Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben Hanefi mezhebini uygulayan bir kimseyim ayrıca şafii mezhebine mensup insanlara imam hatiplik yapmaktayım (batmanbölgesinde) şafii mezhebinde imama uyma şartları nasıldır? Yani şöyle bir uygulama var mıdır? Sünnet (teravih) namaz kılan bir imama farz (kaza veya vaktin yatsı) namazı kılacak olan bir kimse uyabilir mi? Diğer bir sorum cuma namazlarında zuhru ahir adıyla kılınan namazı burada cemaatle kılıyoruz bazen. Buna gerek olmasa bile ben fitneye sebep vermemek adına kıldırıyorum. Benim bu namaza cuma namazının son sünnetine niyet ederek kılmam doğru olur mu? Ya da benim de cemaatin kıldığı namaza niyet etmem gerekir mi? (elimde olan kaynaklarda kalbimi mutmain kılacak bir cevap bulamadım) bu konuda bana yardımcı olursanız şimdiden Allah razı osun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İmamla ona uyan arasında bir niyet birliği bulunması şarttır. Öğleyi kılanın arkasında ikindiyi kılmak gibi niyet farklılığı cemaat olmaya manidir. Aynı şekilde nafile kılanın arkasında farz kılmak da mümkün değildir. Farz kılanın arkasında nafileye niyet edilebilir. Münferit kılmaya niyet edenin namazı esnasında imamete niyet etmesi de caiz değildir. Bu meseleler Hanefî mezhebi esas alınarak kaydedilmiştir. Diğer mezheplerde bazı farklılıklar vardır. Bu sitede biz, fıkhı halk düzeyinde ele alıyoruz. Bu sebeple sizin istediğiniz şekilde izahata giremiyoruz. Allah'a emanet olun.
İmam, kılınan namazın türü itibarıyla, kendisine uyan kişiden aşağı durumda olmamalıdır. Ancak cemaat imamdan daha aşağı durumda olabilir. Buna göre; nâfile namaz kılan kimse farz namaz kılana imam olamaz; fakat farz namaz kılan ise nâfile namaz kılana imam olabilir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/58-59; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 1/371; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/590; Desûkî, Hâşiye, 1/339; Buhûtî, er-Ravd, 134) Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: ‘‘Farz namaz, bir günde iki kere kılınamaz.” (Dârekutnî, es-Sünen, 2/285 [1544]; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, 2/78 [6675]) Bir vaktin namazı iki kere kılınamayacağına göre, ikinci kere kılınan namaz nâfile olacaktır. Bu durumda imam cemaatten daha alt konumda olacağından o kişinin imamlığı geçerli olmaz. Şâfiî ve Hanbelîlerde tercih edilen görüşe göre farz namaz kılacak olan kişi, nâfile namaz kılana uyabilir. Bu içtihatlara göre bir vaktin farz namazını kılmış olan kimse aynı vakit için başkalarına imam olabilir. Kendi kıldığı nâfile, cemaatin namazı da farz olarak geçerli olur. (Mâverdî, el-Hâvî, 2/316; İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/166)
Selamünaleyküm. El-Ümm, İmam Şafii'nin muhteşem bir eseridir. Fıkıh ilminin ana kaynaklarından biri olarak kütüphanelerimizde yerini almıştır. Ancak gerek el-Ümm ve gerek o dönemde yazılan kitaplar, bugün ilmihal kitabı gibi kullanılabilecek eserler olarak görülmemelidir. Büyüklüğü ve önemi, büyük düzeyde ilim adamları için geçerli olarak bilinmelidir.Sakalla alakalı olarak, el-Ümm'de açık bir hüküm yoktur. Cinayetle alakalı bir meseleyi zikrederken İmam Şafii, sakala değinmektedir. Oradaki ifadesinden de sakalı kesmenin haram olacağı hükmü dolaylı olarak anlaşılmaktadır.Sakalla ilgili olarak sakal kesmenin haram olacağı hükmü, Şafii mezhebinin muteber isimleri arasında da geçerli olan söz durumundadır. Son ulema arasında sakal kesmenin mekruh olacağı kaydı vardır.İmamla ona uyan arasında niyet beraberliğinin bulunması ve bu beraberliğin namaza başlamadan önce gerçekleşmesi gerektiğini söyleyen görüşe göre sizin yaptığınız gibi bir namaz kılma olmaz. Fakat namaz kılmakta olan birine sonradan uyulabileceğini söyleyen görüş de vardır. Bu görüşe göre ise namaz cemaatle kılınmış olmaktadır. Bu meselede bilhassa Hanbelî ve Hanefî mezhebi esaslarına göre niyetin namaza başlamadan yapılma şartına binaen bir ihtilaf söz konusu olacağından, farklı uygulamaları normal görmeyi tavsiye ederiz.
