Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben Hanefi mezhebindenim. Mezhebimde öğle namazının ilk sünnetinin dört rekat olarak kılındığını biliyorum. Fakat bazı zamanlarda camiye biraz geç girmemden dolayı veya okuduğum zammı sureleri uzattığımdan dolayı vb. cemaate yetişmek için öğlenin ilk sünnetini iki rekat kılıyorum. Şafii mezhebinden olan kardeşlerimizin iki rekat kıldıklarını bildiğimden bunu esas alarak iki rekat kılıyorum. Fakat benim iki rekat kıldığımı gören bir arkadaşım öğle namazının ilk sünnetini iki rekat şeklinde bölemeyeceğimizi söyleyip böyle yaptığımda namazımın olmadığını söyledi. Ben de Şafii mezhebinde bu şekilde kılınabileceğini delil gösterdim. O da sen Şafii misin diye çıkışarak ilk sünnetin kılındığı vakitte dört rekatlık namazı yetiştiremiyorsam kılmayıp beklememi ve farzdan sonra 4+2 şeklinde sünnetleri kılmam gerektiğini söyledi. Arkadaşımın söylediği şekilde kılmam efdal olabilir belki bilmiyorum ama benim kıldığım şekilde o süre zarfı içinde yetiştiremiyorsam iki rekat kılmamda bir sakınca var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bilhassa sabah namazının ilk iki rekat sünnetini asla ihmal etmeyin. Programınız sizin takip ettiğiniz mezhep itibarıyla güzel. İstikrarlı bir şekilde sürdürün. Allah muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Yaptığınız hatalı bir iş değildir. Öyle de yapabilirsiniz ama Sünnet namazları terk etmeyi uzun süre adet edinmeniz bir bereketsizlik getirebilir. Bir yıl da zihninizi rahatlatacak şekilde namaz kılın. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Kesinlikle camiye devam edin. Durum daha da kötü olsa camiye gidin. Biz, ümmet olarak cami kuşlarıyız.İmama yetişememek gibi bir durum olursa ikindi ve yatsının ilk sünnetlerini iki rekaat kılmanızda hiçbir sakınca yoktur.Allah kabul etsin.
Aleykümselam. 4+2+4 kılın. Asgari gereken yerine gelmiş olur. Diğer teferruata ise MECBURİ gibi bakmayın, rahat edersiniz. Çünkü fazlanın sınırı yoktur. Sevap peşinde olduğumuza göre kılabildiği kadar herkes kılabilir ama asgari bellidir.
Aleykümselam. Bir namazın farz veya nafile olması, o namazı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bize emretmesi ile belli olur. Âlimler emretmedeki ifadelere bakarak o namazın bizi nasıl bağladığını açıklarlar. Mesela sabah namazının Sünnet olarak kılınan iki rekatı hakkındaki ifadeler oldukça yoğun olduğu için çok mühim bir nafile olarak kılınır. Aynı şekilde öğlenin farzından önce kılınan dört rekat da öyledir. İkindi ve yatsının farzından önce kılınan dört rekat hakkında ise böyle bir tekit yoktur. Sahih olmayan bazı hadislerde ikindiden önce dört rekat tavsiye edilmiştir. Bu da gösteriyor ki, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, ikindinin farzından önceki Sünnet namazını, sabahın farzından önceki Sünnet namazı gibi sürekli kılmamıştır. Bu nedenle ara sıra terk edilmesi hakkında konuşulmaktadır. Bu mesele ile alakalı olarak şunu tespit etmemiz gerekmektedir: Bizi ibadetlerden soğutmaya çalışan şeytanın oyunlarına dikkat etmeye mecburuz. İkindinin öncesindeki Sünnet namazı ara sıra terk etmenin de Sünnet olduğu şeklindeki bir sözü şeytan bize nasıl uygulatıyor, bunu iyi düşünelim.
Sünnetler içerisinde en kuvvetlisi, sabah namazının farzından önce kılınan iki rek’atlık namazdır. Çünkü Hz. Peygamber’den (s.a.s.) bu namazın çok daha faziletli olduğuna dair, diğer nâfile namazlar hususunda söylenmeyen sözler varid olmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Sabah namazının iki rek’atı, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır.” (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 96 [725]) buyurmuştur. Herhangi bir farz namaz için ikâmete başlandığında veya imam namaza başladığında nâfile namaz kılmak mekruh olup, cemaate katılmak gerektiği hâlde, faziletinden dolayı sabah namazının farzından önce kılınan iki rek’atlık sünnet bundan istisna edilmiştir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/297) İmkân olduğunda bu faziletin kaçırılmaması gerekir. Bu itibarla bir kimse cemaatle kılınan sabah namazının farzının son rek’atına veya bazı görüşlere göre teşehhüdüne yetişebileceğini düşünüyorsa, sünneti kılmalıdır. Buna mukabil kişi, sünnetle meşgul olduğu takdirde farzın tamamını kaçıracağından endişe ederse sünneti terk ederek cemaate katılması gerekir. (İbn Mâze, el-Muhît, 1/448-449; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/56)
cemaatle namaz konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Öncelikle şunu bilmemiz gerekir: Namaz dinin direğidir, dindir. Namazı kılmamak adeta ölümdür. Namazın cemaatle kılınması ise namazın varlığı/yokluğu ile alakalı değildir. Namaz üzerinden ecir kazanma, Allah'a yaklaşma konusu olarak görmeliyiz cemaatle kılmayı. Şeytanın bu tür konuları vesveseye kaydırmasına karşı dikkatli olmak gerekir. Titizlik ve nefsini ayıplama bahanesi ile bizi çürütebilir. Gayret ederiz, Rabbimize sığınırız. Hatamız olursa, eksik yaparsak telafiye çalışırız ama umutsuz kalmayız.
