Fetva Meclisi
Soru
Hocam, secdeye vardıktan sonra Allahuekber dendiğinde, herkes kalktığında ben geri çıktıktan sonra kafamı tekrar secdeye vurup öyle kalkıyorum. Kalkarken ALLAH diye kendi duyacağım kadar zikrediyorum. Bir sıkıntı olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu durum sizde hastalığa dönüşmüş. Siz böyle olunca olmamış gibi devam edin namazınıza. Zihniniz bu olmamış gibiyi kabul etmiyorsa en azı imiş gibi kabul edip ilave yapın namaz içinde ama namazı bozup tekrar kılmayın. Sonra da sehiv secdesi yapın. Bir zaman sonra düzelir biiznillah.
Size şimdiden geçmiş olsun. Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Sıhhatiniz açısından en zararsız nasıl oluyorsa o şekilde namaz kılın. Başınızı biraz rükû diye, biraz daha fazla da secde diye eğmeniz bile yeterlidir. Ne kadar yapabiliyorsanız o kadar.
Bu şekilde namaz kılmanın bir sakıncası yoktur ama kendinizi düşünceye daldırmamalısınız. Namazı evham konusu hâline getirmemeye çalışalım.
Selamünaleyküm. Namazı aslına en yakın olarak nasıl kılabiliyorsanız o şekilde kılın. Endişelenmeniz gerekmez. Ellerinize secde şekli vermeniz de gerekmeyen bir iştir. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Korktuğunuza göre imanınız var demektir elhamdülillah. Her insanın Allah'a kulluk yaparken düşmeleri, eğilmeleri ve stresleri olabilir. Her düşündüğümüzü yapamayız, mücadele edeceksiniz. Belki de sizin bu sıkıntınız yarın daha iyi Müslüman olmanızın da başlangıcı olacaktır. Ümitvar olun, dik durun şeytana karşı. Allah yardımcınız olsun.
Gerekçesi ne olursa olsun kapanın. Şeytan bunu bir tuzak olarak kullanmasın, kapanın. Bir haramdan kurtulmuş olun da nedeni ne olursa olsun.
namaz konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Şeytanı saldırgan bir köpek gibi bilmek gerekir. Onun saldırısından korkmak haktır ama o var diye de yoldan vazgeçmeyiz. Elimize çomağımızı alır ve onu yok kabul ederek yolumuza devam ederiz. Siz de böyle yapın: Onu yok kabul edin ama Allah’ı zikri, ilim meclislerini ihmal etmeyin. Yok kabul edin ve devam edin.
Öyle bir namaz hadisle sabittir. Dolayısıyla tevbe namazı diye bir namaz vardır. Farz vacip değildir. Sünnet namazlardandır. - Herhangi bir günahtan sonra tevbe etme sürecinde, - Nafile namaz kılınabilen her zamanda, - İki rekat normal namaz gibi kılınır. - Namazdan sonra dua ve tevbe edilir. - Tevbe namazından sonra sadaka vermek de tevbenin kabulünü kolaylaştırır biiznillah.
Bu soruyu ‘namazı seccadede kılsak olur mu?’ Diye sorsa idiniz daha gerçekçi bir soru olurdu. Namazı ilk kılan nesil ashabı kiram toprak ve çakıl üzerinde namaz kıldılar. Halı ve seccade bilmediler. Allah onlardan razı olsun. Yani namazın aslı çıplak zemin üzerinde kılınmasıdır. İlk nesil öyle kılmıştır. Seccade üzerinde kılınması ise fukahanın sakıncalı görmediği bir iştir. Temiz olmak kaydı ile seccade veya benzeri başka bir şey üzerinde kılınabilir. Şunu da tavsiye edebiliriz: Seccadeler ne kadar sade olursa namazda dikkati değıtmaması bakımından o kadar iyi olur. Bunu da böyle bilmiş olalım.
Uçakta namaz kaçırmanı gerektirecek bir durum yoktur. Bulunduğun koltukta ima ile namazını kılabilirsin. Abdestli olarak uçağa bin. Vaktin geldiğini anlayınca da iki rekaat namazı oturarak ve ima ile kıl. İma şu demektir. Normal kılar gibi niyet edip başlarsın. Okuyacağını okursun. Rüku sırası gelince boynunu bükersin, o rüku olur. Secde için de biraz daha fazla bükersin, secde olur. Böyle yap.
Tesettür ve kendini korumaya daha yakın olsun diye hanımların secdede erkeklerden farklı olarak kollarını kendilerine doğru çekmeleri yani beline yapışık gibi tutmaları müstahab görülmüştür.
Sandalyede namaz ile alakalı olarak şu kuralları zikredebiliriz: a- Ayakta namaz kılabilenin oturarak veya sandalyede namaz kılması caiz değildir. Buradaki ‘kılabiliyor’ olmak, kıldığı zaman katlanılmaz bir acı çekmemek, muhtemel bir arızaya sebep olmamak diye anlayabiliriz. ‘Muhtemel bir arıza’ hayali olmamalıdır. Mesela burun ameliyatı olmuş birisinin eğilmemesini tavsiye etmiş ise doktor bu muhtemel bir arızadır. Belindeki bir ağrıdan ötürü daha sonra acı çekecek birininki muhtemeldir. b- Ayakta kılamayan ise kılabildiği gibi kılar. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: ‘Ayakta kıl. Kılamazsan oturarak kıl. Ona da gücün yetmezse yaslanarak kıl.’ Yalnız şu da bilinmelidir: Oturarak kılacak olan, oturması ne kadar gerekiyorsa o kadar için ruhsatlı sayılır. Mesela iftitah tekbirini ayakta yapabiliyorsa onu yapmalıdır. Ruku yapabiliyorsa onu yapmalıdır. c- Bu kurallar farzlar için böyledir. Nafile namazlarda ise biraz daha rahat kılınabilir. d- Namazı oturarak kılmak durumunda olan yani bu hususta ruhsatlı kabul edilen, nasıl oturabiliyorsa öyle oturur. Buna sandalye de dahildir. e- Sandalyede kılan, ruku ve secdeye gidemiyorsa ruku için başını eğer, secde için ise biraz daha fazla eğer. Buna ima ile kılma deriz. Yalnız secde etmek için mesela bir minderi dizine koyarak secde etmesi caiz olmaz. f- Camilerde sandalyede namaz kılanlar safı bozmamaya dikkat etmelidirler. Omuzu yandakinin omuzuna gelecek şekilde sandalye koymalı ve o şekilde saf olmalıdırlar.