Fetva Meclisi
Soru
Annem hiç eksiksiz söylüyorum katıksız bir zalimdir. Babama hayatı zehir etti. Kardeşlerimle ben onun işkenceleri ile büyüdük. Akrabalarımızdan hiç kimse o var diye evimize bile girmez. Ben yine de annem diye ona hizmet mi edeceğim? Saygı mı duyacağım?
Cevap
Benzer fetvalar
Anne ve babalarımızın önünde bizim elimiz ve kolumuz, hatta gözümüz, kulağımız bağlıdır. Onlara muhakkak itaat edecek, her ikisinin gönüllerini almaya çalışacağız. Bilhassa yaşlanıp, aciz hale geldiklerinde bu yükümlülüğümüz yoğunlaşmaktadır. Allah’ın kesin emirlerinden biri budur. Arkadaş, eş, iş gibi nedenlerle onları üzemeyiz. Allah korusun, bir anne veya baba ahı bütün hayatımızı zehir edebilir. Bir “ah” yıllar sonra karşımıza çıkıp bizi kahredebilir. Özet olarak şunu bilmeliyiz: Biz anne babalarımızın huzurunda yokuz, onlar ne istiyorsa öyledir. Ancak anne babamızdan ve herkesten önce üzerimizdeki en büyük hak Allah’ın hakkıdır. Allah’ın hakkı önüne hiçbir hakkı geçiremeyiz. Mesela, namaz vakti geldiğinde namaz kılmamız Allah’ın emridir. Bu emri aşabilecek başka bir emir olamaz. Aynı şekilde Allah’ın yasaklarından birine karşı, o yasağı işlememizi emredebilecek bir makam da yoktur. Önce Allah’ın emri geçerlidir. Sonra da O’nun emir ve yasaklarıyla çelişmeyen diğer emirler geçerlidir. Babamızın bizi sigara satın almaya göndermesi, bir günaha alet olmamız anlamına gelmektedir. Sigara, insanlığın topluca nefret ettiği bir pisliktir. Babamızın ona müptela olması, bizim de alet olmamızı gerektirmez. Babamızın o emrine itaat etmeyiz. Ama ona karşı nezaketimizden de geri durmayız. Nazik ve hassas bir şekilde sigara almaya gidemeyeceğimizi ifade eder, ondan özür dileriz.
Selamünaleyküm. Annenizin durumu ili sizinki aynı değildir. Anneniz eşi olarak ondan isteyebilir, reddedebilir ama siz evlatsınız. Tatlı bir dille ikaz edin, yalvarın, tekrar ikaz edin. Sakın savcı rolünde olmayın. Anneniz de ikaz etsin, sesini yükseltsin ama itmesin eşini.
Haklı olmanız veya olmamanız bir yana, sizin böyle bir meselede çözüm sahibi olmanız çok zordur. Sadece kendinizi yıpratmış olursunuz. Size tavsiyemiz şudur: Aile büyüklerinize karşı asi durumunda olmayın. Onların aralarındaki tartışmalara açık bir taraf olmayın. Evet, annenizin yanında olun, onu teselli edin ama bir savcı gibi de olmayın. Sabırla ve seviyenizi koruyarak olayı izlemeye bakın. Büyüklerinize sevgi beslemeyebilirsiniz, elinizden gelmeyebilir sevmek ama seviyesizlik de yapmamaya çalışın. Böylece ilerisi için size kazanç getirecek olanı yapmış olursunuz. Nefsinizin hoşuna gitmese ve zor da olsa seviyeli olan budur.
Bu, sizin değil eşinizin sorunudur. Kaynananızın ahirete inancı olsun veya olmasın siz insanlık yapmak zorundasınız. İnsanlığı hak etmiyorsa veya dayanılmaz bir duruma geldiyse yine de nezaketle tepki gösterin. Tepki gösterin ama tartışma yapmayın. Cevap vermeyin. Siz karşılığını Allah'tan bekleyerek yapın yapacağınızı. Tekrar size gelmek isterse kabul edin, mesafeli davranın bu sefer, fazla yüz göz olmayın, hakaret de etmeyin. Sabredin ve kazanın.
Melek gibi babaya her çocuk gerekli saygıyı zaten gösterir. Allah her şeye rağmen anne babaya saygı göstermemizi emrediyor. O hak etmese bile senin sevaba ihtiyacın var. Ve o baba senin imtihanındır. Sana yaptıklarının cezasını Allah ondan soracaktır. Sen onun cezalı olacağı bir durumda kaybeden durumunda olmamalısın. Evet, canına zarar vermesine, ibadetlerini engellemesine, günaha girmeni istemesine izin vermeyeceksin ama bunu da nezaketle yapacaksın. Bırak o kazanmasa da sen kazan.
Selamünaleyküm. Kaş yaparken göz çıkarmayın. Tatlı dille ve ikna ederek yapın ki, iyiliğiniz işe yarasın. Annenizden değil de sizden olduğunu bilsin babanız ve ikna olsun. İyilik, her zaman kolay yapılamaz.
anne konusundaki diğer fetvalar
Dinen bir insanın çocuğu olmayacağını bile bile evlenmesinde hiçbir sakınca yoktur. Sonrasında pişman olup bir insanın huzurunu kaçırmaya karşı önceden çok iyi düşünmesi gerekir.
Mü'min vefat ettikten sonra ardından mü'min kardeşlerinin yaptığı dualar, istiğfarlar (Allah’tan onu affetmesini istemeleri), onun için verilen sadakalar, yapılan ibadetlerden ona sevap gitmesi için yapılan bağışlar biiznillah ona ulaşır; affına vesile olur, derecesini arttırır. Bunu özellikle de çocukları gibi yakınlarının yapması daha da kabule yakın olur. Yapmanız gereken en önemli işlerden birini yapıyorsunuz. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Bu durumlarda namazın sünnetlerini kılmayabilirsin. Bebeği de önüne koyup gözünün önünde tutarak sadece farzları kılarsın. Endişelenme, biiznillah kısa bir zamanda bu sıkıntı geçer. Allah Teâlâ size de yavrunuza da afiyetler versin.
Annene sahip çık. Bunu yaparken de onun bir harama bulaşmasına destek olma. Bunun için ne gerekiyorsa yapman gereken de odur.
a. Annelerin üzerimizdeki hakkının Allah’ın hakkından sonra geldiği bilmemiz gereken bir hakikattir. b. Annenin de isteklerinin hakkaniyet üzere olması gerekir. Zulüm ve batıl bir şeyi istemeye hakkı yoktur. c. Makul bir nedene dayanmadığı sürece bir insana kaynanayla görüşmeyeceği söylenmesi batıl bir istektir. Bu hususta annenize itaat etmeniz gerekmez. Görüşmenizi yapın ama onun gözüne batırmayın o görüşmeyi. Böylece onun gerilmesini de bir nebze önlemiş olursunuz.
Anne babayı ihmal ederek veya onları kızdıracak tarzda çocukla ilgilenmekten söz ediliyorsa böyle bir şey hiçbir zaman ve hiçbir kimsenin yanında yapılmaz. Bunun ötesinde çocuklarla ilgilenmenin ayıp olmasını adına İslam eklenmiş bir topluma mal edemeyiz. Çocuklarla mescitte namaz kılarken ilgilenen bir peygamberin ümmetiyiz biz. Sallallahu aleyhi ve sellem.