Fetva Meclisi
Soru
Hocam camide alışveriş yapılması o alışverişi sakıncalı yapar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kere caminin altının ticaret merkezi olmasını tercih etmeyiz. Camiler yerden göğe kadar ibadet maksatlı kullanılmalıdır. Bir ticaret noktası yapılacaksa da cami mantığına en yakın iş ne ise o yapılmalıdır. Diğer şubelerinde haram bir nesne bulunması buradaki kiralamayı haramlaştırmasa da mideyi bulandırır. Yine de bunu cami cemaatinin fitneye dönüştürmemesi gerekir. Daha tatlı dille ve kalp kırmadan ikaz etmek doğru olur.
Ticaret yaparken, haram olan nesneleri satın almayacağımız gibi, dinimize karşı savaş yürütenlerin ticaret merkezlerinden de alışveriş yapmayarak dini hassasiyetlerimizi göstermeye mecburuz. Cüzi bir farktan ötürü hassasiyetlerimiz erimemelidir. Ancak ciddi bir farktan ötürü veya alternatifsiz durumlarda o merkezlere gidebiliriz. Allah'a emanet olunuz.
İçki, tartışmasız bir haramdır. Sigarada ise henüz o ittifak yoktur. Fark buradan geliyor.
'Bu nedenle oradan alışveriş haramdır' şeklinde bir ifade için zorlanabiliriz ama 'zaruret olmadıkça Şeriat'ımızın hükümlerine muhalefet edilen bir yerden alışveriş yapılmamalıdır' deriz.
Bunun namaz açısından bir sakıncası olmaz ama cami ağırlığını unutmamak gerekir.
Selamünaleyküm. Cameli, Allah'a ibadet maksadı ile inşa edilmiş yerlerdir. İbadet maksadı taşımayan her iş cami ortamından uzak tutulmalıdır. Camiyi bu maksatla kullanmanız doğru olmaz.
alışveriş konusundaki diğer fetvalar
Mevcut arızayı gizleyerek satan birisinin yaptığı hatadır. Böyle bir satışı iptal edip parayı geri almak müşterinin hakkıdır. Arızanın masrafını alarak alışverişi sürdürmesi de mümkündür.
Daha yükseğe veya daha düşüğe geri verilmesinde ortada bir faizli para üretme gibi neden yoksa sakınca olmaz.
Direkt TOKİ’den ev almak caiz değildir şeklinde bir cümle kurulamaz, öyle bir fetva yoktur. TOKİ veya başka bir kişi ya da kurum, fıkıhtaki kurallara uygun olmayan bir iş yaparsa ona caiz değil denmesi gerekir. TOKİ devlet kurumudur diye yaptığı her iş için caiz denemez, denmemelidir. Genel olarak gayrimenkul alışverişinde kurallarımız şöyle özetleyebiliriz: Gayrimenkul ticaretinde taksitli iş yapmak caizdir. Caiz olmayan faizli iş yapmaktır. Taksitlerdeki gecikme ihtimaline karşı ödenecek rakamlara ilave yapılması bir faiz işlemidir. Sözleşme anında söz konusu ev veya dükkânın niteliği belli ise ve ödenecek rakam da belli ise ticarette sıkıntı yoktur. Ödemenin bir bölümünün taksitle olması sakınca oluşturmaz. Örneğin satıcı “her altı ayda bir şu kadar fiyat farkı getireceğim” dese ve sonuç olarak kaç para ödeneceği biliniyorsa yine bir sakınca olmaz. Ancak altı ayda veya belli zaman dilimlerinde “filan gelişmeye göre bir artış yapacağım” gibi bir fark sözleşmeye konursa bu durumda alıcının toplamda ne ödeyeceği net olarak bilinmiyor demektir. Fıkıhta buna “alışverişte cehalet” denmektedir. Bu da söz konusu alışverişin caiz olmamasını doğurmaktadır. Sorudaki TOKİ bağlantısı bu noktada tıkanmaktadır. Faiz sıkıntısının aşılabildiği durumlarda bu aşılamıyorsa faiz düzeyinde olmasa da fıkıh açısından caizliği zorlayacak bir sorun bulunduğundan caiz olmayacağı yönünde görüş belirtilmektedir. Allah yardımcımız olsun.
Bu konuda şöyle bir strateji takip edebiliriz: Söz konusu ürün şeriatımızın bize haram ettiği bir ürün ise zaten menşe ne olursa olsun onu satın alamayız, tüketemeyiz. Belirttiğiniz ülkeler Müslümanlarla ALENİ bir savaş içinde ise savaş şartları gereği onların ürününü tüketmemiz ancak alternatifsizlik ve zorunlu tüketim gereği olabilir. O ülkelerin ürünlerinin benzeri öyle olmayan ülkelerde veya bizim ülkemizde varsa aklı zaten kendi ülkemizdekini kullanmayı emredecektir. Bu çizginin ötesinde o ülkelerdeki ürünleri “kim, nasıl üretiyor?” gibi bir nedenle satın alıp kullanmamız için haramdır demek zordur. Elbette mü'min bir kalp imanının gereğini yapma konusunda ikaz edici olmaya devam edecektir. O kalbe sürekli kulak vermek gerekir.
Belirttiğiniz her üç durum da caizlik sınırları içinde kalabilir. Yalnız şunu bilmemiz gerekiyor: Bir dükkân açıp orada elindeki malları satan bakkalın işi gibi bir iş değildir bu. Sanal dünya üzerinden yapılan işlerin riski bulunmaktadır. “Yapılmamalı” sözü ile “yapılabilir” sözü arasında iyi bir dengede durmak gerekiyor.
Sadece kart olarak kullanılmasında bir sakınca olmaz ama kullanılan paraya fark verilecek durum oluştuğunda haram devreye girer. Bu nedenle ayrıntısını bilerek kullanılmalıdır o kartlar.