Fetva Meclisi
Soru
Hocam, babam, yirmi yıl önce kredinin haram olduğunu tam olarak idrak edemediği dönemde kredi çekerek şu an oturduğumuz evi aldı. Aklımdaki soruları yanıtlarsanız sevinirim: Şu an bu ev helal para ile alınmış sayılır mı yoksa haram kazanç mı kabul edilir? Evin babama ait olması dinen helal midir? Yeni bir eve taşınmak istediğimizde, bu evi satıp parasıyla başka bir ev almak caiz olur mu? Yeni evi alırsak o ev helal sayılır mı? Babamı ve abimi yeni bir kredi çekmemeleri için nasıl ikna edebilirim? Eğer ikna olmazlarsa ve yeni evi krediyle alırlarsa bekâr bir kız olarak onlarla yaşamam beni günahlarına ortak eder mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Yaşadığımız süreçte faiz en yaygın fitnelerin neredeyse başında gelmektedir. Daha önce faizle mücadeleye ömür verenlerin şimdi faize bir yol bulmaya çalıştıklarını görebilmekteyiz. Akıbetimizin kötü olmasından Allah'a sığınırız. Finans kurumlarının uygulamaları hakkında HELAL hükmü vermek neredeyse mümkün değildir. Haramlığı konusunda da elimizde, tartışılır belgeler bulunduğundan kesin bir söz söylemek zor olmaktadır. Bu nedenle finans kurumlarından yürütülen paralı ilişkiler hakkında nihai bir söz söylerken belgeli konuşma imkânı bulamıyorum; tartışılabilir hükümler etrafında hareket etmek durumundayız. Takvaya meyleden için girilmemesi gereken bir kapıdır, giren için ise faizli bir işlemdir sözü tartışılır. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Bir kere faizli bir işe girişildiği için işlenen hataya tevbe edilmesi gerekiyor. En büyük haramlardan biri olan faize bulaşan tevbe eder, istiğfar eder. Bu birinci sözümüz olsun. İkinci olarak da esas olan, ana paranızdan gayrı krediye tekabul edenin elinizden çıkmasıdır. Yapabildiğiniz zaman bunu yapın. Değer kazanma ise inşaallah sorun oluşturmaz.
Selamünaleyküm. Sizin kendi kendinize meşrulaştırmanız faizi helalleştirmez.
Selamünaleyküm. Bir menfaat karşılığı borç almak veya vermek yasaktır. Sizin yapacağınız şey buna uyuyor. Böyle yapmayın. Bir bataklıktan diğerine sıçramış olursunuz. Sözleşmeniz böyle olmasın. Babanızdan parayı alın, ara sıra da babanıza yardım edin ama miktarı ve kesinliği üzerinde ittifak ederseniz olmaz.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz kurumun helal gösterip haramı yapmadığına itimat ediyorsanız, o sistemle ev alabilirsiniz. Ayrıca bir bayan olarak erkeklerin ekonomik tutumlarını biraz daha rahat bırakmalısınız. Eşiniz imanı olan ve haram helal ölçülerini bilen biri ise onu rahat bırakın ki, o da size müdahale ihtiyacı, reddetme, cevap verme veya sizden gizleme ihtiyacı hissetmesin. Zamanımızda yaygınlaşan 'ev edinme putu' başımıza huzursuzluktan başka bir şey getirmiyor. Ben kirada oturan iş adamları biliyorum. Pek de zenginler. Hayata daha esnek bakın. Burası cennet değil!
Aleykümselam. Babanızın size verdiğinden yemenizde sakınca yoktur. Müstakil kimliğiniz oluncaya kadar kerhen de olsa yiyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
baba konusundaki diğer fetvalar
Babanın kızıyla ilgili bazı sorumluluklarının sorunuzla sınırlandırarak ifade etmeye çalışayım. Baba, kızını İslami ahlaka uygun şekilde eğitmek ve ona güzel bir terbiye vermekle yükümlüdür. Kız evlat, evlenene kadar babasının maddi bakımına muhtaçtır ve baba bu nafakayı sağlamak zorundadır. Baba, kızının rızasını alarak ona uygun bir eş adayı bulabilir ve evliliğinde destek olmalıdır. Ancak zorla evlendirme hakkına sahip değildir. Baba, kızını kötü ortamlardan, zararlı insanlardan ve yanlış yollardan korumakla yükümlüdür. Baba, kızını keyfi sebeplerle veya zor kullanarak evden gönderemez. Kız evladı dinimize uygun bir hayat yaşıyor ve babasına karşı saygıda kusur etmiyorsa onu evden zorla çıkarmak zulüm olur. Kız evladı evlenmemişse veya kendini geçindiremeyecek durumda ise baba ona barınma imkânı sunmaya devam etmek zorundadır. Kız, dinimize ve aile düzenine açıkça zarar veren bir yaşam sürüyorsa (örneğin: haram ilişkiler içinde bulunuyorsa, aileyi kötü duruma düşürüyorsa) baba ona nasihat eder. Buna rağmen kızı ısrarla yanlış yolda devam ederse ve evde kalması aile için büyük bir fitneye sebep oluyorsa o zaman baba nasihat ve yumuşak yöntemlerle başka bir yerde yaşamasını önerebilir. Ama yine de zor kullanamaz!
