Fetva Meclisi
Soru
Hocam Kur'an kursunda dersimiz fıkıh konusundaydı. Hocamız "namaz nasıl kılınır?" konusunu anlatıyordu. Gönüllü olarak tahtaya çıkıp uygulamalı olarak gösterenler oldu, ben de çıktım. Ancak seccade kıbleye doğru değildi. Anlatarak namazı gösterdim. Ön sırada da oturan biri vardı. O esnada kıbleye doğru değilken namaz hareketlerini yaptım ve secdeye vardım. Önümde insan olduğu halde böyle bir durum yaşandı. Şimdi düşündüğümde o anki akılsızlığım ve uyanık davranamamam nedeniyle pişmanlık duyuyorum. Nefisten gelen kötülüklerin farkına varıyorum. Şu an bunun pişmanlığını yaşıyorum. Bu durumda ne yapabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Anladım bacı, eşinizi anladım. Evet, sıkıntılı bir eş ama atılacak ve yok kabul edilecek biri değil anlaşılan. Bir kere de olsa seccadenin başına geçmesi bile büyük bir nimet. Siz eşinizi düzeltemezsiniz. Yapacağınız şey şudur: Onun bu yönlerini görmeyin, duymayın, ilgilenmeyin. Siz ondan sorumlu değilsiniz zaten. Aile içi huzurunuza bakın. Biraz daha yaşlanınca inşaallah daha iyi ve daha faydalı olur. Allah yardımcınız olsun.
Namazı fıkıh kitaplarında tarif edildiği gibi kılamayan, kılabildiği gibi kılar. Ne kadarına gücü yetiyorsa o kadarını yapar. Ama namazı ihmal etmez. Kural böyledir. Hiç endişe etmesin, kılsın. Allah ibadetlerimizi kabul buyursun.
Namaz ve diğer ibadetler bir mücadeleyi yansıtır. Olmamız gerekenle bulunduğumuz konum arasında iniş veya yükselişi izletir bize namazlar. Evet, olması gereken namaz mesela bin derecedir ve bizimki de elli derecedir diyelim. Bu asla namazımızı ihmal etme nedenimiz olamaz. Bin yerine bir bile olsa neticede o namaz namazdır. Mücadele gerekliliği, heyecan çoğaltma arzusu yıldırma nedenine dönüştürmemelidir. Huşu gerekçesi ile asla namaz bozmayın. O nedenle namaz tekrar etmeyin. Böyle bir yanlış huşu eksikliğinden daha fazla yanlış biriktirir. Namazın fıkhına dair gereklerini yapın. Namaz öncesinde dünyevi meşguliyetleri azaltın. Namaz esnasında göz ve kulak kirliliğini mümkün olduğu kadar azaltın. Ve namaza durun. Belki on yıl sürecek bir eğitim sonunda siz istediğiniz noktaya geleceksiniz. Her namazın kendisi bir eğitim uygulamasıdır. Siz erken bekleyerek iyi bir beklenti içinde oluyorsunuz ama şeytanın sizi meşgul edebileceği bir boşluk bırakmayacaksınız. Böyle bir boşluktan girip şeytan sizi namazsız bırakabilir. Çok dikkat edin. Namaz ilmihaline tam uyun. Elinizden geleni yapın. Allah’a sığınmanız tam olsun. Gerisini de zamanla düzelecek olarak bilin.
Selamünaleyküm. Namaz hususu, taviz veremeyeceğimiz bir husustur. Muhakkak diretin ama nefret noktasına getirmeyin. Bu da şu demektir: Ara sıra gevşetiyor gibi olun sonra da ısrar edin. Allah yardımcınız olsun.
Ayakta kılma imkânınız yoksa oturarak kılarsınız. Trenin gittiği yön de kıble sayılır.
