Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz dört yıllık evliyiz. Eşim anne ve babama karşı çok saygılıdır, sever, arar sorar, hediyeler alır, gerçekten kendi anne babası gibi hürmet eder. Ancak kardeşime karşı çok öfkeli ve kırgın. Kardeşim ve eşi, eşime ve bana ciddi anlamda saygısızlık yaptılar. Eşim bu yüzden "Annen baban benim de anne babamdır ama kardeşini asla evime istemiyorum ve senin de onunla görüşmeni istemiyorum" diyor. Ben de kardeşime kırgınım ve görüşmek istemiyorum. Eğer görüşürsem eşimle aramızın çok kötü olacağını biliyorum. Ailemin huzurunu bozmak istemiyorum. Eşim bu konuda çok katı ve anneme durumu açıklayıp "Haklıyım, beni mazur görün." dedi. Annem de bana, "Eşin haklı, kardeşinle aranı düzeltmek için alttan al." diyor. Ancak eşimi ikna edemiyorum ve ben de kardeşime kırgın olduğum için eşimi haklı buluyorum, görüşmüyorum. Bu şekilde davranarak günaha girer miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sadece sizin anlattığınızla karar verilmesi zordur. Böyle bir mantık akıllı bir insanın mantığı değildir. Eşinizin de haklı olduğunu ispat edebileceği bir gerekçesi olmalıdır. Değilse eşiniz doktor görmelidir muhakkak. Bu durumu aile büyüklerinizin halletmesini isteyin. Aile büyükleri bir araya gelip ne yapacaksa yapsınlar.
Haklı olmanız veya olmamanız bir yana, sizin böyle bir meselede çözüm sahibi olmanız çok zordur. Sadece kendinizi yıpratmış olursunuz. Size tavsiyemiz şudur: Aile büyüklerinize karşı asi durumunda olmayın. Onların aralarındaki tartışmalara açık bir taraf olmayın. Evet, annenizin yanında olun, onu teselli edin ama bir savcı gibi de olmayın. Sabırla ve seviyenizi koruyarak olayı izlemeye bakın. Büyüklerinize sevgi beslemeyebilirsiniz, elinizden gelmeyebilir sevmek ama seviyesizlik de yapmamaya çalışın. Böylece ilerisi için size kazanç getirecek olanı yapmış olursunuz. Nefsinizin hoşuna gitmese ve zor da olsa seviyeli olan budur.
Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin. Bu fani dünyanın en ağır imtihanlarından biri insanın anne veya babası ile kavgaya zorlanmasıdır. Allah yardımcınız olsun. Size şunu tavsiye ederim: a- Asla anne babanızın arasında hakem rolüne girmeyin. Size göre “o annem”, “o da babam” siz bu dünyadan göçene kadar devam etsin. Birinin hatırı için diğerini ezmeyeceksiniz. Birinin kızmasını önlemek için öbürünü terk etmeyeceksiniz. Gerekiyorsa mesela, babanızla muhabbetinizi annenizden gizleyeceksiniz ama babanızı asla silmeyeceksiniz. Onların kavgasına alet de olmayacaksınız kürek de. b- Eşinizin öfkesinin geçmesini bekleyin. Eşiniz üstünlüğü terk etmemeli, o düzeye düşmemelidir. Evet, eşiniz haklıdır haklı olmasına ama dünya budur, her ailenin buna benzer bir sıkıntısı olabilir. Biz mü'min olarak olayların altında değil olayların üstünde rol almalıyız. İmanımız bunu gerektiriyor. Eşinizin zamanla kurallarını gevşetmesini bekleyin. O izin vermedikçe de annenizin sizin evinize gelmesi doğru olmaz. Sorun sizin eşinizle aranızda dal budak salmaya başlaması şeklini alır ki asıl afeti o zaman görürsünüz. Annenizle buluşmanızı üçüncü mekânlarda yapmaya çalışın. c- Bütün bunlarda en temel çizginiz, sizin aile huzurunuz olmalıdır. Ailenizin huzurundan verip alabileceğiniz bir şey yoktur. O noktaya gelmeniz anne babanızın macerasını tekrarlamanız olur ki bunu yaparsanız, tarihten ibret almama cahilliği yapmış olursunuz. Allah'a emanet olunuz.
