Fetva Meclisi
Soru
Hocam, öğle namazı için aldığım abdestle sonraki tüm namazları kıldım. Yatsı namazından sonra ise daha önceden olan bir yaranın kanamış olduğunu fark ettim. Abdest almadan önce kontrol ettiğimde kanama yoktu ve kanamanın ne zaman olduğunu bilmiyorum. Bu durumda günün tüm namazlarını kaza olarak tekrar kılmam mı gerekiyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sabah namazı vaktinde ve ikindiden sonra akşama kırk dakika kalıncaya kadar kaza kılınabilir
Daha önce kaza namazı olmamış biri isen önce kazaları kılarsın. Daha önce beş vakitten fazla kazaya kalmış namazın oldu ise serbestsin, kazaları da kılabilirsin, vakit namazını da.
Üzerinde kaza namazı bulunan mü'min, o namazları gün gün şeklinde kılması gerekmez. Vakit vakit kılabilir. Ne zaman fırsat bulursa o fırsatta bir, iki, üç ve daha fazla namazı kaza edebilir. Yalnız, Akşam namazına ve öğlen namazına bir saat kala ile güneş doğduktan sonraki bir saatte kılmaması daha doğrudur. Allah'a emanet olunuz.
Namazların kazasında bir arada ve aynı vaktin ardında diye bir şey yoktur. Ne zaman ve hangi namazı kaza edebilirseniz onu kâr kabul edin. Şu kadar ki, kerahet vaktinde kılmasanız daha iyi olur. Üç kerahet vakti vardır: a- Takvimde yazan güneş doğumu anından itibaren 40 dakika. b- Öğlen ezanına 40 dakika kala. c- Akşam ezanına 40 dakika kala. Bunların dışında her zaman her kaza yapılabilir. Allah kabul buyursun.
Âdet kanamasını çamaşırınızda ya da peçetede ne zaman gördüyseniz âdetinizi o anda başladı olarak kabul etmelisiniz. Dolayısı ile sabah namazında, gördüğünüz anda âdetiniz başlamıştır. Yatsı namazını kılmadığınız takdirde kazaya kalmış olacaktır. Yatsı namazının farzını kılarken akıntı geldiğini hissettiğinizde namazı tamamlayıp selamla namazdan çıktıysanız ve gelen akıntınız iltihaplı bir akıntı değil ise yatsı namazını, farzı tamamlanmış bir namaz olarak kabul edebilirsiniz. Ancak vitir namazını kılmamış oldunuz öyle değil mi? Bu sebeple vitir namazını kaza etmeniz gerekmektedir. Günlük akıntınız iltihaplı bir akıntı ise yatsı namazını da kaza etmeniz gerekmektedir.
Geçmiş olsun size. Abdest almanız mümkün değilse ki, zordur, teyemmüm yapın. Yatağınızda yatmak zorunda iseniz, yattığınız şekilde başınızı hareket ettirerek yani ima ile namazınızı kılın. Sondanın takılı olmasının size zararı yoktur. Allah Teâlâ afiyetini iade etsin.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Fıkıh kitaplarında tarif edildiği şekilde Sünnet'e uygun bir abdest veya gusül, onu bozan şeylerden biri ortaya çıkmadıkça devam eder. Gusül ve abdest için zaman aşımı yoktur. Allah'a emanet olun.
Teyemmümün geçerli olabilmesi suyu bulamama veya kullanamama üzerine kuruludur. Vakit darlığı teyemmüme neden değildir.
Eğer dinleyip tatbik edecekseniz size kurtulma ihtimalinizin yüksek olduğu bir tavsiyede bulunabilirim: Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna altı ay devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
Abdest ve gusülde yıkanması gereken yerlerin üstünde suyun alta geçmesine mani olan bir tabaka bulunması halinde bu tabaka küçük de olsa abdest ve gusül geçerli olmaz. Oje için bu kuralın geçerli olduğunu düşünüyorum. Zira oje bir tabaka oluşturmaktadır. Allah'a emanet olun.
Bedenimizde veya elbisemizde el içi kadar bir yer kanla kirlendi ise namaz kılabilmek için orayı temizlemek gerekmektedir. Bu kanama süreklilik arz ediyorsa bu bir özür halidir; temizleme ihtiyacı olmadan her vakit abdest alarak namazımızı kılarız. Bu yeterlidir. Allah'a emanet olun.
Abdestten önce, insanın bedenine kalıcı bir değişiklik yaptırması haramdır. Önce bu nedenle dövmenin sakıncalı olduğunu bilmeliyiz. Abdest ise dövmenin durumuna göre ikinci bir etkendir. Bir de böyle bir işin Müslümanlara ait bir uygulama olmadığını da bilmemiz gerekir.