Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Guslederken suyun küpe deliklerine ulaşması şart mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kulak delikleriniz kendiliğinden kapanıyorsa müdahale etmeyin. Açık kaldığı sürece de suyun oraya ulaşması gerekmektedir. Kapanana kadar yıkansın, kapanınca da yapacağınız bir şey yoktur.
Aleykümselam. Kulağınızda küpe deliği bulunduğu hâlde takmadığınız için gusle mani olup olmayacağını soruyorsanız mesele şöyledir: Küpe veya başka bir nedenle kulakta açılmış bulunan delikten gusül esnasında içeri su girmesi gerekmektedir. Delik olan kısım dış deri gibi kabul ediliyor. Tıkanıp kapanmadıkça içeri su sokulacaktır. Bunun için suyu kulak yumuşağınızda ovmanız yeterli olabilir.
Selamünaleyküm. Onları yıkamak guslün içinde bir görevdir.
Kız çocuklarının kulaklarının reşit olduklarında kendileri tarafından delinmesinin daha makul olacağını düşünüyoruz. Küçükken delinmesi ise yasak değildir.
Gusül abdestini almak farz iken su bulunuyor ancak uygun bir ortam -örneğin mahremiyet sağlayacak, üstünü açıp rahatça yıkanabileceğin bir yer- bulunamıyorsa, kişinin mahremiyetini koruyamayacağı bir durumda suyla gusletmesi gerekmez. Bu durumda teyemmümle yetinmesi caiz olur. Çünkü suyun varlığı değil su ile yıkanmanın fiilen mümkün olup olmaması dikkate alınır. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de: "Eğer hasta olur ya da yolculukta bulunur ya da tuvaletten gelir veya kadınlara dokunur da su bulamazsanız, temiz bir toprakla teyemmüm edin..." (Maide Sûresi, 6. âyet) buyrulmuştur. Bu ayette geçen "su bulamamak" sadece fiziksel yokluk değil, suya erişimin fiilen mümkün olmaması veya kullanmanın ciddi sıkıntıya yol açması hâllerini de kapsar. Banyo tadilatı gibi bir durum, başka güvenli ve mahrem bir yıkanma yeri yoksa geçici olarak teyemmümle ibadet etmene izin verir. Ama bu teyemmüm geçici bir çözümdür. Uygun ortam oluşur oluşmaz gusül alınmalıdır.
Kulak deliklerinizi pamuk ve benzeri bir şeyle tıkattıktan sonra guslederseniz oluşan yıkama yeterlidir.
TEMİZLİK (TAHARET) konusundaki diğer fetvalar
Guslederken ağza ve burna su vermek farzdır. Ağza verilen suyu boğaza kadar ulaştırıp çalkalamak ve burna verilen suyu da iyice çekmek sünnettir. Bu hüküm oruçlu olmayan kimseler içindir. Oruçlu olanların, boğaza veya genze su kaçma ihtimali olduğu için böyle yapmaları uygun olmaz. Onlar gusülde ağza ve burna su verirken mübalağa etmeyip abdestte yaptıkları gibi yaparlar. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/116, 156)
Gusül; cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmî kirlilik hâllerinin giderilmesi için ağız ve burun dâhil bütün bedeni yıkamak suretiyle yapılan hususi temizlik demektir. Kur’ân-ı Kerîm’de, “Eğer cünüp iseniz, iyice temizlenin (yıkanın).” (en-Nisâ, 4/43; el-Mâide, 5/6) buyrulmaktadır. Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sünnetinde de ihtilam olma veya cinsel ilişki sonucu cünüplük hâlinde veya hayız ve nifas sonrasında gusletmek emredilmiştir. (Buhârî, Gusül, 22, 28 [282, 291]; Müslim, Hayız, 87-88 [348-349]; Ebû Dâvûd, Tahâret, 118, 127 [314, 359]) Gusül abdesti ağza su alıp boğaza kadar çalkalamak, burna su çekmek ve bütün vücudu hiç kuru yer bırakmayacak şekilde yıkamak suretiyle alınır. Burada sayılan işlemler Hanefîlere göre guslün farzlarıdır. Birinin eksik bırakılması hâlinde gusül geçersiz olur. Guslün bu farzlarından başka bir de sünnetleri vardır. Sünnetleri de yerine getirilerek gusül şöyle alınır: Gusletmek isteyen kimse niyet ederek besmele çeker. Ellerini yıkar, vücudunda bir necaset/maddî kirlilik var ise onu temizler, avret yerlerini yıkar. Sonra sağ eli ile üç defa ağzına su vererek iyice çalkalar, daha sonra üç defa burnuna su çekerek temizler ve namaz abdesti gibi abdestini tamamlar. Sonra da vücudunun her tarafını iyice yıkar. Guslettiği yerde su birikiyorsa, son olarak ayaklarını yıkayıp guslünü tamamlar.
Abdeste ve gusle başlarken niyet etmek ve besmele çekmek sünnettir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/15-17) Bu bakımdan niyet etmeden ve besmele çekmeden alınan abdest ve gusül geçerlidir. Ancak abdest ve gusülden önce besmele ve niyetin unutulması sünnet sevabından mahrum olunmasına neden olur. Şâfiî mezhebine göre, abdest ve gusülde niyet farz iken, gusle başlarken besmele çekmek ise sünnettir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/166-167, 222; Erdebîlî, el-Envâr, 1/69-71)
Varis tedavisi için ayağa giyilen özel çoraplar, kırık-çıkık üzerindeki sargı hükmündedir. Kırık-çıkık üzerindeki sargıya mesh edilebilir. (İbn Mâce, Tahâret, 134 [657]; Ayrıca bk. Kâsânî, Bedâ’i, 1/13-14; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/278) Bu itibarla, abdest alırken varis çoraplarının üzerine mesh edilmesinde bir sakınca yoktur. Fakat ayağın yıkanması gereken yerlerinin bir kısmını örtmeyen bir varis çorabı giyilmişse açık kalan kısımların yıkanması gerekir.
Abdest alırken veya guslederken konuşmak abdeste veya gusle zarar vermez. Ancak bir ihtiyaç olmadıkça konuşmak uygun değildir. Abdest veya gusül almaya başlayan kişi, yaptığı ibadete odaklanmalı, dünyevî meşguliyet, duygu ve düşüncelerden mümkün olduğunca uzaklaşmalıdır. (Şürünbülâlî, Merâkı’l-felâh, 1/47)
Sezaryen yöntemi ile çocuk dünyaya getirmek lohusalık açısından normal doğum hükmündedir. Sezaryenden sonra rahimden kan gelmezse kadın ilk fırsatta guslederek lohusalık (nifas) hâlinden temizlenir. Rahimden kan gelirse, kanın kesilmesinden sonra gusletmesi gerekir. (Serahsî, el-Mebsût, 3/210; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/12)