Fetva Meclisi
Soru
Cünüp olduktan sonra aldığımız gusül abdesti ile namaz kılıp Kuran okuyabiliyoruz, bunu biliyorum. Ama sizin yıllar önceki bir fetvanızda, cünüp değilken duşa girdiğimizde sadece gusül abdesti alırsak, bu abdestle ibadet yapamayacağımızı, gusülden önce normal abdest almamız gerektiğini söylemişsiniz. Bunu anlayamadım. Nerdeyse okuduğum her yerde gusül abdesti aldıktan sonra, normal abdeste gerek olmadan ibadet yapılabileceği yazıyor. Acaba ben mi fetvanızı yanlış anladım? Size sorum: Cünüp değilken normal duşa girdiğimiz zaman, çıkmadan önce gusle niyet edip, ağza burna su verip gusül abdesti aldığımızda, sadece bu abdestle ibadet yapabilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Sünnet şekliyle alınan bir gusül aynı zamanda abdest de ihtiva ettiğinden o gusülden sonra aynen abdest de alınmış olacağından namaz da kılınabilir. Bu noktada tereddüt olmaz. Gusleden sadece banyo yapma şeklinde bir gusül yaptı ise yani bütün bedenini yıkadı ve ağzına burnuna su verdi ise bu gusül, gusül olarak tamamdır sadece Sünnet olan gusül şekli açısından eksiktir. Böyle bir gusül eğer cünüplükten sonra alındı ise onunla abdestli imiş gibi namaz kılınabilir. Normal gusül ise abdest ihtiva etmediği için namaz vaktinde bir de abdest alınması gerekir. İhtiyata uygun olan böyledir.
Gusül sünnete uygun olarak alındı ise yeni bir abdeste gerek olmadan namaz kılınabilir. Sünnete uygun gusül, başında abdest alınan gusül demektir zaten. Başında abdest alınmadan tam olarak alınan bir gusül için ise durum şöyledir: Cünüplükten sonraki bir gusül ise yine onunla namaz kılınabilir. Normal bir duş niteliğinde gusül ise namaz için abdest alınmalıdır.
Gusül alacak biri, bütün vücudunu yıkadıktan sonra ağzına ve burnuna da su verdi ise gusül tamamdır. Ya da gusül budur. Bunun ötesinde gusül için müstahap denen ilaveler vardır. Mesela, gusülden önce avret yerleri kirli ise temizlemek, namaz abdesti gibi abdest almak bunlardandır. Ama bunlar guslün yerini bulmasını etkilemez. Nasıl yapılırsa yapılsın, önemli olan cünüplükten kurtaracak bir gusül almaktır.
Gusül; cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmî kirlilik hâllerinin giderilmesi için ağız ve burun dâhil bütün bedeni yıkamak suretiyle yapılan hususi temizlik demektir. Kur’ân-ı Kerîm’de, “Eğer cünüp iseniz, iyice temizlenin (yıkanın).” (en-Nisâ, 4/43; el-Mâide, 5/6) buyrulmaktadır. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sünnetinde de ihtilam olma veya cinsel ilişki sonucu cünüplük hâlinde veya hayız ve nifas sonrasında gusletmek emredilmiştir. (Buhârî, Gusül, 22, 28 [282, 291]; Müslim, Hayız, 87-88 [348-349]; Ebû Dâvûd, Tahâret, 118, 127 [314, 359]) Gusül abdesti ağza su alıp boğaza kadar çalkalamak, burna su çekmek ve bütün vücudu hiç kuru yer bırakmayacak şekilde yıkamak suretiyle alınır. Burada sayılan işlemler Hanefîlere göre guslün farzlarıdır. Birinin eksik bırakılması hâlinde gusül geçersiz olur. Guslün bu farzlarından başka bir de sünnetleri vardır. Sünnetleri de yerine getirilerek gusül şöyle alınır: Gusletmek isteyen kimse niyet ederek besmele çeker. Ellerini yıkar, vücudunda bir necaset/maddî kirlilik var ise onu temizler, avret yerlerini yıkar. Sonra sağ eli ile üç defa ağzına su vererek iyice çalkalar, daha sonra üç defa burnuna su çekerek temizler ve namaz abdesti gibi abdestini tamamlar. Sonra da vücudunun her tarafını iyice yıkar. Guslettiği yerde su birikiyorsa, son olarak ayaklarını yıkayıp guslünü tamamlar.
Selamünaleyküm. Cünüplükten temizlenmek için alınan gusül, abdesti de ihtiva eder. Yalnız, normal duş yapma gibi olan ya da FARZ GUSÜL olmayan gusül ile abdest yerini bulmaz. Abdesti ayriyeten almak gerekir.
