Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben namaz kılarken secdeleri karıştırıyorum, ara sıra rükûda şaşırıyorum. Yaptım mı yapmadım mı diye düşünüyorum. Bazen sureleri de yanlış okuyorum böyle de olunca baştan kılıyorum. Bir namazı beş altı veya daha fazla kılmış oluyorum. Bunun üstesinden gelmek için ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Namazda ve herhangi bir ibadette HİÇ BİR İLAVE yapmamak esastır. Bu hareketiniz namaza zarar vermiyor olsa bile şeytan sizi meşgul ediyor demektir. Öyle yapmayınız.
“Garanti olsun diye” sehiv secdesi yapılmaz, öyle yapmayın. Açık bir hata yani farzlardan birini geciktirme veya vaciplerden birini geciktirme ya da ihmal olunca sehiv secdesi yapın. Bir ilmihal kitabının namaz bölümünü dikkatlice ve farklı zamanlarda birkaç kere okuyun. Namazları cemaatle kılmaya çalışın. Namaz öncesinde zihninizi meşgul edecek işlerden kendinizi arındırmaya çalışın. Farzlardan önceki sünnetleri muhakkak kılın. Bilmediğinizi/karıştırdığınızı sorun.
Size şimdiden geçmiş olsun. Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Sıhhatiniz açısından en zararsız nasıl oluyorsa o şekilde namaz kılın. Başınızı biraz rükû diye, biraz daha fazla da secde diye eğmeniz bile yeterlidir. Ne kadar yapabiliyorsanız o kadar.
Sizin durumunuz özel bir durumdur. Vesveseyi yok edene kadar bu konu ile ilgilenmeyin. Tam kılmış kabul edin. Sehiv secdesi yapmasanız da namazınız yine tamdır. Sehiv secdesinin yapılmaması namazı yok etmez. Siz durumunuzu özel kabul edin. Biiznillah kısa zamanda düzelirsiniz. Allah kolaylık versin.
Öncelikle bir psikologla görüşmelisiniz. Onun tavsiyelerini dikkate alın. Fıkıh olarak baktığınızda da durum şöyledir: Abdestiniz tamam ve ilmihal kitaplarındaki bilgiler açısından da bir eksiklik yok ise sizin iç âleminizdeki ayrıntılar yüzünden namazı karıştırmanız doğru değildir. Mesele yine bir psikologda çözülecek gibi durmaktadır. Allah yardımcınız olsun.
Cemaatle namaz kılmanız güzel bir şey, Allah Teâlâ kabul buyursun. Bir ilmihal kitabından namazla ilgili bölümleri güzelce oku ki, yaptığını tam yapmış olasın. Dikkat edeceğin hata ihtimallerini şu şekilde sıralayabiliriz: - Dört rekaatlı bir namazın ilk oturuşunu, sehiv secdesini unutursan peşindekiler de sana uyarlar, sakıncası olmaz. - Fazladan secde yaparsan sana uymazlar, beklerler. - Unutarak beşinci rekaata kalkarsan eğer teşehhüdü unutmuş idiysen arkandakiler bekler, teşehhüdü yaparlar. Sen dalgınlıkla o rekaatın secdesine de gidersen herkesin namazı bozulmuş olur. Eğer teşehhütten sonra beşinci rekaata kalkarsan secdeye varmadan önce geri dönüp selam verirsen mesele yok, vermezsen arkandakilerin namazı tamam olur, senin namazında tekrar gerekir. Bu tür hatalarda arkandakilerin 'subhanellah' diyerek seni ikaz etmeleri gerekir.
namaz konusundaki diğer fetvalar
Teheccüd namazı için uyuma şartı yoktur; fazileti vardır. Fazileti de gece olması dolayısıyladır. Sahur için kalktığınızda da teheccüd kılabilirsiniz. Bir taşla iki kuş vurmak bu olsa gerek.
Sünnettir.
Sorunuz fıkhî açıdan değerlendirilirken iki boyut dikkat çekmektedir: 1- Farz ya da nafile bir namaz bozulduğunda hangi namaz kılınıyorsa tekrar aynı namaza niyet edilir, bozduğum, bozulan diye bir kayıt düşmeye gerek yoktur. Üç kere de bozulsa kılınmak istenilen tek olduğu için bir kere kılınır. Ancak fıkhen, namazdan çıkış öyle zihnin karıştığı anda hızlıca yapılabilecek bir şey değildir. Olağanüstü durumlarda geçerlidir. Mesela; namazda bayılmak, can tehlikesi gibi zorunlu durumlarda geçerlidir. Olağanüstü olmayan rekât karışıklığı, vesvese gibi durumlarda yapılacak bellidir: Sıklıkla mesela üçüncü mü dördüncü rekât mı diye kafa karışıklığı yaşanıyorsa az olandan, üçüncü rekâttan devam edilir. Zaten sıklıkla karşılaşılan bir durum değilse o zaman baştan kılınır. 2- Bir vakit namazını üç kere bozacak kadar vesvese yaşamanız tedavi edilmesi gereken bir durum olabilir. Uzman birine danışıp çözüm yoluna girişmeniz iyi olacaktır. Geçmiş olsun, Rabbim afiyet versin.
İlk alışma sürecinde olan kimse sadece (sabah namazının sünneti hariç) farz ve vacibi kılarak yetinebilir. Ama bu durumu bir geçiş dönemi olarak zihnine kodlamalıdır. Sünnet namazları (o günün kazaya kalan sabah namazı hariç) kaza edilmezler.
Ayakta kılma imkânınız yoksa oturarak kılarsınız. Trenin gittiği yön de kıble sayılır.
Öğlen ve yatsı namazının son sünnetlerini daima dört olarak kılmakta hiçbir sakınca olmaz. “Dörtten az olmaz” demenin sakıncası olur.