Dinimiz anne ve babaya iyilik ve saygı gösterilmesini (ihsan) emreder. Ancak bu, kişinin fiziksel, ruhsal ve manevi sağlığını tehlikeye sokacak bir duruma düşmesini gerektirmez. Allah, kimseye taşıyamayacağı yükü yüklemez. Babanızın sizin üzerindeki hakkı, bir yandan evlat olarak ona iyilikle yaklaşma sorumluluğunuzu ifade ederken diğer yandan da onun sizin üzerindeki davranışlarının adil ve merhametli olması gerektiğini kapsar. Babanızın kumar bağımlılığı ve sorumluluklarını yerine getirmemesi, sizin üzerinizde ciddi travmalara yol açmış. Bu durum, sizin ruh sağlığınızı ve evliliğinizi etkileyen önemli bir faktör olmuş. Kendinizi bu etkilerden korumak için mesafeli olmanız, zaruri bir ihtiyaç olabilir. Dinimiz kişinin anne ve babasına iyilik etmesini öğütler. Ancak bu iyilik, zararlı bir ilişkiyi sürdürmeyi gerektirmez. Bayramlarda veya sağlık sorunlarında babanıza yardımcı olmayı teklif etmişsiniz ve bu, sizin vicdanen sorumluluklarınızı yerine getirdiğinizi gösterir. Babanız bu teklifi kabul etmediği takdirde, onun öfkesine odaklanmak yerine Allah’a yönelerek doğruyu yaptığınıza emin olabilirsiniz. Kendinizi yeniden aynı travmalara maruz bırakmaktan korktuğunuz için mesafeli bir yol izlemek, hem dinî hem de insani açıdan makul bir tutumdur. Dualarınız ve niyetlerinizle Allah’ın rızasını kazanmayı umarak hareket edebilir, gereksiz bir yük altına girmekten kaçınabilirsiniz. Babanızla kesinlikle geçmişi üzerinde savaşmayın. Önünüze bakın. Kendi hayatınıza odaklanmaya çalışın. Zarar görmeden yapabileceğiniz bir iyilik varsa onu yapın. İncinmeyin, incitmeyin de. Babanızın maddi ya da manevi destek taleplerine, imkân dâhilinde ve sağlığınızı koruyacak şekilde karşılık verebilirsiniz. Allah sizin niyetlerinizi biliyor ve bu zor durumda yaptığınız her çabayı görüyor. Babanıza da kendinize de dua etmeyi ihmal etmeyin.
Sen, babana karşı bir kusur işleme, iyi bir çocuk gibi davranmaya çalış. O beddua etse de sana zararı olmaz. Sen evlenene kadar da yaşaman için gerekli masrafları da yapmak zorundadır, onları da haram etmek hakkı değildir.
Allah Teâlâ babanıza rahmetler indirsin. Âmin. Babanızın size vasiyet ettiği yerin miktarı kadarını yapılmakta olan bir camiye bağışlayın. Artarsa Gazze'ye gönderirsiniz. Böyle yaparsanız biiznillah vasiyeti tatbik etmiş olursunuz.
Baban da olsa başkasına ait olanı çalmak büyük bir günahtır. Neyse ki tevbe etmişsin. Fakat bu tevbenin tamamlanması bir daha bu yaşadıklarını tekrarlanmaması için babanla durumu zor da olsa konuşup helalleşmendir. Haksız yere elde ettiğin bir şeyi satmaya çalışırken dolandırılmış olman da ayrıca bir ibret vesilesidir. Tüm bu yaşadıkların seni kendine getirecek türdendir. Özetle aman kendi asli ayarlarına dön ve temiz olan özünde kalmaya çalış. Allah yardımcın olsun.
Öncelikle şu bilgiyi ortaya koyalım: Kimsenin günahı bir başkasına yazılmaz. Kur’an’da bu çok açık bir şekilde ifade edilmiştir: “Hiçbir günahkâr, bir başkasının günahını yüklenmez.” (En’âm sûresi, 6/164. âyet) Bu ayetten, bir babanın yaptığı hatayı evladının çekmeyeceğini anlıyoruz. Ama evlat babasının yaptığı yanlışlara susar, onaylar, benimsediği hâlde uyarsa, o zaman o günaha ortak olur. Senin anlattığın durumda ise sen bu hataları onaylamıyorsun, içinden rahatsız oluyorsun, düzeltmeye çalışıyorsun. Bu durumda sen sorumlu değilsin. Peygamber Efendimiz ﷺ buyuruyor: “Bir kul bir şeyi ayıplarsa, Allah onu o şeyle imtihan etmeden canını almaz.” (Tirmizî, Kıyâme, 53) Ama bu senin için değil kınayan için geçerlidir. Yani eğer baban, insanların başına gelen musibetleri küçümsüyor, eşine, evladına laf söylüyorsa, bu çok risklidir. Allah muhafaza, onun imtihanı daha çetin olabilir. Bu yüzden dua et ki Rabbim ona hidayet versin. Ama bu kınamalar sana sirayet etmez, yeter ki sen aynı hatayı yapma, aynı kibri taşıma.