Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim namazlarımda vesveselerim var ve olabildiğince görmezden gelmeye çalışıyorum ama bazen beni çok bunaltınca namazı bozup tekrar başlıyorum. Namazı bozduktan sonra niyet ederken yine aynı şekilde niyet etmem yeterli midir? Mesela "niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının ilk sünnetini kılmaya" dedik ve kılarken çok vesveselendik ve namazı bozduk. Tekrardan "niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğle namazının ilk sünnetini kılmaya" mı demeliyim yoksa "yarım bıraktığım/bozduğum" diye ek bir ibare eklemeli miyim? Bir de mesela öğle namazının farzını kılarken üç kere namazı bozup tekrar kılsak bir kere tam bir şekilde kılmamız yeterli olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Sakın namazı tekrar kılmayın. Şeytanın önemli taktiklerinden biridir bu; sizi tekrarlarla meşgul ederken asıl hedeften uzaklaştırır. Şu şekilde yapın: Namazda şaşırdığınız zaman, üç mü dört mü bilemezseniz kafanızda ağırlıklı bir şey oluşuyorsa mesela üç daha ağır basıyorsa onu kabul edip devam edin. Ağırlıklı bir yön olmuyorsa az olandan devam edin ama asla tekrar etmeyin. Bir süre böyle devam ederseniz bu sıkıntınız gidecektir biiznillah. İmtihan durumundayız; yılmadan devam edeceğiz. Allah’tan iyi bir kulluk için yardımını niyaz ederiz.
Selamünaleyküm. Yaptığınız hatalı bir iş değildir. Öyle de yapabilirsiniz ama Sünnet namazları terk etmeyi uzun süre adet edinmeniz bir bereketsizlik getirebilir. Bir yıl da zihninizi rahatlatacak şekilde namaz kılın. Allah kabul etsin.
Aleykümselam. Mesele şöyledir: Cemaatle namaza yetişme açısından bir sıkıntı olacaksa namazın iki rekaatte bırakılıp farza yetişilmesi vaciptir. Hayır imama yetişmede sıkıntı olmayacaksa nafile de olsa başlanan namaz tamamlanmalıdır. Meseleyi bu şekilde anlamalısınız. Şafii veya bir başka mezhebi taklit yerine bu genel ilkeye bağlı kalırsanız en doğru olanı yapmış olursunuz. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Namazda bir yerde şaşırdığınızı evham ettiğinizde o şaşırmayı yok sayın. Devam edin kılmaya. Ciddi bir şeklide şaşırdığınıza inanırsanız, mesela iki mi üç mü diye tereddüt ederseniz ikiden devam edin. Bunu da bir namaz içinde bir defadan fazla yapmayın. Eksik olduğunuzu düşünseniz bile o namazı asla tekrar kılmayın. Bir zaman sonra biiznillah geçer bu durum.
Sizin yaptığınızın sonucu şudur: Farz olan üçüncü rekâtı geciktirdiniz. Bu geciktirme bir salavat okuyacak kadar olunca da sehiv secdesi gerekir. Sehiv secdesi ile namaz tamam olur. Unutulup yapılmasa da namaz biiznillah tamamdır.
Teheccüd namazını 2 rekâtta bir selam vererek kıldığınızda selam verdikten sonra arada konuşma, yeme, içme vb. namaza aykırı davranışlarda bulunulmadığı sürece ilave kılınacak iki rekât için tekrar niyet etmek gerekmez. Bu davranışlar olmuşsa "niyet ettim Allah rızası için teheccüd namazı kılmaya" diyerek tekrar niyet edersiniz. Teheccüd namazının 2, 4 ya da 8 rekât arasında çiftli sayılarda kılınması tavsiye edilmiştir. Fakat daha fazla da kılınabilir. Dört rekât olarak kılmak istenirse iki rekâtın sonundaki oturuşta "tahiyyat"tan sonra "Allahumme salli, Allahumme barik" duaları okunup 3. rekâta kalkıldığında da sırasıyla "subhaneke, euzu besmele, Fatiha suresi ve zammı sure" okunur.
namaz konusundaki diğer fetvalar
İlk alışma sürecinde olan kimse sadece (sabah namazının sünneti hariç) farz ve vacibi kılarak yetinebilir. Ama bu durumu bir geçiş dönemi olarak zihnine kodlamalıdır. Sünnet namazları (o günün kazaya kalan sabah namazı hariç) kaza edilmezler.
Sünnettir.
Teheccüd namazı için uyuma şartı yoktur; fazileti vardır. Fazileti de gece olması dolayısıyladır. Sahur için kalktığınızda da teheccüd kılabilirsiniz. Bir taşla iki kuş vurmak bu olsa gerek.
Ayakta kılma imkânınız yoksa oturarak kılarsınız. Trenin gittiği yön de kıble sayılır.
Bu durum sizde hastalığa dönüşmüş. Siz böyle olunca olmamış gibi devam edin namazınıza. Zihniniz bu olmamış gibiyi kabul etmiyorsa en azı imiş gibi kabul edip ilave yapın namaz içinde ama namazı bozup tekrar kılmayın. Sonra da sehiv secdesi yapın. Bir zaman sonra düzelir biiznillah.
Öğlen ve yatsı namazının son sünnetlerini daima dört olarak kılmakta hiçbir sakınca olmaz. “Dörtten az olmaz” demenin sakıncası olur.