Bu durum sizde hastalığa dönüşmüş. Siz böyle olunca olmamış gibi devam edin namazınıza. Zihniniz bu olmamış gibiyi kabul etmiyorsa en azı imiş gibi kabul edip ilave yapın namaz içinde ama namazı bozup tekrar kılmayın. Sonra da sehiv secdesi yapın. Bir zaman sonra düzelir biiznillah.
eğitim konusundaki diğer fetvalar
İç sesiniz ve kendinizi yargılamalarınız hakkında bir psikoloğa gitmenizi tavsiye ederim. Çünkü bu durumun asıl uçları biraz derinde olabilir. Kazancınız ve onun helal olması konusundaki endişeleriniz bir miktar vesvese düzeyine çıkmış durumda. Psikologdan bu konuda da bir danışmanlık alabilirsiniz. Kendinizi disipline etme konusunda zorluk yaşıyorsanız eğer yapmak istediğiniz şeylerden önce, sizi o şeylerden alıkoyan ve içten içe zevk aldığınız o engelleyici alışkanlıklarınızı bulup onların üstüne gidin. Mesela buna engel telefon ise ona göre bir müdahale geliştirin, eğer buna engel uyku ise ona göre bir müdahale geliştirin. Akabinde de program belirleyip programı çok hafif bir düzeyden başlatıp adım adım istenilen kademeye getirmeye gayret edin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Felsefe bir ilim olarak vardır. Belli bir noktaya kadar da ilim damının felsefe bilmesi gerekir diyebiliriz. Yalnız Fatiha suresinin tefsirini bilmeyen birinin mesela felsefe okuması hangi akla hizmet eder onu incelemek gerekir. Din öğreniminde felsefe asıl olamaz, bir kültür bilgisinin ötesine geçmemelidir.
Öğretmenlik de imamlık da mübarek bir iştir. Yalnız tercih konusunda sizin şahsî kabiliyetiniz ve idealiniz alacağınız kararı yönlendirmekte önemlidir. Örneğin siz görevinizi sürdürürken özellikle gençlere yönelik bir davet çalışması düşünüyorsanız öğretmenliğin bu konuda daha ileride olacağını söyleyebilirim. Ayrıca gençlere ulaşma konusunda çevrenizdeki imam arkadaşlardan da destek alabilirsiniz. Fakat ilmi müktesebatınızı arttırmak ve bu sayede gençlere dersler vermek istiyorsanız imamlığın ardından ihtisas eğitimini düşünebilirsiniz. Ama önce ne yapmak istediğinizi (hedefinizi) belirleyin. Kararsız kalırsanız istihare namazı kılarak Allah'ın size yol göstermesi için dua edin. Allah en doğru kararı vermeyi nasip etsin.
İlmi donamınızı bilmeden size genel bir tavsiyede bulunmak zorundayım. Önce ilmihalinizi doğru ve iyice öğrenin. Bununla birlikte Riyâzü’s Sâlihîn (8 ciltlik) kitabını okumanızı tavsiye ederim. Size bu kitaplar ve aşağıda linkini verdiğim bilgiler yararlı olacaktır. https://www.sosyaldoku.com/davetci-okulu-okunacak-kitap-listesi/ https://www.sosyaldoku.tv/1-musab-olmak-1/
Boş kalan vakitlerini tefekkürle geçirebilirsin. Allah'ın azametini, rahmetini, kudretini ve diğer isimlerini düşünerek kalbinde ona karşı daha büyük ve daha derin bir saygıyı inşa etmeye çalışabilirsin. Akrabalarını arayıp onlarla olan ilişkilerini güçlendirebilirsin. Bu sılayırahimdir ki farz bir görevdir. Günlük, haftalık, aylık programını ve uzun dönem hedeflerini yeniden değerlendirip en iyi sonucu almaya yönelik araştırma ve geliştirme çalışmaları yapabilirsin. Bu anlamda uzman birileriyle istişare edebilirsin. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Böyle tereddütlü düşüncelere girme. Allah'ın izni ile: - İmanlı kimliğimi koruyacağım ve - Muhakkak tıp okuyacağım, - Tıptan sonra da imanımla yaşamaya devam edeceğim, de.