Fetva Meclisi
Soru
Hocam seyahat esnasında hareket halinde olan bir trende namaz kılmam gerektiğinde, namazı nasıl eda etmeliyim? Kıbleye dönmek zor olduğu durumlarda ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Oturduğu koltukta îmâ ile namaz kılar. Otobüsün gittiği istikamet kıblesi sayılır. Îmâ ile nasıl namaz kılınacağına dair bilgi için linkteki videodan yararlanabilirsiniz. https://fetvameclisi.com/fetva/581-ima-ile-namaz-kilmak-ne-demektir
Makinist olarak siz uzun yolda iseniz yani doksan km’den uzun bir yolu kullanıyorsanız seferi olarak hareket edebilirsiniz. Kıbleye yönelme imkânınızın olmadığı durumlarda trenin gittiği yöne doğru kılabilirsiniz. Hareket etme imkânınız yoksa ima ile kılabilirsiniz. Hanefi mezhebinden değilseniz namazları da cem edebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Bizimle paylaşmadığınız özel bir durumunuz yoksa anlattıklarınıza göre pişman olmayı gerektiren bir yanlış yapmadınız. Eğitim amaçlı namaz öğretiminde kıbleye dönülememişse veya dönülmesi eğitimi zorlaştırıyorsa herhangi bir yön kıble kabul edilerek kılınabilir. Eğitim esnasında önünüzde birisinin olmasında da bir sakınca yoktur. Zira siz namaz kılmıyor, tarif ediyorsunuz.
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ afiyetinizi ihsan etsin. Namazı, iyileşmenize engel olmayacak şekilde nasıl kılabiliyorsanız öyle kılabilirsiniz. Buna yatarak kılmak da dâhildir.
Evinizden doksan km. uzakta iken seferi olarak kılmanız gerekir. Tam kılsanız da namazınız tamamdır ama seferi olarak kılın. Sadece evinize döndüğünüzde tam kılarsınız. Ömrünüzün sonuna kadar o şekilde kılmanız ne namazınızı ne de sevabınız açısından bir eksiklik oluşturmaz. Allah yardımcınız olsun.
İzin alındıysa ve temizse kılınabilir.
namaz konusundaki diğer fetvalar
Öğlen ve yatsı namazının son sünnetlerini daima dört olarak kılmakta hiçbir sakınca olmaz. “Dörtten az olmaz” demenin sakıncası olur.
Esasen kalbinizdeki kastınız vitir namazı kılmak olduğu için bu durum namazınızın makbul olmasını etkilemez biiznillah. Bundan sonra "vitir namazı" olarak niyet etmeye dikkat ederek namazlarınızı kılarsınız. Allah'a emanet olunuz.
İlk alışma sürecinde olan kimse sadece (sabah namazının sünneti hariç) farz ve vacibi kılarak yetinebilir. Ama bu durumu bir geçiş dönemi olarak zihnine kodlamalıdır. Sünnet namazları (o günün kazaya kalan sabah namazı hariç) kaza edilmezler.
Sorunuz fıkhî açıdan değerlendirilirken iki boyut dikkat çekmektedir: 1- Farz ya da nafile bir namaz bozulduğunda hangi namaz kılınıyorsa tekrar aynı namaza niyet edilir, bozduğum, bozulan diye bir kayıt düşmeye gerek yoktur. Üç kere de bozulsa kılınmak istenilen tek olduğu için bir kere kılınır. Ancak fıkhen, namazdan çıkış öyle zihnin karıştığı anda hızlıca yapılabilecek bir şey değildir. Olağanüstü durumlarda geçerlidir. Mesela; namazda bayılmak, can tehlikesi gibi zorunlu durumlarda geçerlidir. Olağanüstü olmayan rekât karışıklığı, vesvese gibi durumlarda yapılacak bellidir: Sıklıkla mesela üçüncü mü dördüncü rekât mı diye kafa karışıklığı yaşanıyorsa az olandan, üçüncü rekâttan devam edilir. Zaten sıklıkla karşılaşılan bir durum değilse o zaman baştan kılınır. 2- Bir vakit namazını üç kere bozacak kadar vesvese yaşamanız tedavi edilmesi gereken bir durum olabilir. Uzman birine danışıp çözüm yoluna girişmeniz iyi olacaktır. Geçmiş olsun, Rabbim afiyet versin.
Hayır ikindinin farzından önce müekked yani öğlenin öncesindeki gibi muhakkak kılınması gereken bir sünnet namaz yoktur. Kılınması sevap olan nafile namazlardan biri olarak dört rekaatlık bir sünnet vardır. Bu da Peygamber aleyhisselamın o sünneti sürekli kılmamasından kaynaklanan bir farklılık vardır.
Hanefi fakihlerine göre namaz kılanı dışarıdan izleyenin 'bu namazda mıdır?' şeklinde sormasına sebep olacak kadar olan her hareket namazı bozar. Mesela başı kaşımakla tarağı çıkarıp taramak bu mantıkla karşılaştırılabilir.