Fetva Meclisi
Soru
Değerli Hocam nasılsınız? Ben Azerbeycandan sizi rahatsız ediyorum. Kendim camii hocasıyım. Burada bazı sorunlarla karşılaşıyoruz. Kendim ilahiyyat mezunuyum. Selefi (vahabi)lerin kalabalık olduğu bir yerdeyim. Kafamızı çok karıştırıyorlar. Cumadan önce kılınan sünnete bid'at diyorlar. Hanefi mezhebinin namaz kaidesinin sahih olmadığını rükuya giderken rükudan kalkarken ve ikinci oturuştan kalkarken tekbir alırken elleri kaldırmak daha sahih olduğunu söylüyorlar. Camii cemaati arasında fitne çıkıyor. Aslında cemaat Hanefi idi, şimdi mezhebi kabul etmiyorlar. Bunlara nasıl cevap verebiliriz? Teşekkür ederim.
Cevap
Benzer fetvalar
Değerli kardeşim, Suudi Arabistan'da camilerde Hanbelî mezhebine göre namaz kıldırılmaktadır. Orada kılınan namazlarda fıkıh açısından bu ümmetin temel ilkelerine ters bir durum yoktur. Sizin “Vahhabî” olarak isimlendirdiğiniz olgu ise camide namazı etkileyecek bir farklılık değildir. “Vahhabilik” daha çok siyasi bir olgunun adıdır. Zannederim ki, şeytan sizi cemaatle namaz gibi büyük bir sevap kaynağından mahrum bırakıyor. Acilen camiye dönün. Caminin aramızdaki açığı kapatmadığı bir dünyada bizim Ümmet-i Muhammed olma iddiamız ispat edilemez bir iddia olarak bu gök kubbenin altında sönüp gidecektir. Ezanların ve camilerin bizi birleştirmediği bir dünyada biz aramızdaki fitneleri Siyonizm'e yükleyerek sadece kendimizi kandırırız. Hemen camiye dönün. Hak mezheplerden biri olan bir mezhebin bağlılarının arkasında namazınız olur. Büyük bir ecri kaybediyorsunuz. Bir de gereksiz bir fitne içinde kendinize bataklık ayırıyorsunuz. “Vahhabilik” siyasi bir akımdır, akide konularını kurcalayarak bu ümmeti parçalama yoluna giden taraftar ve karşıtlarının kullandığı bir ismi sevap kaybı nedeniniz yapmayın. Zaten siz camide konuşulanları yani vaazları anlamıyorsunuz. Kıldığınız bir namazdır. O namaz da “vahhabiliğe” göre değildir. Hanbelî fıkhına göre kılacaksınız biiznillah.
a- Namaz mü'minin en büyük ibadetidir. Dinimiz namazımız kadar canlı demektir. Namazımızı olduğu gibi beşeri müdahalelerden arınmış olarak eda etmeliyiz. b- Yaptığınızı söylediğiniz şeyleri Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin yaptığı işler olduğu kesindir. Dolayısıyla yanlış yapmıyorsunuz. Onları yapmadan kılınmış bir namaz da Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sünneti üzere kılınmış bir namazdır biiznillah. Ortada çelişki yoktur. Peygamber aleyhisselamın çok yönlü uygulamalarının bize aktarılmasıdır gördüklerimiz. c- Size namaz kılmayı öğrendiğiniz ilmihal yeterlidir. Mesela Hanefi mezhebi üzere kıldığınız namazı daha sonra bu belirttiğiniz örneklerle renklendirerek “daha fazla sünnete tabi olmak” gibi görülse de yaptığınız bu durum, ibadetler üzerinden farklılık zevki almaya götürebilir bizi. Niyetiniz elbette Allah'ın bileceği bir iştir ama siz ibadetleri bu tür renklendirmelerden koruyun.
