Fetva Meclisi
Soru
Bir yaram olup da bant yapıştırıp ardından çıkardığım zaman biraz bantın yapışkan kalıntısı oluyor. Temizliyorum elimden geldiğince, sonra abdest alıyorum. Namaz kıldıktan sonra bir bakıyorum ki kalıntı var birazcık. Veya hamur yoğurmuşum. İyice elimi temizliyorum, abdest namazdan sonra bir bakıyorum azıcık kalmış bir yerde. Gerçekten iyice temizlediğim halde oluyor böyle. Tırnağın kenarında vs. Bu tekrar ediyor. İnsanın canı sıkılıyor böyle olunca. Yani elimden gelen çabayı gösterdikten sonra tekrar abdest alıp bir veya daha fazla vakit namazı tekrar kılmak zor geliyor, sıkıntı veriyor. Temizlemek için yeterli çaba gösterilmişse tekrar kılmak şart mıdır yine de?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun, nasıl olursa olsun tekrar abdest almayacaksınız! Tekrar abdest almak yok!
Kalbinizin neye ağırlık verdiğine bakın. Kanama için bir saat tahmin edemiyorsanız, o yatsıdan sonra da kanamış olabileceğinden namazları kaza etmeniz gerekmez. Mesela ikindi vaktini yaklaşık hatırlıyorsanız, ondan sonrasını kaza edersiniz. İhtiyaten namazlarınızın hepsini kaza etmenizde ise bir sakınca yoktur. Allah’a emanet olun.
Günlük akıntı dışında gelen (hamilelik döneminde sarı akıntı gibi) akıntıdan dolayı ihtiyaten abdest almak, çamaşıra bulaştı ise çamaşırı değiştirmek gerekir. Namazdan önce günlük akıntıdan dolayı abdest alıp namaz esnasında tekrar akıntı geldiği hissedilmedi ise namazdan sonra tekrar kılmaya gerek yoktur. Ancak namaz içerisinde akıntının geldiğini hissederseniz tekrar abdest olmak ve namazı kılmak takvaya uygun olandır. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Eğer bu akıntının namaz kılmadan önce, abdestten de sonra olduğunu zannediyorsanız o namazı yeniden kılmalısınız.
a- Söz konusu hata abdestin farzları dışındaki bir hata ise mesela kulakları meshetmek gibi bir hata ise yapılması gereken hiçbir şey yoktur. Namazlar tamamdır biiznillah. b- Hata abdestin farzlarından biri üzerinde ise mesela yüz yıkanmadı ise bu durumda abdest yok demektir. Abdest olmadan da namaz yoktur. c- Bu durum sahibi İslam'ı öğrenmesi mümkün olmayacak şartlarda yaşayan biri ise bu onun için özür kabul edilebilir. İslam'ı ve hükümlerini normal şartlarda bilmesi mümkün olacak bir yerde yaşayan için ise bu bir özür oluşturmaz. Namazları kaza etmesi gerekir. d- Çok üzün süreli mesela yıllarca süren bir zaman ise bu arızalı zaman öğrendikten sonra ciddi bir şekilde abdesti ve namazına devam eder. Gerisinde de kaza edebildiği kadar eder, Rabbinin mağfiretine sığınır. e- Her hâlükârda tevbe ve istiğfar etmeyi de unutmaz.
Selamünaleyküm. Yıkamamış olmak ağır basıyorsa tekrar abdeste gidin. Sadece basit bir şüphe ile abdestinizi yok saymayın.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Şâfiî mezhebi, eşler arasında şehvetle olsun veya olmasın ten temasının abdesti bozmasıyla ilgili görüşlerini âyet ve hadislerle desteklemişlerdir. Bu işin hikmet boyutunun da tek bir cevabı yoktur. Üzerinde tefekkür edildiğinde nereden ve nasıl baktığıyla ilgili çok farklı hikmetler söylenebilir. Aklıma gelen bir hikmet olarak “eşle ten teması mahrem bir keyfiyettir. Namaz öncesi yapılan böyle bir temas, küçük de olsa ibadete gölge düşürmesin diye abdestin tazelenmesi istenmiştir” şeklinde küçük bir cevap verilebilir.
Abdestinizi tutmanıza ayakta durmanız engel oluyorsa en azından farzını ayakta kılmaya çalışmalısınız. Çünkü farzlarda ayakta durmak gücü yeten için farzdır. Bu farzı da yalnızca ayakta duramamak düşürür. Yani namazda ayakta duramazsanız oturarak kılabilirsiniz. Farzda da ayakta kılamayacak derecede abdestinizi tutamazsanız başka esneklikler (özür sahibi olma gibi) devreye girer. Sünnetleri ise sağlık durumunuz fark etmeksizin oturarak kılabilirsiniz.
Geçmiş olsun. Doktorunuz izin verene kadar yüzünüzün o bölümünü yıkamayın. Gözdeki sargı üzerine ıslak elinizle meshedin yeterlidir. Meshetmek de zarar verirse onu da yapmayabilirsiniz.
Normal bir gusül alınırken sünnet olduğu için abdest de alınacağından o gusül abdest yerine de geçer denmektedir. Kural böyledir. Abdeste ayrıyeten gerek bırakmadan gusül ise duş değil gusül olandır. Bu da cünüplük sonrası alınan gusül demektir.
Gusülde farz olan boyut üçtür: Ağza su alıp çalkalamak, burna su çekip yıkamak, iğne ucu kadar yer kalmayacak şekilde bütün vücudu yıkamaktır. Burna su vermede de yukarı çıkacak şekilde suyun çekilmesi yeterlidir. Ağız da aynı şekilde doğal bir şekilde ne kadar su verilebiliyorsa gereken o kadardır. Zorlama, tahriş etme gibi bir duruma gerek yoktur. Durumunuz için de istiğfar edip bundan sonraki süreçte dikkatli olmanız yeterlidir. Ayrıca belirtmek gerekir ki; gusülde veya abdestte vesveseye kapılan sıradan bir yıkanmanın ötesine gitmemelidir.
Klozetin bulunduğu yerde abdest alınmasında bir sakınca yoktur. Özellikle de kapağı kapalı iken hiçbir sakınca olmaz.