Fetva Meclisi
Soru
Hocam vücuda dövme yaptırmanın yasak olduğu söyleniyor ve gerekçe olarak da abdest geçirmemesi ileri sürülüyor. Ancak her dövme su geçirir ve abdeste mani olmaz. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem döneminde ise kabileleri ayırmak için kullanılırmış. Benim durumum bunun da dışında pek tâbii, bu konuda ne yapmamı önerirsiniz? Yaptırmayı düşündüğüm dövme bir insan ya da hayvan simgesi değil, küçük bir yazıdır.
Cevap
Benzer fetvalar
Vücuda dövme yaptırmayı, abdest ve gusülden ötürü yasak sayma yerine, Allah'ın yarattığı bedenimizde kalıcı bir değişiklik yapmanın caiz olmadığını bilmemiz gerekiyor. Dövmenin yasak olması da bundan dolayıdır. Bedene kalıcı değişiklik ancak, tıbbî bir nedenle olabilir. Arkadaşınızın kökleşmiş fikirlerini değiştirmeye çalışırken onu inat seviyesine getirmemeye de dikkat etmelisinz. Allah heva ve heves peşinde koşmaktan bizi korusun.
Eğer giderilebilir bir dövme ise gidersin. Giderilmesi mümkün değilse ibadetlerine devam etsin. Yeter ki tevbe etmiş olsun. Allah’a emanet olunuz.
Bilmemiz gereken en temel din kurallarından biri şudur: -Hata ile -Bilmediğimiz için yaptıklarımızı, -Samimi bir şekilde tevbe ettiklerimizi Rabbimiz mağfiret buyurmaktadır. Dövme caiz değildir. Abdeste mani olması da mümkündür. Geri dönüşü olmayan dövme için ise yapacak bir şey yoktur. Samimi bir tevbe yapılır. İnşaallah abdeste de zararı olmaz, o şekilde idare edilmek zorunda olunduğu için sakınca olmayacağını umarız.
Vücuda dövme yaptırmak caiz değildir. Daha doğrusu, insanın vücuduna kalıcı bir değişiklik getirmesi caiz değildir. Dövme yaptıranın onu kaldırması mümkün olmadığına göre tevbe ve istiğfarla mağfiretini talep edecek. Abdestine ve namazına da devam edecek elbette.
Kalıcı dövmenin abdest ve gusle etkisi bulunsa da çözümü olmayan bir sorun olduğu için o şekilde abdest ve gusle devam etmesini söyleriz. Abdestten önce şu bilinmelidir ki, dövme yaptırmak hadisi şerifle lanetlenmiş bir iştir. Cahillik edip yaptıran muhakkak tevbe etmeli ve tekrar yapmamaya ahdetmelidir.
Vücuda iğneler batırılıp, açılan deliklere boyalı maddeler konularak yapılan dövme, eski çağlardan beri yapılan bir cahiliye âdeti olup, sağlık açısından zararlı olduğu gibi dinen de yasaklanmıştır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), dövmeyi yapan ve yaptıranların Allah’ın rahmetinden uzak olacaklarını bildirmiştir (Buhârî, Libâs, 83-87; Müslim Libâs, 120; Tirmizi, Edeb, 33 ). Dövme yaptırmak dinimizce yasaklanmış olmakla birlikte cilt üzerinde bir tabaka oluşturmayan dövmeler abdest ve gusle engel değildir. Fakat deri üzerine yapılarak suyun temasını engelleyen bir tabaka oluşturan dövmeler abdest ve gusle mani olacağından namaza da engel teşkil eder. Daha önce yapılmış olup deri üzerinde tabaka oluşturmuş ve çıkarılması da mümkün olmayan dövmeler ise artık deri hükmünü almış olur. Dolayısıyla bu durumda kılınan namaz geçerlidir. Abdest ve gusle engel olmayan türden olan dövmeler, dikkat çekici resim vb. içeriyorsa bunların namaz kılarken kapatılması uygun olur.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Abdest ve gusülde yıkanması gereken yerlerin üstünde suyun alta geçmesine mani olan bir tabaka bulunması halinde bu tabaka küçük de olsa abdest ve gusül geçerli olmaz. Oje için bu kuralın geçerli olduğunu düşünüyorum. Zira oje bir tabaka oluşturmaktadır. Allah'a emanet olun.
Eğer dinleyip tatbik edecekseniz size kurtulma ihtimalinizin yüksek olduğu bir tavsiyede bulunabilirim: Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna altı ay devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
Teyemmümün geçerli olabilmesi suyu bulamama veya kullanamama üzerine kuruludur. Vakit darlığı teyemmüme neden değildir.
Fıkıh kitaplarında tarif edildiği şekilde Sünnet'e uygun bir abdest veya gusül, onu bozan şeylerden biri ortaya çıkmadıkça devam eder. Gusül ve abdest için zaman aşımı yoktur. Allah'a emanet olun.
Kalbinizin neye ağırlık verdiğine bakın. Kanama için bir saat tahmin edemiyorsanız, o yatsıdan sonra da kanamış olabileceğinden namazları kaza etmeniz gerekmez. Mesela ikindi vaktini yaklaşık hatırlıyorsanız, ondan sonrasını kaza edersiniz. İhtiyaten namazlarınızın hepsini kaza etmenizde ise bir sakınca yoktur. Allah’a emanet olun.
Bedenimizde veya elbisemizde el içi kadar bir yer kanla kirlendi ise namaz kılabilmek için orayı temizlemek gerekmektedir. Bu kanama süreklilik arz ediyorsa bu bir özür halidir; temizleme ihtiyacı olmadan her vakit abdest alarak namazımızı kılarız. Bu yeterlidir. Allah'a emanet olun.