Değerli Kardeşim. Daha önce hocamıza gönderilmiş olan benzer soruya verdiği cevabı sizinle paylaşayım; Aziz kardeşim. İmkânınız olsa da İslam tarihini başından itibaren bugüne kadar satır satır inceleseniz. Ne yazık ki bu ümmetin en ağır imtihanı iç imtihanı olmuştur. Sözünü ettiğiniz tartışmalar sadece şu anda bulunan sıkıntılar değildir. Tarih, benzer sürtüşmeler, tartışmalar ve ithamlarla doludur. Ama o muhteşem kullukları yaparak bu imtihanı kazanıp gidenler de o tartışmaların arasından sıyrılarak gitmişlerdir. Yani şunu söylemek istiyorum: Bizim imtihanımız müşrikleri, Yahudileri ve bize düşmanlığını bildiğimiz kitleleri aşarak Rabbimize gitmek değildir. Allah Teâlâ, önümüze neyi çıkarırsa onu kazanmaya mecburuz. Ashabı kiram başta olmak üzere bütün nesiller bu imtihana tabi tutulmuşlardır diyebiliriz. Bize düşen bundan ibret almaktır. Kâfirin önünde ceketini düğmeleyen ama mü'min kardeşinin önünde kaplan kesilen mü'min kendisi ile çelişen bir tavır içindedir. Bu üzücü ama gerçektir. Bu dini böyle yaşayacak ve Rabbimizin rızasını kazanacağız. - Mü'min değerlidir. Hiçbir günah mü'mini atma nedenimiz olamaz. - Mü'minler Allah'ın kitabı, Peygamber aleyhisselamın sünnetini katiyetle tartışamazlar. Âyetler ve hadisler bizim imanımızdır. - Ümmet'imizin büyükleri olanlar, ulemamız, fukahamız, meşayıhımız, mücahitlerimiz önderlerimiz ve örneklerimizdir. Ama putlarımız değildirler. - Kur'an ve Sünnet ölçülerinde içtihat ederek önümüzü açan, bize yol gösteren müçtehitlerimizi hürmet ve takdirle anmaya mecburuz. Allah'ın şeriatını anlamamıza katkı sağlayan her içtihat bizim için bir nimettir; kıymetini biliriz. - Müçtehidi peygamber gibi göremeyiz elbette. Onun makamı hiçbir şekilde nübüvvet makamının şu kadarı bile sayılamaz. Dolayısıyla peygamberlik makamına göre durumu belli olan bir müçtehidin sözü de hadislerin yanında kendisinin peygamberlik makamındaki yeri gibidir. Ve elbette bir müçtehidin sıradan bir mü'mine göre mevkii ölçülemeyecek kadar farklıdır. Müçtehidin sözü ile sıradan bir mü'minin sözü arasında da bu mesafe vardır. - Mü'minlerin nefislerini tatmin için dinimize ait konuları kullanmaları en iyi ifadeyle bir çirkinliktir. Birbirimizi ezmek için dinimiz dışında bir şeyi kullanmalıydık. - Aklı olan, mü'minle uğraşmaz. Uğraşılacak şirk ehli, dalalet ehli mi kalmadı? Aynı şekilde, mü'minle uğraşanla uğraşmak da akıllılık değildir. - Fitneden uzak durun. Mescitlere gidip namazlarınızı eda edin. Evinizin kıymetini bilin. Mü'min kardeşlerinizi cennet arkadaşları olarak bilin. İslam'ı cemaatinden, tarikatından ibaret görenlerin kısırlığı sizi boğmasın. İslam, bütün kâinatı kuşatacak güçtedir. Sürtüşerek değil kuşatarak Allah'a ulaşabiliriz. Kötüleri örnek görmeyin. Yılmayın, usanmayın. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Biz İslam dinine iman ettik. İslam'ın içinde de namazımızı etkileyecek hak olan bir mezhep yoktur. Batıl fırkalar vardır; onlarla bir arada bulunmayız. Şafiilik namaza asla mani değildir. Bunlar yanlış sözlerdir. Hepimiz camilere koşalım. İmamlarımızın Hanefi mi Şafii mi olup olmadığına değil itikadı düzgün mü Laik mi değil mi ona bakalım.
Selamünaleyküm. Heyecanlı ve görünüşü doğru sözler söylüyorsunuz ama bu söylediklerinizin pratiği yoktur. Keskin olmamalısınız. Böyle düşünün, bildiğinizi yapın; ümmete mal olacak tavırlar içinde olmayın. Allah yardımcımız olsun, huzuruna vebalsiz varmayı hepimize müyesser kılsın.
Selamünaleyküm. Mümin, bu zamanda önce kendisini korumalıdır. Fitne ateş gibi her yeri sarmış durumdadır. İmanımız ciddi bir şekilde tehlikededir. Önce kendinizi korumayı gaye edinin. Onlar size tesir etmesinler. İkinci göreviniz de onlara iyi örnek olmaktır. En iyi yapacağınız şey, imanınızla oluşan kimliğinizi kıskandırmaktır. Tatlı konuşan, vakar sahibi, sözüne sadık, ibadet ihmal etmeyen, ahireti hesap eden bir mümin olduğunuz zaman onlar sizden istifade edeceklerdir. Böylesi, oturup onlara bir saat seminer vermekten iyidir. Allah yardımcınız olsun.
Azerbeycan konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Ailenizin itirazlarını dikkate alın.
Sizi tebrik ederim. Allah yardımcınız olsun. Dinini ve ümmetini düşünen sizin gibi gençler varken bu ümmet çökmez biiznillah. Sakın umutsuz olmayın. Kış ne kadar çetin olursa olsun önü bahardır. Sabredenler kazanacaklar. Evet, fitneler var ama Allah Teâlâ bize fitne olmayacak dememişti ki! Aksine fitneler olacak demişti. Biz de o fitnelerin içinde kazanacağız inşaAllah. Gaziantep veya başka bir yerde dini öğrenme imkânınız varsa hiç tereddüt etmeyin, hemen katılın. Tek şart şu olsun: İslam'ı bütünü ile anlatan, kendi ekolüne değil ümmete yetiştiren bir yer olsun. Böyle bir yer ise hiç beklemeyin. Böyle olmadığını sonradan anlarsanız hemen bırakın orayı, köyünüze dönün. Size dualar ederiz, Allah'a emanet olun.