Fetva Meclisi
Soru
Hocam öncelikle “Psikolojinin Dini Temelleri” adlı sohbetinizi dinledim. Allah razı olsun. Ben PDR üçüncü sınıf öğrencisiyim. Akademisyenler sık sık psikolojik danışma yaparken karşımıza eşcinsel, ateist veya farklı dinlerde olan insanların geleceğini, onlara yargılamadan davranmamızı, yardımcı olmamızı ve kendi inançlarımızı karşı tarafa kabullendirmek için çabalamamamızı söylüyorlar. Akademisyenlerin sözleri bir yana Müslüman bir psikolojik danışmanın bu konularda tavrı tam olarak nasıl olmalı hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Mevcut tefsirler arasında psikoloji açısından öne çıkarılabilecek bir tefsir bilmiyorum. Belki Seyyid Kutub’un Fizilal’i bu açıdan diğerlerine göre daha yakın olabilir. Psikolojiden anlayan birinin sıradan bir tefsiri okuyarak da olsa, âyetlerden kendisine malzeme çıkarması gerekir zannederim. Allah yardımcımız olsun.
Bu hayatı bir imtihan olarak yaşıyoruz. Ne yazık ki, mevcut dönemdeki imtihanımız kendi toprağımızda garip kalmamız şeklinde tecelli etmiştir. Ezan okunan şehirlerde Allah'ın Şeriat'ının garip olması kahredicidir. Sizin o tür tartışmalara iki nedenle katılmanızı tavsiye etmeyiz. Birincisini siz de tespit etmişsiniz zaten, ortada bir mahremiyet var. Sizin mahremiyetinize zarar gelmesi, oradaki tartışılacak konudan daha ağır bir risktir. Tartışmayın, mahremiyetinizi koruyun. İkincisi ise, oradaki bayan arkadaşlarınızla da olsa tartışma siz yine zararlı çıkarsınız. Zira o tartışmada boş atışları yapanların kaybedecekleri bir şeyleri yoktur. Sizin ise kaybetme riskinizi olan imanınız, heyecanınız ve umudunuz vardır. Bayanlarla da olsa tartışmalara girmeyin. Oradan en erken ve en kestirme yolla mezun olup mümince yaşama yollarına yürüyün. Derin düşündüğünüzde görürsünüz ki, o tartışmalarla hakkı bulup istiğfar etmiş kimse neredeyse yoktur ama o tartışmaların akabinde umut ve heyecanını kaybetmiş pek çok kimse vardır. Rabbim sizi korusun.
Selamünaleyküm. Muhakkak psikolog olun ve haramlardan kaçınmaya da azimli olun. Yılmayın, dik durup hizmet ehli olun. Allah yardımcınız olsun
Evet, bu sorun size mahsus bir sorun değildir. Kitleler bazında sahiplenilmiş bir din davasından ne yazık ki her alanda yoksunuz. Bu da gösteriyor ki Rabbimiz bizi, bulunduğumuz alanlarda tek başına bir ümmet gibi görmek istiyor. Kimse yoksa sen varsın ya! Peygamberlerin ve onların izinden gidenlerin kaderi budur. Ne mutlu size ki bu yalnızlığı dert edinmemeye hazırsınız. Kalabalıkları beklemeyin, kendinizi dik tutarak tek başına bir ümmet olmaya çalışın. Yüreğiniz dininizi ve bütün insanlığı kuşatacak çapta olsun. Yalnızlıktan yılmayın. Mahzun olmayın. Şeytanın size yapabileceği baskılardan biri budur; kimse yok diyecektir size. Melekler var ve sizin büyük yüreğiniz var Allah’ın izni ile. İmanınızı her an çalınabilecek bir mücevher gibi koruyun. Şüpheler ve tereddütler ortamına bulaşmamaya çalışın. Size yenilik ve atılım gibi gösterilebilecek ama imanınızı sarsacak ortamlardan, fikirlerden uzak durun. Haramlardan kaçının, haram şüphesinden bile uzak durun. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinize ciddiyetle sarılın. Kur'an okuyun. Mü'min kardeşliği korumayı imanınızın gereği olarak bilin. Bulunduğunuz ortamın doğal İslam davetçisi olarak yaşayın. Kalbinizin Allah ile bağlantısını güçlü tuttuğunuz sürece de işte siz, insanlık oldunuz ümmet oldunuz tek başınıza. İlgilenmeyin gerisi ile o zaman. Allah yardımcınız olsun, yolunuz mübarek olsun.
