İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Ben Hanefi mezhebine mensubum, arkadaşım Şafii mezhebine. Beraber namaz kılarken ben imam oluyorum. Namaz esnasında Şafii mezhebine göre Tenahnih yapmanın namazı bozduğunu söylüyor. Ben istemeden bunu yapıyorum. Arkadaşım imama uyduğu için namazı sahih olur mu?

Cevap

Kim bir imama uyuyorsa o imamın açık bir ayet veya hadise muhalif olmayan uygulamalarından ötürü namazını yok saymamalıdır. Mezhepler arasındaki farklılıklar namazımızın yok sayılmasını gerektirecek farklılıklar değildir. İmam olan arkasındakinin farklı görüşüne itibar etmeli, tabi olan da imamı imam bilmelidir. Allah kabul etsin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu verdiğiniz çapraz örnekler kitaplarda vardır ama pratikte milyonda bir bile görülmez. Bu meselelerle nefes tüketecek kadar vakit bulayacağımız bulanık bir zamanda yaşıyoruz. Allah yardımcımız olsun. Namazın kendisi toptan gidiyor hatta iman eriyor biz o mezhepten bu mezhebe kan nakli yapmaya vakit bulamamalıyız. Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Önceden kıldığınız bir namazda böyle bir sorun olduğunu sonradan öğrenirseniz mesele yoktur, Allah kabul buyursun. Namaza başlamadan önce böyle bir durum olduğunu görürseniz herkes mezhebine göre amel etsin. Zira mezhep titizliğimiz namaz ve iman titizliğimizin önünde duruyor. Vesvesenin önünü tıkayalım.

Ben Hanefi’yim, Şafii bir imama tabi oluyorum. İmamın eli kanamış. Bu durumda im
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İmamların, en hassas ölçülere riayet ederek namaz kıldırmaları evla olandır. İmamlığın ağırlığı da bunu gerektirmektedir. Buna rağmen, müçtehitlerimizden birinin içtihadına dayalı olarak hareket eden bir imamın arkasında kılınan namaz, namaz kılanın tabi olduğu imamın müçtehidine muhalif durumda olsa dahi namazda bir sıkıntı olmaz. Yeter ki mesele akide ile alakalı bir mesele olmasın. Mezheplerden birini, diğerini batıl görecek şekilde tek nokta görmek sakıncalıdır.

Hocam öncelikle selamünaleyküm. Demin bir cemaatimin sorusu ile çıkmaz bir sokağ
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu uygulama Hanefi mezhebi açısından uygun olmayandır. Diğer mezheplerde ise vardır. Dolayısıyla sizin namazınıza sakınca getirmez biiznillah. O kardeşimize de durumu izah edip arkasındaki Hanefi olan musallilerin hassasiyetlerine dikkat etmesini tavsiye edebilirsiniz. Netice olarak bunu namaza mani kabul etmeyin.

Namaz kıldığım camide bazen imam olmayınca Suriyeli bir genç kıldırıyor namazı.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İmamın niyeti ile ona uyanın niyeti arasındaki fark konusunda Hanefi mezhebi uleması ile Şafii ulemasının başını çektiği diğer ulema arasında fark vardır. Şafii ulemasının görüşüne göre niyet farkı imamla ona uyan arasında sorun değildir. Namaz, imama uyuldukça niyetler ne kadar farklı olursa olsun caizdir. Hanefi ulemasının görüşüne göre ise mesele şöyledir: a- Nafile kılan biri farz kılan bir imama uyarın ve kıldığı nafile sahihtir. b- Farz namaz kılan biri, nafile kılan birine uyamaz. c- Farz kılan bir imama, başka bir farza niyet edecek biri uyamaz. Farzlarda aynı namaza niyet etmek gerekir. Mesela akşamı kılmayan biri, yatsıyı kılan birine uyamaz. Sizin durumunuza gelince, sizin peşinizdekiler Şafii mezhebinde iseler, onlar açısından bir sakınca olmayacağı için siz imamlığınıza devam edin. Allah yardımcınız olsun.

