Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Hanefi mezhebindenim. Peygamber Efendimiz aleyhisselam gibi namazda ellerimi göğüs hizasında bağlıyorum, her secdeye gidişte Allahuekber dediğimizde elleri kafa hizama kadar kaldırıyorum ve oturduğumda şahadet parmağımı sürekli indirip kaldırıyorum. Bu doğru bir davranış mıdır, hata mı yapıyorum? Bu konuda bilgi verirseniz çok sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin kıldığınız namazlarda yaptığınız hareketler tesadüfen keşfedilmiş hareketler değildir. Neticede bir İslam toprağındaki ulemadan öğrenilmiş işleri yapıyorsunuz. Siz sonradan konuşmaya başlamış bir zatın anlattıkları ile zihninizi karıştırırsanız her gelen sizi sürükler durur. Bu da sizin zararda olmanız demektir. Belirttiğiniz kardeşimiz, İslam’ı genellikle yeni öğrenme durumunda olan insanlara anlatmaktadır. Anlattıkları yanlış şeyler olmadığı kadar tek doğru şeyler de değildir. Daha dengeli bakmaya çalışın; şeytanın size şüphe uyandıracağı alanlardan uzak durun.
Aleykümselam. Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme uymak için böyle yapmanızı kimse kınayamaz. Yaptığınız da ecir kazanacağınız bir iş olur. Yalnız şu var ki, böyle bir uygulamayı yaparken ne kadar 'uymak' için yaptığınız ne kadar da 'bir farklılık yapmış olmak için' yaptığınız sadece Allah'ın ve sizin kalbinizin bileceği bir iştir. İnsanların merakını oluşturmak da bir hastalık çeşidi olabilir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Allah yardımcınız olsun. Fitnenin kol gezdiği bir zamanda Müslümanların böyle ayrıntılarla uğraşmaları büyük bir taktik hatasıdır. Size tavsiyem, hiçbir şekilde bu fitneye katılmayın. Dininize hizmet edin, namaz kıldırın, namazı öğretin, imanı yayın. Sizi illa tartışmaya çekecek olurlarsa tarafsız kalın. Siyasetiniz şu olsun: dine davet ederiz, iç ayrıntılarda tartışmayız. Her biri fıkıh kitaplarında bulunan meselelerdir bunlar. Kafadan uydurulmuş şeyler değildir ama siz anlatamazsınız, boşuna kendinizi yormayın.
Selamünaleyküm. 'Hadislere bakarak' yapma seviyesinde iseniz kimseye takılmayın, bildiğinizi yapın ama 'hadislere bakmakla' iş yapmış olmak arasındaki farkı bellemeniz gerekiyor. Ulema 'hadislere bakabilmek' için bir ömür eskittiler. Dikkat edin, nefsiniz sizinle oynamasın.
Selamünaleyküm. Hanefi mezhebini öğreten bir ilmihal kitabına göre kıldığınız namaz biiznillah sahih bir namazdır, hiç tereddüt etmeyin. Evet, namaz ve diğer ibadetlerde farklı uygulamalar da vardır. Peygamber aleyhisselam efendimiz farklılıklar da yapmıştır. Bizim her bir farkı tatbik etmemiz mümkün de değildir. Size öğretilen gibi yapın, biiznillah sorun olmaz.
Selamünaleyküm. Sizin kıldığınız şekil de namazdır, yeni öğrendiğiniz kitaptaki de namazdır. Tereddüt etmeniz gerekmez. Size tavsiyem, bir İlmihal kitabını esas almanızdır. Daha rahat anlarsınız. Bu farklara da takılmayın. Bunlar ilim adamlarının düzeyinde konulardır. Allah yardımcınız olsun. Eşinize de size de dualar ederim.
hanefi konusundaki diğer fetvalar
Âlimlerin önemli bir bölümü yeminini hata ile bozan kimseye kefaret gerekmeyeceğini söylemişlerdir. Unutmak da hata cinsindendir. Hanefi uleması ise hata ile de olsa yeminini bozan için kefaret gerekir kanaatindedir. Takva açısından bakıldığında kefaret daha evla gibi durmaktadır.
Hanefi mezhebi ulemasının kadın için tavsiyesi biraz daha az eğilmek şeklindedir. Diğer ulema ise erkek ve kadın arasında fark olmadığı şeklinde kaydetmişlerdir. Yalnız bunun namazın sıhhati açısından olumsuz bir etkisi yoktur.
Bu nedenle bir mezhep değiştirme arayışına gerek yoktur. Bizim mezhebimizde de zaten direkt haram değil mekruhtur. Kademeli olarak kendinizi eğitmeye çalışın. Böylece nefsinin istekleri peşinde olan bir mümin düzeyinden kurtulmuş olursunuz biiznillah.
Hindistan’ın yetiştirdiği büyük ilim adamlarından biridir. Hicri 1114 yılında doğmuş, 1176 yılında da vefat etmiştir. Özellikle Sünnet ilimleri konusunda büyük gayretler içinde olmuştur. HÜCCETULLAHİLBALİĞA isimli eseri pek meşhur ve değerlidir. Hanefi mezhebi üzerine yetişmiş olmakla beraber son dönemlerinde meselelere daha selef mantığı üzerinden baktığı söylenmektedir. Bizim kanaatimiz ise şöyledir: Hanefilerin içinde selefi zihniyetle bulunmuş bir âlimdir. Kitaplarından istifade edilmelidir ancak konuları itibariyle ağır kitaplar bırakmıştır. Allah rahmet etsin.
Şafii ulemasına ve ulemanın büyük bir bölümüne göre kurban kesmek, müekked bir sünnettir. Hanefi mezhebinde ise vaciptir.
Hanefi mezhebine göre KAZA ORUCU için niyet imsak vaktine kadar yapılmalıdır. İmsak vaktine kadar niyet yapılmazsa oruca başlanmış olmaz. Bu sadece kaza orucu için böyledir. Diğer oruçlar için ise (imsaktan sonra bir şey yenilip içilmedi ise) öğle yakınına kadar niyet yapılabilir. Oruç tutmak maksadı ile sahur yemeği hazırlanması ve bu sebeple sofraya oturulması bir niyettir. Sözlü olarak niyet yapılmamış olsa da “neden sofraya oturdun bu saatte?” şeklindeki bir soruya: “yarın oruç tutmak için” diyecekse o bir niyet hâlidir. Sözlü niyet yapmamasının zararı olmaz.