızı kaçırması olarak anlarsak hata ederiz. En iyisi, nebevi tavsiyeye uyup, beladan emin olmaktır.
Selamünaleyküm. Hadis okumayı bir gıda tüketimi gibi kabul edin; her lokma aslında size kan ve nefes olduğu hâlde siz onu hissedemezsiniz. Hadis de samimi bir niyetle okunduğunda iz bırakır, akılda kalması şart değildir. Hadisin kendisini ezberlemekten önce verdiği mesajı almak gerekiyor. O hadiste yasaklanan bir şey varsa hemen terk etmeye azmederiz, emredilen bir şey varsa onu da yapabildiğimiz kadarı ile yapmaya gayret ederiz. Gerisi zamanla oluşacaktır. Hadislerin zayıf görülmesi amel edilmesine mani değildir. Ahkâm konularında hadisin sahih olması şarttır.
Çocuğu abdestli emzirme diye bir şart yoktur. Bu olsa olsa bir fazilet ve bereket olarak kabul edilebilir. Bunu da abartmanız gerekmez. Yavrunuz sizin beyninizdeki iman ve heyecanı, ibadet pratiğini sizden kopyalasa daha iyi sonuçlar gerçekleşir. Hele lohusa iken hiç zorlamayın kendinizi. Olduğu gibi hayır durumundasınız zaten. Sürekli tekrar ettiğiniz zikirleri tekrar edin yeterlidir. Allah Teâlâ size mübarek bir evlat ihsan etsin. İşinizi kolay etsin. Sıhhat ve afiyetinizi daim etsin.
Selamünaleyküm. Yetim malı yemek o şekilde değildir. Siz bir tür yetime yediriyorsunuz zaten. Mümkün olduğu kadar sizin yediğiniz onun ve annesinin yediğinden fazla olmamasına dikkat edin, yeter. Elektrik kaçağı doğru değildir. İbadetlerinize zarar etmez ama hak olarak kalır. Bulabildiğiniz hak sahipleri ile helalleşin, bulamadıklarınız için dua edin, sadakalar verin. Allah işimizi kolay etsin.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Onları mest değil de bir sargı yani alçıya alınmış bir ayak sargısı gibi görebilirsiniz. Ayağı örten kısmı, ayağın tamamı ise çorabı mest gibi kullanabiliriz. Ayağın belli bölümü açık ise o açık olan bölümü yıkar gerisini mesh edersiniz. Bir ayağınıza giyiyorsanız onu, ikisine de giyiyorsanız ikisini bu şekilde değerlendirin. Akşam evde rahat konumuna geçince çıkarırsınız ve ayağınızı yıkarsanız. Geçmiş olsun, Allah Teâlâ size sabırlar versin.
Küçük çocuklar için böyle bir ruhsat vardır ama reşit insan için yoktur. Abdestsiz Mushaf tutulmaz, muhakkak tutulacak ise bir kılıfla tutulabilir, mesela eldivenle olabilir.
Guslün sünnetlerinden biri öncesinde normal abdest almaktır. Bu şekilde alınan bir gusülden sonra abdest gerekmez. Böyle alınmayan yani öncesinde abdest alınmayan gusül, eğer cünüplükten sonra ise onu da abdestli sayabiliriz. Diğeri için abdest alınması gerekmektedir. Havuz meselesinde size söyleyebilecek sözüm yoktur. Hepimiz ahirette zevklerimiz dinimizle çelişince ne yaptığımıza göre hesap vereceğiz. Onu düşünün.
Eğer namazla kastınız farz namazlar ise büyük bir hata ediyorsunuz. Sizden başka milyonlarca mü'min kadın/anne bebek büyüttüler o esnada tarlalarında çalıştılar. Evlerinin ve büyüklerinin hizmetlerini gördüler. Akşamları da ev halkının kazaklarını ördüler… Evet, bilhassa ilk çocuğunuz ise epeyce yorulacaksınız ama namazı geciktirmek yani o vakitte kılmamak düzeyinde hiçbir mazeretiniz olamaz. Belki dördüz filan büyütseniz bir anlam verebilirdik. Aynı şeyleri gusül için de söyleyebilirim. Bile bile siz yavrunuzun bereketini gideriyorsunuz ve ona zarar veriyorsunuz kendinizden önce. Lütfen bu yanlış düşüncenizi terk edin. Namaza sarılın ki vaktinize bereket gelsin, kalbiniz huzur dolsun, yavrunuz afiyet görsün.
Her hangi bir hastalık gusül abdestine mani değildir. Hastalık sebebi ile suyu kullanamamaktan söz ediyorsanız o zaman gusül yerine teyemmüm yapılır. Suyu kullanamamak da ciddi bir sağlık engeli ile olur.
Buna MEZİ denir. Mezi, gusül gerektirmez. Abdesti bozar, çamaşırı kirletir. Çamaşırınızda onun değdiği yeri yıkayıp temizleyin. Abdestinizi alın. Başka bir şey yok.