Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Din Kültürü öğretmeniyim, öğretmenliğin beşinci yılına gireceğim inşallah ve bekârım. Şöyle bir sorunum var, ben hep kendi kendimi acımasızca yargılıyorum, bunu nasıl aşabilirim? Mesela bazı nafilelere alışmaya çalışıyorum, evvâbîn gibi günlük kuran okuma ve günde bir hadis okuma gibi ama ne yapsam kendimi eksik görüyorum ve eleştiriyorum. Bir de bazen aklıma geliyor, senin helal kazanman lazım bunun için birikimli olman gerekiyor, tatildesin kendini geliştirmiyorsun hakkını vermiyorsun diye vicdan azabı yaşıyorum. Derse giriş saatlerini de kafama takıyorum ve geç kalırsam haram kazanmak istemiyorum. Bu düşünceler beni üzüyor ne yapabilirim? Ayrıca okumayla aram neredeyse hiç yok. Sadece günlük Kur’an okuyorum ve bir hadis okuyorum. Onu da bazen sosyal medyadan okuduğumu okudum sayıyorum. Bu bana yeterli olur mu? Kolay okuyacağım veya dinlemem için bana tavsiyeleriniz var mı? Bir de hobi malzemeleri aldım evde vakit geçirmek için, onlar da çok pahalı israf oluyor mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Öncelikle psikoloğa devam edip bu konuda üzerinize düşen görevleri ve ödevleri en güzel şekilde yerine getirin. Denge için de kendinize somut bir hedef koyun ve bu hedefe giderken nasıl bir programa ihtiyacınızın olduğunu tespit edip programı yapın. Sonra da duygusal durumunuza bakmadan, başka tolere edilebilir bütün sorunlara bakmadan bu programa mutlaka uyun. O zaman çalkantılı zamanlar da bile siz belirlediğiniz mantıklı hedeflere doğru ilerlersiniz inşaallah. Ki bu da size bir dayanak olur Allah'ın izniyle. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Eğer sorunun ana kaynağı YouTube ise, kendine tuşlu bir telefon almak suretiyle akıllı telefonunu evde bir çekmecede bırakmayı dene. Günün belli vakitlerinde sadece eline alıp bakmaya izin ver kendine. Ve bu vakitleri özellikle artık ders çalışmaktan yeterince verim alamayacağın vakitlere göre ayarlamaya çalış. Günlük okuma, çalışma gibi konular için belli hedeflerin olsun. Bu hedeflerini tamamladıktan sonra bu konuda biraz daha rahat hissedebilirsin. Telefon vakitlerini de bu vakitlerin içine uygun miktarda olacak şekilde yerleştirebilirsin. Seni bu tür malayani konulara ve sohbetlere çeken arkadaşlarınla çok uzun süre vakit geçirmeden, hedeflerine daha uygun kişilerle arkadaşlık kurmaya gayret et. Çünkü arkadaşların istesen de istemesen de seni etkileyecektir. En azından iyi yöne doğru etkilensinler. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Kıymetli kardeşim, vesveseli bir bakış açısı içine girmişsin gibi görünüyor. Senin bu hassasiyetin, bir tür "dini OKB" (obsesif kompulsif bozukluk) yönünde olabilir. Bu çok yaygındır ve tedavi edilebilir. Dini bilen bir psikologla çalışman, bu süreci hem ilmen hem ruhen güçlendirir. Bu takıntılar senin suçun değil. Ruhunun bir rahatsızlığı bu. Tıpkı grip olmak gibi. Bir psikoloğun yanı sıra şunları da uygulamaya geçir: - Güvendiğin bir ilim ehliyle düzenli olarak görüş. Fıkhî meselelerde içini ferahlatacak açıklamalar duymaya ihtiyacın var. - Şüpheli gördüğün işleri bir kâğıda yaz, sonra gerçekten haram mı diye araştır. %80’inin vesvese olduğunu göreceksin. - Sabah namazlarından sonra 5-10 dakika tevekkül ve teslimiyet duaları oku. (mesela: “Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ huv…”) - Sanatına devam et. Bunda hiçbir beis yok. Güzel, faydalı işler yap. Allah’ın ismini yüceltmek için kullan bu yeteneğini. - Kendine karşı şefkatli ol. Allah sana merhamet ediyorken sen niye kendine bu kadar yükleniyorsun? Vesveselerinden korkma. Onlar senden korksun. Onlarla cesurca mücadele edip üzerlerine gidince inşaallah onlar da kaybolup gideceklerdir. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Her şeye rağmen yılma. Şeytan seni mağlup etmesin. Ayakta kal, tevbeni et, düşmemeye çalış, sosyal medyanın tahrik edici şehvetinden uzak durmaya çalış. Sporuna devam et. Kendine boş vakit bırakma. Bunlar geçici çözümlerdi. Kalıcı çözüm ise evlenmen. Bunu geciktirme. Asıl çözümün burada... https://fetvameclisi.com/fetva/masturbasyon-yapmaktan-nasil-kurtulabilirim
Bir psikologla durumu değerlendirip onun tavsiyeleri ile bize tekrar yazmalısınız.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
eğitim konusundaki diğer fetvalar
Öğretmenlik de imamlık da mübarek bir iştir. Yalnız tercih konusunda sizin şahsî kabiliyetiniz ve idealiniz alacağınız kararı yönlendirmekte önemlidir. Örneğin siz görevinizi sürdürürken özellikle gençlere yönelik bir davet çalışması düşünüyorsanız öğretmenliğin bu konuda daha ileride olacağını söyleyebilirim. Ayrıca gençlere ulaşma konusunda çevrenizdeki imam arkadaşlardan da destek alabilirsiniz. Fakat ilmi müktesebatınızı arttırmak ve bu sayede gençlere dersler vermek istiyorsanız imamlığın ardından ihtisas eğitimini düşünebilirsiniz. Ama önce ne yapmak istediğinizi (hedefinizi) belirleyin. Kararsız kalırsanız istihare namazı kılarak Allah'ın size yol göstermesi için dua edin. Allah en doğru kararı vermeyi nasip etsin.
Bizimle paylaşmadığınız özel bir durumunuz yoksa anlattıklarınıza göre pişman olmayı gerektiren bir yanlış yapmadınız. Eğitim amaçlı namaz öğretiminde kıbleye dönülememişse veya dönülmesi eğitimi zorlaştırıyorsa herhangi bir yön kıble kabul edilerek kılınabilir. Eğitim esnasında önünüzde birisinin olmasında da bir sakınca yoktur. Zira siz namaz kılmıyor, tarif ediyorsunuz.
İlmi donamınızı bilmeden size genel bir tavsiyede bulunmak zorundayım. Önce ilmihalinizi doğru ve iyice öğrenin. Bununla birlikte Riyâzü’s Sâlihîn (8 ciltlik) kitabını okumanızı tavsiye ederim. Size bu kitaplar ve aşağıda linkini verdiğim bilgiler yararlı olacaktır. https://www.sosyaldoku.com/davetci-okulu-okunacak-kitap-listesi/ https://www.sosyaldoku.tv/1-musab-olmak-1/
Boş kalan vakitlerini tefekkürle geçirebilirsin. Allah'ın azametini, rahmetini, kudretini ve diğer isimlerini düşünerek kalbinde ona karşı daha büyük ve daha derin bir saygıyı inşa etmeye çalışabilirsin. Akrabalarını arayıp onlarla olan ilişkilerini güçlendirebilirsin. Bu sılayırahimdir ki farz bir görevdir. Günlük, haftalık, aylık programını ve uzun dönem hedeflerini yeniden değerlendirip en iyi sonucu almaya yönelik araştırma ve geliştirme çalışmaları yapabilirsin. Bu anlamda uzman birileriyle istişare edebilirsin. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Felsefe bir ilim olarak vardır. Belli bir noktaya kadar da ilim damının felsefe bilmesi gerekir diyebiliriz. Yalnız Fatiha suresinin tefsirini bilmeyen birinin mesela felsefe okuması hangi akla hizmet eder onu incelemek gerekir. Din öğreniminde felsefe asıl olamaz, bir kültür bilgisinin ötesine geçmemelidir.
Böyle tereddütlü düşüncelere girme. Allah'ın izni ile: - İmanlı kimliğimi koruyacağım ve - Muhakkak tıp okuyacağım, - Tıptan sonra da imanımla yaşamaya devam edeceğim, de.