Selamünaleyküm. Önce bir doktora görünün, ondan rapor alın. Doktor bölümü bitince şöyle yapın: Size abdest olarak öğretilen şeyin dışında hiçbir şey yapmamaya karar verin. Abdestsiz namaz kılın, kolunuz kuru kalsın, ayağınız yıkanmamış olsun ama tekrar yıkamayın. Size tekrar yasak! Sadece abdestte değil şeytan bütün ibadetlerinizde sizi çökertecek dikkat edin. Tekrar yıkamak yok; cünüp gezin ama tekrar yıkamayın!
abdest konusundaki diğer fetvalar
Geçmiş olsun. Doktorunuz izin verene kadar yüzünüzün o bölümünü yıkamayın. Gözdeki sargı üzerine ıslak elinizle meshedin yeterlidir. Meshetmek de zarar verirse onu da yapmayabilirsiniz.
Gusülde farz olan boyut üçtür: Ağza su alıp çalkalamak, burna su çekip yıkamak, iğne ucu kadar yer kalmayacak şekilde bütün vücudu yıkamaktır. Burna su vermede de yukarı çıkacak şekilde suyun çekilmesi yeterlidir. Ağız da aynı şekilde doğal bir şekilde ne kadar su verilebiliyorsa gereken o kadardır. Zorlama, tahriş etme gibi bir duruma gerek yoktur. Durumunuz için de istiğfar edip bundan sonraki süreçte dikkatli olmanız yeterlidir. Ayrıca belirtmek gerekir ki; gusülde veya abdestte vesveseye kapılan sıradan bir yıkanmanın ötesine gitmemelidir.
Su bazlı olmayan, suyu boyanın altına geçirmeyen oje, boya vb. gusle engeldir. Küçük de olsa bu tabaka suyu geçirmediği için gusül tam olmamıştır. Dolayısıyla fark ettiğiniz anda tekrar gusül almanız ve fark edip gusül alana kadar kılmış olduğunuz namazlarınızı kaza etmeniz gerekmektedir.
Şâfiî mezhebi, eşler arasında şehvetle olsun veya olmasın ten temasının abdesti bozmasıyla ilgili görüşlerini âyet ve hadislerle desteklemişlerdir. Bu işin hikmet boyutunun da tek bir cevabı yoktur. Üzerinde tefekkür edildiğinde nereden ve nasıl baktığıyla ilgili çok farklı hikmetler söylenebilir. Aklıma gelen bir hikmet olarak “eşle ten teması mahrem bir keyfiyettir. Namaz öncesi yapılan böyle bir temas, küçük de olsa ibadete gölge düşürmesin diye abdestin tazelenmesi istenmiştir” şeklinde küçük bir cevap verilebilir.
Gusül abdestini almak farz iken su bulunuyor ancak uygun bir ortam -örneğin mahremiyet sağlayacak, üstünü açıp rahatça yıkanabileceğin bir yer- bulunamıyorsa, kişinin mahremiyetini koruyamayacağı bir durumda suyla gusletmesi gerekmez. Bu durumda teyemmümle yetinmesi caiz olur. Çünkü suyun varlığı değil su ile yıkanmanın fiilen mümkün olup olmaması dikkate alınır. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de: "Eğer hasta olur ya da yolculukta bulunur ya da tuvaletten gelir veya kadınlara dokunur da su bulamazsanız, temiz bir toprakla teyemmüm edin..." (Maide Sûresi, 6. âyet) buyrulmuştur. Bu ayette geçen "su bulamamak" sadece fiziksel yokluk değil, suya erişimin fiilen mümkün olmaması veya kullanmanın ciddi sıkıntıya yol açması hâllerini de kapsar. Banyo tadilatı gibi bir durum, başka güvenli ve mahrem bir yıkanma yeri yoksa geçici olarak teyemmümle ibadet etmene izin verir. Ama bu teyemmüm geçici bir çözümdür. Uygun ortam oluşur oluşmaz gusül alınmalıdır.
Verdiğiniz bilgiyi de esas alarak, hamur, bant gibi şeylerin kalıntılarını temizlemeye çalışmış, elinizden geleni yapmış, buna rağmen abdeste engel küçük bir kalıntı kalmışsa, mazur görülebilirsiniz. Böyle çaba gösterilmesine rağmen küçük ve fark edilmesi zor kalıntılar, abdesti bozmaz, namazı geçersiz kılmaz; kaza etmenize gerek yoktur. Ama umursamaz bir haliniz olsaydı namazları kaza etmenizi söylerdim.