Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Gusül (boy abdesti) ne zaman gereklidir ve sünnete uygun gusül abdesti nasıl alınır?
Cevap
Benzer fetvalar
Gusülde farz olan boyut üçtür: Ağza su alıp çalkalamak, burna su çekip yıkamak, iğne ucu kadar yer kalmayacak şekilde bütün vücudu yıkamaktır. Burna su vermede de yukarı çıkacak şekilde suyun çekilmesi yeterlidir. Ağız da aynı şekilde doğal bir şekilde ne kadar su verilebiliyorsa gereken o kadardır. Zorlama, tahriş etme gibi bir duruma gerek yoktur. Durumunuz için de istiğfar edip bundan sonraki süreçte dikkatli olmanız yeterlidir. Ayrıca belirtmek gerekir ki; gusülde veya abdestte vesveseye kapılan sıradan bir yıkanmanın ötesine gitmemelidir.
Gusül alacak biri, bütün vücudunu yıkadıktan sonra ağzına ve burnuna da su verdi ise gusül tamamdır. Ya da gusül budur. Bunun ötesinde gusül için müstahap denen ilaveler vardır. Mesela, gusülden önce avret yerleri kirli ise temizlemek, namaz abdesti gibi abdest almak bunlardandır. Ama bunlar guslün yerini bulmasını etkilemez. Nasıl yapılırsa yapılsın, önemli olan cünüplükten kurtaracak bir gusül almaktır.
Normal bir gusül alınırken sünnet olduğu için abdest de alınacağından o gusül abdest yerine de geçer denmektedir. Kural böyledir. Abdeste ayrıyeten gerek bırakmadan gusül ise duş değil gusül olandır. Bu da cünüplük sonrası alınan gusül demektir.
Cünüp olan bir kimse, namaz kılmak ve Kur’ân okumak gibi ibadetleri ve taatleri yerine getiremez. Dolayısıyla, ibadetlerini yapmaya engel olan bu durumdan ilk fırsatta guslederek kurtulmaya çalışmalıdır. Ancak gusletmesi gereken bir kimse ihtiyaç hâlinde, herhangi bir namazın geçmesine sebebiyet vermemek kaydıyla, avret mahallinin temizliğini yaptıktan sonra abdest alarak ya da sadece el ve ağzını yıkayarak uyuyabilir, yiyip içebilir ve başka işlerle meşgul olabilir. (Buhârî, Gusül, 27 [288]; Müslim, Hayız, 21-24 [305-306]) Çünkü cünüplük hâli, abdest veya gusül gerektirmeyen işlerin yapılmasına engel değildir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), cünüp olmakla müminin necis (maddeten pis) olmayacağını ifade etmiştir. (Buhârî, Gusül, 23 [283]; Müslim, Hayız, 116 [372]) Fakat cünüp birinin namazını kaçıracak şekilde yıkanmayı geciktirmesi haram, elini ağzını yıkamadan yiyip içmesi ise mekruh görülmüştür. Bu itibarla zorunlu bir durum olmadıkça kişi hemen boy abdesti almalı ve bir an önce yıkanıp temizlenmelidir.
Selamünaleyküm. Önce bir doktora görünün, ondan rapor alın. Doktor bölümü bitince şöyle yapın: Size abdest olarak öğretilen şeyin dışında hiçbir şey yapmamaya karar verin. Abdestsiz namaz kılın, kolunuz kuru kalsın, ayağınız yıkanmamış olsun ama tekrar yıkamayın. Size tekrar yasak! Sadece abdestte değil şeytan bütün ibadetlerinizde sizi çökertecek dikkat edin. Tekrar yıkamak yok; cünüp gezin ama tekrar yıkamayın!
Selamünaleyküm. Önce bir doktora görünün, ondan rapor alın. Doktor bölümü bitince şöyle yapın: Size abdest olarak öğretilen şeyin dışında hiçbir şey yapmamaya karar verin. Abdestsiz namaz kılın, kolunuz kuru kalsın, ayağınız yıkanmamış olsun ama tekrar yıkamayın. Size tekrar yasak! Sadece abdestte değil şeytan bütün ibadetlerinizde sizi çökertecek dikkat edin. Tekrar yıkamak yok; cünüp gezin ama tekrar yıkamayın!
TEMİZLİK (TAHARET) konusundaki diğer fetvalar
Yıkanmasında güçlük ve zahmet olan göz, kapanmış küpe deliği gibi yerleri yıkamak farz değildir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/152-153) Gusül esnasında, küpelerin ve dar olan yüzüğün oynatılması gerekir. Bu konuda vesveseye kapılarak aşırıya gitmeye gerek yoktur, küpe deliklerinin ovuşturulması guslün geçerli olması için yeterlidir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/154-155)
Varis tedavisi için ayağa giyilen özel çoraplar, kırık-çıkık üzerindeki sargı hükmündedir. Kırık-çıkık üzerindeki sargıya mesh edilebilir. (İbn Mâce, Tahâret, 134 [657]; Ayrıca bk. Kâsânî, Bedâ’i, 1/13-14; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/278) Bu itibarla, abdest alırken varis çoraplarının üzerine mesh edilmesinde bir sakınca yoktur. Fakat ayağın yıkanması gereken yerlerinin bir kısmını örtmeyen bir varis çorabı giyilmişse açık kalan kısımların yıkanması gerekir.
Guslederken ağza ve burna su vermek farzdır. Ağza verilen suyu boğaza kadar ulaştırıp çalkalamak ve burna verilen suyu da iyice çekmek sünnettir. Bu hüküm oruçlu olmayan kimseler içindir. Oruçlu olanların, boğaza veya genze su kaçma ihtimali olduğu için böyle yapmaları uygun olmaz. Onlar gusülde ağza ve burna su verirken mübalağa etmeyip abdestte yaptıkları gibi yaparlar. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/116, 156)
Ayakları aşık kemikleri ile birlikte mest gibi örten bot, çizme, potin vb. giyecekler de mest hükmündedir. Bu itibarla bir kimse, abdestli olarak giymiş olduğu çizme veya botların üzerine mesh edebilir ve bunları çıkarmadan namaz kılabilir. Ancak botun veya çizmenin üzerinde ya da altında namaza engel bir pislik varsa bunu temizlemesi gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/32; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/24)
Abdeste ve gusle başlarken niyet etmek ve besmele çekmek sünnettir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/15-17) Bu bakımdan niyet etmeden ve besmele çekmeden alınan abdest ve gusül geçerlidir. Ancak abdest ve gusülden önce besmele ve niyetin unutulması sünnet sevabından mahrum olunmasına neden olur. Şâfiî mezhebine göre, abdest ve gusülde niyet farz iken, gusle başlarken besmele çekmek ise sünnettir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/166-167, 222; Erdebîlî, el-Envâr, 1/69-71)
Abdest alırken veya guslederken konuşmak abdeste veya gusle zarar vermez. Ancak bir ihtiyaç olmadıkça konuşmak uygun değildir. Abdest veya gusül almaya başlayan kişi, yaptığı ibadete odaklanmalı, dünyevî meşguliyet, duygu ve düşüncelerden mümkün olduğunca uzaklaşmalıdır. (Şürünbülâlî, Merâkı’l-felâh, 1/47)