Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben kanın abdesti bozup bozmadığı konusunda ve kadına dokunma konusunda Maliki mezhebinin görüşündeyim. Delillerine baktım kafam buna yattı ama diğer abdesti bozan unsurlar konusunda Hanefi görüşündeyim. Namaz, abdest ve gusül abdestini de Hanefi’ye göre kılıyorum ve alıyorum. Ne yapmam gerekiyor? Emin olduğum delili kafamdan silip Hanefi fıkhına göre mi devam etmem gerekiyor kararsız kaldım. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Mezhep değiştirmek, özellikle fıkhi konularda ciddi bir karar gerektirir. Ancak mezhep taklit etmek caizdir ve özellikle ilmi derinliği olmayan kişiler için bir mezhebe bağlı kalmak en güvenli yoldur. Şu an yaşadığın kafa karışıklığı, aslında mezheplerin içtihat farklılıklarından kaynaklanıyor. Mezheplerin her biri kendilerine göre sahih delillere dayanmaktadır. Âlimlerin asırlardır tartışarak tahlil ettiği fıkhî konuları bağlamlarından kopararak hadis/ler üzerinden anlamaya çalışmak kafa karışıklığına sebep verebilir. Şu anki ilmi seviyende bir mezhebe bağlı kalman senin için daha rahat olur. Şafiî mezhebine göre yaşamak seni çok zorluyorsa tekrar Hanefî mezhebine dönebilirsin. Çünkü din, yerine ve şartlarına dikkat etmek kaydıyla kolaylıktır, güçlük değil. Allah hayırlı kararlar vermeni nasip etsin kardeşim. Vesveseye kapılmadan ibadetlerine devam et.
Selamünaleyküm. Herhalde özellikle mezhep değiştirme konusunu sormak istiyorsunuz. Çünkü sorunuz karışık. Bunu sorduğunuzu kabul ederek cevaplıyorum: Bir Müslüman'ın zaruret durumunda Ümmet'in müçtehitlerinden birinin sözü ile amel edebilir ama bu daldan dala geçer gibi olursa bunun adı din olmaz. Keyfi bir uygulamayı ibadet olarak benimseyemeyiz.
Sizin ve bizim gibilerin bir mezhep seçmesi veya beğenmesi diye bir şey yoktur. İlim erbabı kimselerin mezhebi olur. Biz, kendilerinden din öğrendiğimiz ulemanın peşinden gideriz. Onlar hangi mezhepten ise biz de o mezhepten sayılırız. Eğer siz mesela Siirt’ten İstanbul’a taşındı iseniz, Şafii ulemanın bulunduğu bir yerden Hanefi ulemanın bulunduğu bir yere intikal etmiş olursunuz ki, bulunduğunuz yerde Hanefi ulemasından yararlanmak daha kolay olur. Siz de Hanefi gibi hareket edersiniz. Bunun hiçbir sakıncası olmaz. Ama manavdan meyve seçer gibi, ulemanın fetvalarından fetva seçmek pek makul değildir. Allah, rızası yolunda olmaya bizi muvaffak kılsın.
Hanefi mezhebine göre özür sahibisiniz. Kendinizi germeyin, imtihan olduğu bilinciyle hareket edin. Allah şifalar versin. https://fetvameclisi.com/fetva/makat-apsesi-hastaligi-olan-birinin-abdesti-nasil-olmalidir https://fetvameclisi.com/fetva/176-kime-ozur-sahibi-sahib-i-ozur-denir https://fetvameclisi.com/fetva/ozur-sahibi-musluman
Aleykümselam.Mezhepler ne İslam'ın dışında bir şeydir ne de bir mezhep İslam'ın tek başına ta kendisidir. İkisi arasında bir yerde tutmalıyız mezhebimizi. Bir Müslüman şu kadar Hanefî bu kadar Şafii, filan meselede Malikî öbür meselede de Hanbelî olamaz. Bu sadece eğelenmek olur. Bir kapıya bağlanıp o kapıda ilke edinmek gerekir.
Selamünaleyküm. Allah yardımcınız olsun. Fitnenin kol gezdiği bir zamanda Müslümanların böyle ayrıntılarla uğraşmaları büyük bir taktik hatasıdır. Size tavsiyem, hiçbir şekilde bu fitneye katılmayın. Dininize hizmet edin, namaz kıldırın, namazı öğretin, imanı yayın. Sizi illa tartışmaya çekecek olurlarsa tarafsız kalın. Siyasetiniz şu olsun: dine davet ederiz, iç ayrıntılarda tartışmayız. Her biri fıkıh kitaplarında bulunan meselelerdir bunlar. Kafadan uydurulmuş şeyler değildir ama siz anlatamazsınız, boşuna kendinizi yormayın.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Bu konu âlimler arasında tartışılmakla birlikte her birinin kendine yönelik haklı delilleri vardır. Şâfiler bu konuda abdest ayetinde yer alan لامستم kelimesi ve İbn Ömer rivayetine dayanarak bu şekilde fetva vermiş ona göre de amel etmişlerdir. Allah müçtehitlerimizden razı olsun.
Bu konuda zihninizdeki karışıklıklar sizi daha evhamlı hale getirmemesi için mutlaka psikolojik tedavi görmelisiniz. Bundan utanmayım. Farz edin ki dişinizin ağrısı için doktora gittiniz. Ayrıca bu daha önemlidir. Aksi takdirde huzur bulmanız gereken ibadetler size işkence haline gelir. Kendinize acıyın. Bu süreçte açık/sesli ve koku duymadığınız sürece abdestli olarak davranın. Kendinizi tekrar tekrar kontrol ederek vesveseye düşmeyin. Önemli olan kalp niyetidir. Sözlü niyetinize itibar yoktur. Abdest almaya yönelmeniz bir niyettir. Ayrıca abdestte niyet etmek şart değildir. Sildiğinizde peçetedeki kirlilik arka taraftaki necasetin eseriyse az veya çok olması fark etmeksizin temizlenmesi gerekir. Yalnız sizde vesvese olduğundan öyleymiş gibi görme durumunuz var. Buna göre karar verin. Allah yardımcınız olsun. Hocamızın, "Şeytanın Salıncağı" dersini dinlemenizi tavsiye ederim.
Cenaze namazı ölen kimse için dua olsa da namaz hüviyeti olduğundan abdestsiz kılınmaz. Yalnız cenaze namazının tekrarı olmadığından kaçırma söz konusu olursa yani abdest almaya gitmesi durumunda cenaze namazını kılamazsa hemen teyemmüm alarak kılabilir.
Rüyanızı hatırlamıyor olsanız da meni çıkmışsa gusül gerekir. Rüya görmek şart değildir.
Oruca devam etmeniz doğru olandır. Şüphe ile hüküm verilmez. Kesin bilmediğiniz durumda orucunuz bozulmadı kabul edilir.