Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim bazen abdest tutturmam zor oluyor. Bir dönem oluyor güzel tutup secdeye gidebiliyorum, namazımı kılıyorum. Bir dönem oluyor sürekli abdest tazelemek zorunda kalıyorum, namazı oturmak dışında kılamıyorum. Abdestim sürekli kaçtığı için bazen de sünnet vaktini geçirmemek için oturarak kılıyorum. Bu sebeple oturarak namaz kılmak doğru olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sehiv secdesini unutmanın namaza zararı yoktur. Başınız döneceğini anlayınca oturabilirsiniz.
Aleykümselam. Sehiv secdesini unutmanın namaza zararı yoktur. Başınız döneceğini anlayınca oturabilirsiniz.
Namazın farz olan şartlarını yerine getirdikten sonra namaz kabul olur biiznillah. Yalnız farzlardan birinde TA’DİL-İ ERKÂN (rükûdan ve secdeden kalktıktan sonra iki üç saniye kadar beklemek) olduğunu unutmamalıyız. Abdest tutamamak gibi bir durum söz konusu olduğunda ve bu sürekli ise yani bir namaz kılamıyorsanız muhakkak abdest bozuluyor ise siz ÖZÜR SAHİBİ olarak namaz kılabilirsiniz. Özür sahibi olan kimse ezan okununca bir abdest alır ve o abdesti özrü dışında başka bir sebeple bozmadıkça abdesti bozulmamış gibi namaz kılar. Bu konuyu bir ilmihalden okuyun öyle yapın. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Abdestten sonra burnunuzdan kan gelmesi, özürlü olmanız yeterli değildir. Siz müdahale etmedikçe içeride kalan kanın zararı yoktur. Müdahale ettiğinizde kan görürseniz yeniden abdest almanız gerekir. Sabah namazının ilk sünnet'ini siz kılarken cemaati kaçırmayacaksanız, sünnet'i kılıp farza durursunuz. Aksi takdirde direk farza girersiniz. İkindi de ise böyle değildir. Farz başlıyorsa hemen cemaate uyun. Farzdan sonra ise her iki durumda da Sünnet kılmak yoktur. Tesbihlerin cemaatle yapılması gerekmez. Ne kadar yapabilirseniz o kadarını yapar, kendiniz tamamlarsınız.
Namaz ayakta kılınır. Bu, namazın farzlarındandır. Ayakta kıldığında zorlanan ve hastalığı artan birisinin veya doktorun “ayakta kılmamalısın” dediği birisi oturarak kılabilir. Bu konuda, doktorun uzman olması yeterlidir, Müslüman olmasını da imkânımız varsa isteriz. Doktorun “ayakta kılma” uyarısının dikkate alınması gerekir.
Selamünaleyküm. Sadece farz namazları kılanın sorumluluğu kalkar. Bereketsiz bir namaz ortamı oluşturmuş olacağından sünnetleri kökten terk etmemesini tavsiye ederiz. Abdestle başörtüsünün bir alakası yoktur.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Klozetin bulunduğu yerde abdest alınmasında bir sakınca yoktur. Özellikle de kapağı kapalı iken hiçbir sakınca olmaz.
Verdiğiniz bilgiyi de esas alarak, hamur, bant gibi şeylerin kalıntılarını temizlemeye çalışmış, elinizden geleni yapmış, buna rağmen abdeste engel küçük bir kalıntı kalmışsa, mazur görülebilirsiniz. Böyle çaba gösterilmesine rağmen küçük ve fark edilmesi zor kalıntılar, abdesti bozmaz, namazı geçersiz kılmaz; kaza etmenize gerek yoktur. Ama umursamaz bir haliniz olsaydı namazları kaza etmenizi söylerdim.
Şâfiî mezhebi, eşler arasında şehvetle olsun veya olmasın ten temasının abdesti bozmasıyla ilgili görüşlerini âyet ve hadislerle desteklemişlerdir. Bu işin hikmet boyutunun da tek bir cevabı yoktur. Üzerinde tefekkür edildiğinde nereden ve nasıl baktığıyla ilgili çok farklı hikmetler söylenebilir. Aklıma gelen bir hikmet olarak “eşle ten teması mahrem bir keyfiyettir. Namaz öncesi yapılan böyle bir temas, küçük de olsa ibadete gölge düşürmesin diye abdestin tazelenmesi istenmiştir” şeklinde küçük bir cevap verilebilir.
Geçmiş olsun. Doktorunuz izin verene kadar yüzünüzün o bölümünü yıkamayın. Gözdeki sargı üzerine ıslak elinizle meshedin yeterlidir. Meshetmek de zarar verirse onu da yapmayabilirsiniz.
Normal bir gusül alınırken sünnet olduğu için abdest de alınacağından o gusül abdest yerine de geçer denmektedir. Kural böyledir. Abdeste ayrıyeten gerek bırakmadan gusül ise duş değil gusül olandır. Bu da cünüplük sonrası alınan gusül demektir.
Gusülde farz olan boyut üçtür: Ağza su alıp çalkalamak, burna su çekip yıkamak, iğne ucu kadar yer kalmayacak şekilde bütün vücudu yıkamaktır. Burna su vermede de yukarı çıkacak şekilde suyun çekilmesi yeterlidir. Ağız da aynı şekilde doğal bir şekilde ne kadar su verilebiliyorsa gereken o kadardır. Zorlama, tahriş etme gibi bir duruma gerek yoktur. Durumunuz için de istiğfar edip bundan sonraki süreçte dikkatli olmanız yeterlidir. Ayrıca belirtmek gerekir ki; gusülde veya abdestte vesveseye kapılan sıradan bir yıkanmanın ötesine gitmemelidir.