Aleykümselam. Usül, önden bir kişinin arkaya geçmesidir. Geçen olmazsa arkada tek kılanın namazında bir sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. İmamın okuduğunu dua yerine İMAMIN OKUMUŞ OLMASI şeklinde anlayın meseleyi. Böylece neden Fatiha okumadığımız anlaşılmış olur. Allah'a emanet olun.
En uygunu camiye gidip kılmanız olur. Camiye gidemezseniz vaktinde cemaatle evde kılmanız uygun olur. Vakti sıkışırsa ilk vaktinde tek kılın, vaktini sıkıştırmayın. Cemaatle kılan için mesela son bir saate kadar vakit açısından sorun olmaz. Bu alışkanlık bir zaman sonra tamamen bırakmaya götüren bir neden olabilir, onu da dikkate almalısınız.
Aleykümselam.İmama uyarak namaz kılanın kıldığı namaz üç şekilden biri ile kılınmış olur.Birincisi, imamla başlayıp imamla beraber bitirenin namazıdır. Bu kişiye o kıldığı namaz açısından MÜDRİK denir.İkincisi, namaza imamla başlayıp namazın bir kısmını kıldıktan sonra bir sebeple mesela abdesti bozulduğu kimsedir. Bu kişiye de o kıldığı namaz açısından LÂHİK denir.Üçüncüsü, namazın en az bir rekâtına yetişemeyen kimsedir. Bu kimseye de o kıldığı namaz açısından MESBÛK adı verilir. MESBÛK, imam selam verdikten sonra kalkıp namazın eksik kısmını tamamlar. İmam rukâdan kalkmadan imama yetişemeyen o rekâtı kaçırmıştır. - İki rekâtlı bir namazın birinci rekâtını kaçıran şöyle yapar: İmamla tahiyyata oturur. Sadece tahiyyatı okur, bekler. İmam selam verince ayağa kalkar. Namazı kendi başına kılanın birinci rekâtı kıldığı gibi bir rekat namaz kılar. Tahiyyata oturur. Tek başına kıldığındaki gibi okur ve selam verir. Böylece namazın eksiği tamamlanmış olur. - Üç rekâtlı bir namazın BİRİNCİ rekâtını kaçıran kimse, imam selam verince ayağa kalkar ve kendi başına kıldığı bir namazın ilk rekâtı gibi bir rekât kılar. Tahiyyata oturur. Normal okuyacağını okur ve selam verir.Üç rekâtlı namazdan iki rekât kaçırmış ise, imam selam verince kalkar. O da normal bir rekât kılar. O rekâttan sonra tahiyyata oturur. Kalkar bir rekât daha kılar. Oturup tahiyyatta okuyacaklarını okur ve selam verir.İmamın üçüncü rekâtın rukûundan kalkmadan ona yetişemeyen ise tahiyyata oturur. İmam selam verince o kalkar ve tek başına kıldığı gibi bir namaz kılar. - Dört rekâtlı bir namazın birinci rekâtını kaçıran kişi imamla normal kalan üç rekâtı kılar. İmam selam verince ayağa kalkar ve tek başına kılıyor gibi bir rekât daha namaz kılar, tahiyyata oturup selam verir.İki rekât kaçıran ve üçüncü rekâtta imama uyan, imamla beraber üç ve dördüncü rekâtleri kılar. Sonra da kalkıp kendi başına kılıyormuş gibi birinci ve ikinci rekâtleri kılar. Oturup selam verir.Önce bir rekat kılar, tahiyyata oturur, sonra kalkar ve 2 rekat daha kılar. Dördüncü rekâtın rukûsuna yetişemeyen ise imamla kılabildiğini kılar o selam verdikten sonra da kalkıp dört rekât namaz kılıp oturur ve selam verir.Bu şekilde namazını tamamlayan hangi noktada imama katılırsa katılsın cemaati yakalamış ve sevabını almış olur.
Aleykümselam. Teravih namazı fertler olarak da kılınabilir cemaatle de kılınabilir. Nasıl daha huzurlu kılınabiliyorsa öyle yapmak gerekir. Cemaatin bereketi elbette başkadır ama cemaat, namaz diye kendine göre bid'atler icat etmiş ise tek başına kılmak evladır.