Kim bir imama uyuyorsa o imamın açık bir ayet veya hadise muhalif olmayan uygulamalarından ötürü namazını yok saymamalıdır. Mezhepler arasındaki farklılıklar namazımızın yok sayılmasını gerektirecek farklılıklar değildir. İmam olan arkasındakinin farklı görüşüne itibar etmeli, tabi olan da imamı imam bilmelidir. Allah kabul etsin.
Aleykümselam. Mesele şöyledir: Cemaatle namaza yetişme açısından bir sıkıntı olacaksa namazın iki rekaatte bırakılıp farza yetişilmesi vaciptir. Hayır imama yetişmede sıkıntı olmayacaksa nafile de olsa başlanan namaz tamamlanmalıdır. Meseleyi bu şekilde anlamalısınız. Şafii veya bir başka mezhebi taklit yerine bu genel ilkeye bağlı kalırsanız en doğru olanı yapmış olursunuz. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. İmamların, en hassas ölçülere riayet ederek namaz kıldırmaları evla olandır. İmamlığın ağırlığı da bunu gerektirmektedir. Buna rağmen, müçtehitlerimizden birinin içtihadına dayalı olarak hareket eden bir imamın arkasında kılınan namaz, namaz kılanın tabi olduğu imamın müçtehidine muhalif durumda olsa dahi namazda bir sıkıntı olmaz. Yeter ki mesele akide ile alakalı bir mesele olmasın. Mezheplerden birini, diğerini batıl görecek şekilde tek nokta görmek sakıncalıdır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ'dan size sıhhat ve afiyet temenni ederiz. İnsanlara önemli bir hizmet yapan ciddi bir mesleğiniz var; o mesleğin hakkını vermelisiniz. İyi bir itfaiyeci olmanız, sözünü ettiğiniz kitapları okumanızdan önemlidir. Mesleğinizde aranan biri olun. O mesleğin içinde ilerleyin. Kitap okumak sizi sıktığına göre sohbetlere katılın; daha yoğun istifadeniz olur. O sohbetlerde ilerledikçe kitap okuma beceriniz de artar. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Bunların hiç biri kılınmış namaza zarar vermez. Sünnet ile farz arasındaki zikir ortamını bozması açısından dünya kelamı konuşmak faziletli olanı kaçırmak olabilir ama namaza zarar vermez.
Selamünaleyküm. Zor olanı alışırsanız diğerlerini kolay okursunuz ama aksi olmayabilir. Diyanet mührü olanların hepsi alınıp okunabilir. Kur'an okumak için aldığımız Mushafların, yazısı sade olmalıdır. Renkli ve yazılı çizilileri almamayı tercih ediniz. Kuran, kimsenin icadına muhtaç değildir.
Selamünaleyküm. Hedefimiz yüzde yüz helal olsun. Hedefimize yürürken, elimizde olmayan nedenlerle midemize girebilecek haramdan ötürü de Rabbimizin rahmetine sığınız. Kazancının tümü haramdan olanın verdiğini yemeyiz. Kazancına haram karışan için ise aynı şey söz konusu değildir. Dikkatli ve titiz olalım yeter. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Yatağına gitmemek bir boşama nedeni değildir. Size bu kızı aracı olup tanıtanı muhakkak bulun ve bu durumu ona sadece iletin. Kul hakkını hatırlatın. EĞER DURUM AYNEN DEDİĞİNİZ GİBİ İSE boşamanızda bir sakınca yoktur. Anne babanız ve aileden bir büyüğünüzle beraber bu işi başlatın. Onlar senin adına karar versinler. Daha huzurlu olursun. Bu durumu mahkemede de tescil ettirin ki işiniz kolaylaşsın. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Sululuk nedeni olmadıkça ağlamanın bir zararı yoktur. Allah ibadetlerinizi, amellerinizi kabul buyursun.