İnternette; - Psikolojinin dini temelleri isimli dersimiz, - Mümin Psikolojisi derslerimiz ve - Fetva Meclisi sitesinde psikologlara verilmiş tavsiyelerimizi derleyebilirsiniz. Ayrıca İstanbul'da iseniz arkadaşlarınızla gelebilir ve yüz yüze görüş alışverişi yapabiliriz.
İç sesiniz ve kendinizi yargılamalarınız hakkında bir psikoloğa gitmenizi tavsiye ederim. Çünkü bu durumun asıl uçları biraz derinde olabilir. Kazancınız ve onun helal olması konusundaki endişeleriniz bir miktar vesvese düzeyine çıkmış durumda. Psikologdan bu konuda da bir danışmanlık alabilirsiniz. Kendinizi disipline etme konusunda zorluk yaşıyorsanız eğer yapmak istediğiniz şeylerden önce, sizi o şeylerden alıkoyan ve içten içe zevk aldığınız o engelleyici alışkanlıklarınızı bulup onların üstüne gidin. Mesela buna engel telefon ise ona göre bir müdahale geliştirin, eğer buna engel uyku ise ona göre bir müdahale geliştirin. Akabinde de program belirleyip programı çok hafif bir düzeyden başlatıp adım adım istenilen kademeye getirmeye gayret edin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
akademisyen konusundaki diğer fetvalar
İnsan sağlığı ile alakalı bir alanda çalışmanız yaptığınız işin mübarek olmasını getirir size. İbadet düzeyinde ele alınabilecek bir iş görüyorsunuz. İşinizi böyle görün. Allah yardımcınız olsun, işinizi âsan etsin. Bu hayatta ister akademisyen olun ister başka bir alanda olun, hiçbir zaman karşı cinsin sıfır olduğu bir yer ve zaman bulamayacaksınız. Dinimiz kimseye kadını/erkeği görünce kaçın, karşı cinsin olmadığı bir diyara göçün demiyor. Dinimizin dediği, mü'min insan olarak bulunun bulunduğunuz yerde, kendinizi salmayın. Mü'min kimliğiniz ile bulunduğunuz sürece her yerde bulunun. Haramı eskilerin sakıncalı gördüğü öcülerden biri olarak değil de ilk temasta yakacak aktif bir ateş olarak gördüğünüz sürece her yerde her zaman bulunun. Bulunduğunuz yerde dininizin simgesi olarak bulunun. En iyi akademisyen, en vakarlı insan, en takvalı mü'min olun, öyle bulunun. Orada da sizi melekler izlesin, sizin için dualar etsin.
İleride İslamî bir sisteme hazırlık için o bölümlerde okunabilir ama kimin böyle bir amaca nereye kadar sürdürebileceği bilinemez. Böyle bir amacın dışında faiz üzerine kurulu bir sisteme direkt veya dolaylı destek anlamında bir iş/eğitim öğretim caiz olmaz.
Meri yasalar, kurallara aykırı olmayan ve bir hile yapmadığınız şekilde gireceğiniz memurluk veya akademisyenlik sorun oluşturmaz biiznillah.
Selamünaleyküm. Herkes yeteneğine göre iş yapmalıdır. Allah Teâlâ sizi ne için yarattı ise siz onu yapmalısınız. Bunu da zaman gösterecektir. Akademik veya mihrap, nerede ihlâsla iş yapabilirseniz orası değerlidir sizin için.
Selamünaleyküm. Bunlardan önce siz, kendinizi ve kendi şahsiyetinizi de düşünün. Evet, sizi bırakacak bir niyette iken aldatması anlamına gelen tavrı yanlış olmasına yanlıştır ama dinimiz, kötülüğü yayma konusunda bizi ikaz etmiştir. Ondan intikam alırken kendinize kötülük etmemeye ve kötülüğü yaymamaya gayret etmelisiniz. Hakkınız varsa onu daha ince yollardan giderek arayın.