Selamünaleyküm hocam. Ben Hanefi mezhebini uygulayan bir kimseyim ayrıca şafii m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Biz İslam dinine iman ettik. İslam'ın içinde de namazımızı etkileyecek hak olan bir mezhep yoktur. Batıl fırkalar vardır; onlarla bir arada bulunmayız. Şafiilik namaza asla mani değildir. Bunlar yanlış sözlerdir. Hepimiz camilere koşalım. İmamlarımızın Hanefi mi Şafii mi olup olmadığına değil itikadı düzgün mü Laik mi değil mi ona bakalım.

Hocam benim mezhebim hanefi. Biz şafi hocanın arkasında namaz kılabiliyor muyuz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu konuyu şöyle bir daire içinde ele alabiliriz: Bugün Mü'minlerin takip ettiği mezhepler olan Hanefilik, Şafiilik, Malikilik ve Hanbelilik biiznillah bu ümmetin kendi itikadının ekseninde gelişmiş, dışarıdan bir etkinin bulunmadığı mezheplerdir. Bu mezheplerin tamamında Allah’ın kitabını ve Peygamber aleyhisselamın sünnetini en iyi şekilde anlama gayreti vardır. En başta imamları olmak üzere bu mezhepleri bugünkü çizgilerine getiren müçtehitler Allah için bir şeyler yapma gayreti içinde olmuşlardır. Tarih boyunca mü'minlerin mezhepler hakkındaki şahitlikleri bu şekilde olmuştur. Dolayısıyla bu dört mezhepten birinin abdest ve namaz gibi bir ibadette Allah’ın hükümlerine aykırı olacak bir uygulama yoktur. Evet, farklılık denebilecek noktalar bulunur ama bu farklılıklar o ibadetin esasına zarar verecek seviyede olmaz. Bu nedenle deriz ki, bir ibadeti eda ederken bir müçtehidin veya mezhebin çizgisinde kalmak gerekir ki ibadet ciddiyeti zarar görmesin ama aynı ibadetin diğer mezhepteki farklı denebilecek “ayrıntıları” o ibadetin geçersiz olması gibi bir sonuca asla götürmez. Bugün şu mezhepte böyle, öbür mezhepte böyle dediğimiz ibadetlere ve özellikle de namaza ait meselelerin tamamı Ashab-ı Kiram döneminden beri bulunmaktadır. Başta Ashab-ı Kiram olmak üzere bu ümmetin büyükleri birbirlerinin arkasında namaz kılmakta idiler. Onlar bazı ayrıntılarda abdesti farklı olabileceğini bildikleri halde birbirlerinin arkasında namaz kılmakta sakınca görmediler. Bizim onlardan daha iyi ve takvalı bir namaz kılmayı iddia ederek böyle bir ayrıntı üzerinden birbirimizin arkasında namaz kılmamamız ümmet olma şuurumuza ters düşecektir. Yapılan iş, namaza göstereceğimiz hassasiyetten değil taassubumuz ve kör taklit zevkimizden kaynaklanıyor olacaktır. Ashabı kiramdan Abdullah bin Ömer radıyallahu anhümanın, Haccac gibi birinin arkasında bile namaz kıldığı rivayet edilmektedir. Ehlisünnet itikadının en önemli ilkelerinden biri, ümmetin birliği ve namaz ciddiyeti açısından bakarak fasık olan birinin arkasında daha namaz kılmak gerekir ilkesidir. Bu nedenle başka bir nedene dayanmadan sadece mezhep farkını ileri sürerek namazın sahih olmayacağı iddia etmenin tutarlı bir tarafı yoktur.

Hocam bir Şafii’nin bir Hanefi arkasında namaz kılması durumunda, Şafii’nin inan

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Rüya görmen şart değildir. İçinde bir şey hissetmenle alakalı olarak da şunu bilmelisiniz: İçinizde bir olumsuzluk hissetmemeniz de bir şey hissetmektir.

