Fetva Meclisi
Soru
Hocam arkadaşıma mobiletimi sattım. Sonra da o mobileti kullanmam gerektiğini anlayınca sattığımdan daha yüksek bir fiyata onu bana satmasını istedim. Bine verdiğimi bin yüze geri aldım. Bunda bir sakınca olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Altın alıp ileride satmak için yani kâr etmek için saklanmasında hiçbir sakınca yoktur.
Çalıntı ve benzeri bir sakınca olmadığı sürece aracın alınış tarzı sizin için sakıncalı bir durum oluşturmaz
Malınızı pazarlaması için yetkilendirdiğiniz kişi sizin vekiliniz durumundadır. Vekilinizle bir ücret karşılığında anlaşmış oldunuz. Ücretine ilave olarak da sattığından size vereceği kardan daha fazlasını alırsa o fazlalık onun olacak. Böyle bir anlaşmadan sorun yoktur.
İkisini de yapabilirsiniz ama ondan önce güzel bir tevbe yapın, istiğfara devam edin.
Vatandaşın yatırdığı paraya devletin bir miktar teşvik verip mesela yatırdığı yüz lirayı yüz on lira olarak iki sene sonra geri vermesi bir teşvik uygulaması olarak caiz olabilir. Bunun dışında bankanın bir lira da olsa ona ilave yapması gibi bir uygulama ise onu helal olmaktan çıkarır. Bir de bu işlemin faizli bankalarda olmaması gerekir.
Bunun ticaret açısından bir sakıncası olmaz. Faziletli olanı tercih etmek açısından ise bu satışa yanaşmamak tavsiye edilebilir.
alışveriş konusundaki diğer fetvalar
Caminin içinde bir bölümü ticari mekâna dönüştürmek haramdır. Camide otururken birisinin isteğine cevap verip basit bir şeyi satmak ise mubahtır denmiştir.
Direkt TOKİ’den ev almak caiz değildir şeklinde bir cümle kurulamaz, öyle bir fetva yoktur. TOKİ veya başka bir kişi ya da kurum, fıkıhtaki kurallara uygun olmayan bir iş yaparsa ona caiz değil denmesi gerekir. TOKİ devlet kurumudur diye yaptığı her iş için caiz denemez, denmemelidir. Genel olarak gayrimenkul alışverişinde kurallarımız şöyle özetleyebiliriz: Gayrimenkul ticaretinde taksitli iş yapmak caizdir. Caiz olmayan faizli iş yapmaktır. Taksitlerdeki gecikme ihtimaline karşı ödenecek rakamlara ilave yapılması bir faiz işlemidir. Sözleşme anında söz konusu ev veya dükkânın niteliği belli ise ve ödenecek rakam da belli ise ticarette sıkıntı yoktur. Ödemenin bir bölümünün taksitle olması sakınca oluşturmaz. Örneğin satıcı “her altı ayda bir şu kadar fiyat farkı getireceğim” dese ve sonuç olarak kaç para ödeneceği biliniyorsa yine bir sakınca olmaz. Ancak altı ayda veya belli zaman dilimlerinde “filan gelişmeye göre bir artış yapacağım” gibi bir fark sözleşmeye konursa bu durumda alıcının toplamda ne ödeyeceği net olarak bilinmiyor demektir. Fıkıhta buna “alışverişte cehalet” denmektedir. Bu da söz konusu alışverişin caiz olmamasını doğurmaktadır. Sorudaki TOKİ bağlantısı bu noktada tıkanmaktadır. Faiz sıkıntısının aşılabildiği durumlarda bu aşılamıyorsa faiz düzeyinde olmasa da fıkıh açısından caizliği zorlayacak bir sorun bulunduğundan caiz olmayacağı yönünde görüş belirtilmektedir. Allah yardımcımız olsun.
Mevcut arızayı gizleyerek satan birisinin yaptığı hatadır. Böyle bir satışı iptal edip parayı geri almak müşterinin hakkıdır. Arızanın masrafını alarak alışverişi sürdürmesi de mümkündür.
Bu konuda şöyle bir strateji takip edebiliriz: Söz konusu ürün şeriatımızın bize haram ettiği bir ürün ise zaten menşe ne olursa olsun onu satın alamayız, tüketemeyiz. Belirttiğiniz ülkeler Müslümanlarla ALENİ bir savaş içinde ise savaş şartları gereği onların ürününü tüketmemiz ancak alternatifsizlik ve zorunlu tüketim gereği olabilir. O ülkelerin ürünlerinin benzeri öyle olmayan ülkelerde veya bizim ülkemizde varsa aklı zaten kendi ülkemizdekini kullanmayı emredecektir. Bu çizginin ötesinde o ülkelerdeki ürünleri “kim, nasıl üretiyor?” gibi bir nedenle satın alıp kullanmamız için haramdır demek zordur. Elbette mü'min bir kalp imanının gereğini yapma konusunda ikaz edici olmaya devam edecektir. O kalbe sürekli kulak vermek gerekir.
Belirttiğiniz her üç durum da caizlik sınırları içinde kalabilir. Yalnız şunu bilmemiz gerekiyor: Bir dükkân açıp orada elindeki malları satan bakkalın işi gibi bir iş değildir bu. Sanal dünya üzerinden yapılan işlerin riski bulunmaktadır. “Yapılmamalı” sözü ile “yapılabilir” sözü arasında iyi bir dengede durmak gerekiyor.
Sadece kart olarak kullanılmasında bir sakınca olmaz ama kullanılan paraya fark verilecek durum oluştuğunda haram devreye girer. Bu nedenle ayrıntısını bilerek kullanılmalıdır o kartlar.