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.
Kıymetli kardeşim, aileniz ile eşiniz arasındaki bu sürtüşme sürecini, onlar bu kadar birbirlerine yakınken yapmanız sizin için zorlayıcı olabilir. O sebeple bir şekilde eşinizle yaşayacağınız ama anne-babanızdan da ayrı düşmeyeceğiniz başka bir lokasyona taşınmayı gündeminize alın. Finansman ile alakalı durumunuzu yeniden değerlendirin. Gerekirse evin kalitesi ile alakalı kriterlerinizi bir iki derece düşürüp bu konuyu gündeme alın. Gerek aileniz gerekse eşiniz konusunda sağlam bir duruş sergilemeye gayret edin. Ne anne babanızı incitin ne eşinizi incitin. İki tarafa da birbirlerine müdahale etmemelerini istediğinizi tavırlarınıza sözlerinize yerleştirin. Fakat bunu atacağınız adımlarla da destekleyin. Örnek vermek gerekirse başka yere taşınmak gibi adımlar mesela. Bunun yanı sıra anne babanızın, sözüne itibar edip saygı duyduğu başka aile büyüklerinizden de bu konuda nasihatlerle, aracılıklarla size yardım etmesini isteyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Bu hususta her iki taraf için de ‘haksız’ denemez. Ancak geçmiş kültürde ciddi bir endişe birikimi vardır. İki taraf da korkuyor olabilirler. Zannederim zamana yaymaktan başka bir çözüm yoktur. Eşinize bir şey söylemeyin ama ailenize biraz sabırlı olmalarını, bir zaman sonra sorun olmayacağını söylemeye çalışın. Bilhassa çocuğunuz olduktan sonra bu mesele daha kolay çözülür. Üzerine gitmeyin konunun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Sizin paranız üzerinde eşinizin hiçbir tasarruf hakkı yoktur. Dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz. İsterseniz eşinize haber verirsiniz isterseniz haber vermezsiniz. Rahat olun. Bu durumu gerekli görüyorsanız eşinizle paylaşın ama eşiniz bunu sorun edecekse hiç söylemeyin.
Senin kalbin rahat ve temiz ise kimin ne dediğine önem vermeyeceksin. Senin Allah'a karşı için rahat ise kimsenin bedduası seni bulmaz merak etme.
Kazanamayacağınız bir savaşa girmemelisiniz. Kızınız açısından adeta bir hastalıktır bu. Bu hastalığı ilk belirtilerinde keşfedip çare üretmeli idiniz. Şu anda uzun vadede bir tedavi mümkündür. Meydanda kazanamadığınız savaşı adeta masada kazanmaya bakın ama sürekli telefonu kötüleyerek, yalvararak değil. Telefonu kuşatma altına alır gibi bir uygulama yapın. Başka konularda kızınızla güllü ballı bir hayat yaşayın, telefon arada kaynasın. Bu tutumu becerebilirseniz zamanla sizin çizginize gelecektir.
Müslümanlığın örneği baban değildir. Sen Müslümanlığı onun Peygamberinden öğrenmelisin. Yarın Allah'ın huzuruna sen de baban da tek tek çıkacaksınız. Evet, baban yanlış yapıyor ama sen doğruluğun sahibi ol. Hatalı durumda olma, başka bir konuda suçlu duruma düşme, babanın yaptıklarını da kafana takma. Sabret ve onurunla yaşa. Allah yardımcın olsun.
Olan oldu bir kere, keşke böyle yapmasaydın ama bu noktadan sonra: - Muhakkak resmi işlemlerinizi tamamlayın, normal aile olmaya bakın. - Babanın yaptığı isabetli değildi ama sizin yaptığınızın da anlamı yok; madem iyi bir eş adayıydı, neden bir kızı babası ile karşı karşıya bıraktı? - Babanızın beddualarından çok kendiniz yanlış yapmamaya bakın. İyi bir mümin olarak yaşayın. Allah yardımcınız olsun.
İki nikâh olmaz. Birincisi batıl ise o süreyi nasıl isimlendireceğiz? Bu gizlilikten ötürü tevbe etsinler. İkinci nikâh dediklerini de bir tazeleme şeklinde yapsınlar. Mehrin bu noktada önemi yoktur.