Ben 1 hafta boyunca istihare yapıyorum. Ama istiharede ne rüya görüyorum ne de i
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Köpeği ve bizi yaratan sonra da şeriat koyan Allah Teâlâ’dır. O diliyor ve dilediğini emrediyor. Bizim tercih hakkımız yoktur. Sadece ‘itaat ettik’ deriz. Eğer bize, o emredilen işe dair bir hikmet, sır ulaşırsa onu inceleriz. Sırrını bilmediğimiz emirleri irdelemeyiz. Ona itaatimizin o yönüyle değerli olacağını anlarız. Kur’an-ı Kerim, Ashabı Kehf’in peşine takılan köpeği bize kadar ulaştırmıştır. Kur’an’da köpeğin anıldığı ayetler de vardır. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin hadislerinde ise köpeğe karşı titiz bir uyarı görmekteyiz. Köpekle ilgili önemli bir mesele şudur: Köpek, gerektiği yerde yasak değildir. Zevk için beslenip, büyütüldüğünde sakıncalı olmaktadır. Köpeğin böyle bir hüküm taşıması yanında, insana sempatisini, sadakatini iyi bir imtihan konusu olarak görmek zorundayız. Köpekten daha soğuk hayvanlar hakkında konmayan kural köpek için konmuştur. Onca ekonomik verimliliğine rağmen domuz, Müslüman kültüründen uzak tutulmuştur. Bunun adı imtihandır!

Neden köpek pis kabul ediliyor? İnsana en yakın hayvanlardan biri olduğu halde,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

ŞERİAT İslam dini demektir. Bir insan namaz kılıp da İslam dini hakkında istemiyor kanaati besleyebilir mi? Elbette cennet onun hayaline bile giremez. Yalnız şu var ki, sıradan insanların Şeriat hakkındaki bilgileri İslam düşmanlarının oluşturduğu kanaatlerden ibaret olabilir. Bilmeden söylenmiş bir söz için inşallah mağfiret kapısı açıktır.

‘Bir insan bin yıl namaz kılsa da şeriatı istemedikçe cennete giremez.’ sözü had
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Farzlar, vacipler, sünnetler görüntü olarak yerine getirildiğinde namaz, fiziki olarak kılınmış olur. Şu kadar dakikada kılınacağına dair bir kayıt yoktur, konması da doğru değildir. Kişinin takvasına, dünya meşgalesine, sıhhat durumuna bağlı olarak, bir rekâat iki dakikada da kılınabilir, iki saatte de. Önemli olan bilhassa farzların eksik kalmamasıdır. Fatiha suresinin, hurufatı belli olacak şekilde okunması, daha sonra okunan zammı surenin, tilavet kurallarına uygun okunması önemlidir. Buradaki hızlılık ve yavaşlılık Kur’an tilaveti kurallarına göredir. Çok titiz bir tecvid uygulamasına dönüşmüş tilavet de namazda uygun görülmemiştir. Doğal bir okuyuşla, hatasız okunduğunda gerekli olan süre namaz için aranan süredir. Elle yapılan hareketlerin namazda huşuyu zedelediği bilinmelidir. Namazın gözden kaçan en önemli şartlarından biri, TA’DİL-İ ERKÂN şartıdır. Fıkıh imamlarının büyük bölümüne göre Ta’dil-i Erkân namazın farzlarındandır. Bu da, ihmal edilmesi halinde namazın yeniden kılınmasını gerektiren bir noktaya dikkatimizi çekmektedir.

Hızlı namaz kılan birine, boşuna kıldığı söylendiğinde çok etkilenmiştim. Namazı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Rüya tabiri sadece TAHMİN olabilir. Müslüman bir insanın TAHMİN üzerinden hayat yaşaması doğru değildir.

İnternetteki rüya tabirleriyle rüyamızı sağlıklı bir biçimde öğrenebilir miyiz?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fıtr sadakası bayram namazından sonraya kaldığında vakti çıkmış olur. Bu da gösteriyor ki son vakti bayram namazı öncesidir. İlk vakti ise bayramdan üç gün öncesi olarak belirlenebilir. Bu iki vakit arasında yerine getirilmelidir.

Fıtır sadakası tam olarak ne zaman verilir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.